Ben kimim

Asla suni bir uzuv yaratma, gerçek uzuvların büyümesine izin ver. Ancak o zaman yaşamında sıcaklık ve neşe olur – dudaklarda sahte bir tebessüm değil, bir maske değil, üzerine geçirdiğin sahte bir mutluluk havası değil, gerçek! Biri güzel bir tebessüm giyer,

Yaldızlı çağ

Yaklaşık 120 sene önce, Yaldızlı Çağ* sırasında, sosyolog Thorstein Veblen “gösterişçi tüketim” terimini ortaya attı. Bu terimle servetlerini gösteriş için müsrifçe harcayan insanları kastediyordu. Aynı işe yaramasına rağmen 100 dolar yerine neden 1000 dolarlık takım elbise alınır? Verben’e göre sorunun

Cefayı düşünmeyen âşıkın hikayesi

İşittim ki, bir pir, sabaha kadar ibadetle meşgul olduktan sonra, seher vakti elini kaldırıp Cenabı Haktan hacet dilemiş. Pirin kulağına: «Dilediğin olamaz. Bu kapıda senin duan makbul değildir. Var, başının çaresine bak. Fakat ruhunda izzeti nefis yok ise yalvar, dur»

Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der

1 Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der Dün mektebe vardı bugün üstâd olayın der 2Meyhânede ister yıkılup olmaya vîrân Bîçâre harâbâtta âbâd olayın der 3Bir serv-kadün bende-i efgendesi olsun Âlemde o kim gussadan âzâd olayın der 4‘Ömrin geçirüp kûh-ı belâda

Sen olmadığında Aşk gerçekleşir

Aşk için sana gerek yok. Senin varlığın bir engel. Ne kadar yoksan, o kadar iyi. Sen olmadığında aşk gerçekleşir. Aşk yapılamaz. Meditasyon yapılamaz. Coşku, mutluluk, onları başaramıyoruz, çünkü onlar yapılamaz. Onlar eylem değil, onları kullanamazsın, tam tersine kendini salıvermek gerekir.

Hatâda ısrar, helâk olmaya sebeptir

Hatâ, insanın şânındandır. Yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur. Bunun için; “İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hatâ, üçer beşer. Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer” denmiştir. Ahmaklık, hatâda ısrar etmektir. Hatada ısrar etmek ise, helâk olmaya sebeptir. Bunun için İmâm-ı Câfer-i

Dünya denilen yer bir cennet

Bayıldım Uğur Yücel’in söyleşisine… Bir Rum arkadaşıma sevimli bir kız soruyor: “Biz İstanbul’ a 1984’te geldik. Siz ne zaman geldiniz?” Arkadaşım sakince cevaplıyor “3000 yıl önce.” Bu hayatın bizim gibi farkına varmadılar, bunun hazzını çıkaramadılar. Bir Rum evinden gelen bir

Büyük cesaret

Bir insan bütün sorumluluğu kabullendiği zaman, gerçek bir insan olur… Kişi her ne ise sorumlusu odur. İlk cesaret, en büyük cesaret budur. Bunu kabullenmek çok zordur; çünkü zihin sürekli, Eğer sorumlusu sensen, neden yaratıyorsun? diye sorar. Bundan kaçınmak için, hep

Ser verilir, sır verilmez

Hu Dost; Ser gitti, Eyvah Sırda gitti….       Sultanahmet Meydanı’nda Tapu Kadastro Müdürlük  binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın başındaki kitabede  buradan  yatan  kişinin “Ser verip sır vermeyen” Server  Dede olduğu,

Kar

Manastırın bulunduğu ilde, bir gece, bir yoğun kar yağışı geçer. Sabah tam bele kadar olan karın içinde yürüyerek öğrenciler, meditasyon salonunda toplandılar. Öğretmen öğrencilerini topladı ve dedi ki: – Şimdi bu karla yapmamız gereken şey ne, söyler misiniz bana? Birinci

Araç çubuğuna atla