• Gurudwara

    Sans Souci

    Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.  –Pascal Bugün size bir şehirden ve bir şehrin nasıl da içinde yaşayan insanların enerjisini kültürünü yansıttığından bahsetmek istiyorum. Belki böylece bazı şehirlerin asırlardır güzelliğini nasıl koruyabildiğini ve zamanında çok güzel olan bazı şehirlerin içinde yaşayanlar ve yönetenlerce nasıl çirkinleştirilebildiğini gösterebilirim… Ülke Almanya, şehir; Brandenburg eyaletinin başkenti Potsdam. Potsdam Berlin’in 40 kilometre güneybatısında, Berlin’den Potsdam’a ulaşım yaklaşık 45 dakika sürüyormuş ve bir seyahat planladığınızda Berlin’den metro ile direkt Potsdam’a ulaşabilir, burada 2-3 saat süren günlük turlara katılıp Potsdam’ı rehber eşliğinde gezebilir ya da bisiklet kiralayıp kendiniz dolaşabilirmişsiniz. Gezginler, Potsdam’ın  Havel nehri ve Glienicke Gölü kıyılarını kaplayan saraylar ve parklarıyla sanki cennetten bir köşe  gibi…

  • Mevlana

    Mevlânâ’nın Adalet Felsefesi

    Giriş Bizim Mevlana olarak, Batı dünyasının Rumi lakabıyla bildiği evrensel düşünür, arif ve bilge, çok yönlülüğü içinde aynı zamanda yetkin bir hukukçu kimliğine sahiptir. Onun eserlerine günümüz sosyal bilimleri perspektifinden bakıldığında, çağdaş hukuk gündeminin birçok konusuna değinildiği görülmektedir. Bu bağlamda hukukun ulaşmak istediği amacı işaret eden “adalet” mefhumu, Mevlana düşüncesinde kilit önem taşıyan bir kavram olarak, çok çeşitli boyutları ile ele alınmıştır. Mevlana’nın önemi, adalet, insanlık onuruna saygı ve barış gibi evrensel değerleri, kadim medeniyetimiz perspektifinden en anlaşılır şekilde ve etkileyici bir üslupla insanlığa sunmuş olmasında yatmaktadır. Mevlana’nın ısrarla vurguladığı adalet kavramı, çağımızda hukuk devleti veya hukukun üstünlüğü terimleri ile ifade edilmektedir. Onun zulüm diyerek sakındırdığı fiillerin birçoğu ise insan…

  • Felsefe

    Gerçek suçlu kim

    Bundan 2500 sene önce Çin’de yaşayan Lao Tzu’nun ünü ve bilgeliği kralın dikkatini çekmiş. Bir gün Çin imparatoru Lao Tzu’ya yüksek mahkemenin başkanı olmasını söylemiş. Çünkü bu makama en uygun kişi o dönemde Lao Tzu imiş. Lao Tzu imparatora defalarca “Ben o makama uygun kişi değilim” demesine rağmen bir türlü imparatoru ikna edememiş. İmparatorun ısrarı üzerine Lao Tzu o makama atanmış. Lao Tzu “Kralım beni dinlemiyorsunuz ama sadece bir gün benim bu makama uygun bir insan olmadığımı anlamanız için yeterli. Çünkü sistem yanlış” demiş. “Alçak gönüllülük sebebi ile size gerçeği söylemiyordum. Ya ben var olurum yada sizin kanununuz, sizin hükümdarlığınız, sizin toplumunuz var olabilir. O nedenle bunu deneyelim”. Mahkemenin ilk…

  • Tasavvuf

    İnsanlık öldü demesinler

    Hz. Ömer (ra) ve bir grup arkadaşı sohbet ederlerken yanlarına 3 genç delikanlı yaklaşır. Baştaki genç Hz. Ömer’e bakarak; -“Yâ Ömer! Bu aramızda duran kişi bizim babamızı öldürdü, kendisinden davacıyız, gere­keni yap!” der. Hz. Ömer ortadaki delikanlıya döne­rek ; -“Evlâdım! Hakkında söylenenler doğru mu?” diye sorar. Genç; -“Evet yâ Ömer! Doğru!” diye tasdik eder. Hz. Ömer devam eder: -“Peki, nasıl oldu? Anlat bakalım!” Genç anlatmaya başlar: –“Ben çok köklü ve zengin bir ailenin çocuğuyum. Atlarım, koyunlarım, develerim var. Bu hayvanlarımın içinde bir atım var ki, görenleri kendine hayran bırakır. Bakan dönüp bir daha bakar. Benim için de çok kıymetlidir. Lâkin bir gün yolum bu arkadaşların bulundu­ğu köye düştü. Atım da…

  • Mevlana

    Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

    Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona arazdır; her şey, parça-buçuktur, basamaktır; maksatsa insandır.”ii Bu kadar büyük meziyetlerle donatılan insanoğlunun sorumluluğu da ağır olacaktır şüphesiz. Nitekim göklerin, yerin ve dağların taşımaktan korkup kaçındığı “emanet”i insan yüklenmiştir. Peki nedir bu emanet diye­ceksiniz? Bu emanet başta “âdil olmak”tır. Zulümden kaçınmaktır. İyiyi kötüden ayırabilmektir. Ve nihayet bu emânet sorumluluk duygusu taşı­maktır. Sözlükler “adâlet”i; “doğrudan ayrılmama, hakka riâyet etme” şek­linde karşılar. “Âdâlet”in zıddı olan “zulüm” ise; haksızlık, eziyet, işin gere­ğini yapmama…

  • Mevlana

    Hz.Mevlânâ’nın Yönetim Anlayışı 1

    “Sana ne öğüt vereyim. Sana çobanlık emretmişler; sen kurtluk yapıyorsun. Sana bekçilik emretmişler; sen hırsızlık yapıyorsun. Allah seni sultan yaptı; sen şeytanın sözüyle hareket ediyorsun.”   Hz. Mevlânâ dönemi yöneticilerine gerek sohbet ve davranışları ve gerekse yazdığı mektuplarla daima yol göstermiş, onları halka hizmete, iyiliğe ve adalete davet etmiştir. Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus II, Hz. Mevlânâ”yı ziyarete gelir. Mevlânâ ona gerektiği gibi iltifat göstermeyip dersi ve öğrencileriyle meşgul olur. Sultan bir süre bekledikten sonra “Mevlânâ hazretleri, bana bir öğüt ver” der. Mevlânâ kendisine sertçe bakarak: “Sana ne öğüt vereyim. Sana çobanlık emretmişler; sen kurtluk yapıyorsun. Sana bekçilik emretmişler; sen hırsızlık yapıyorsun. Allah seni sultan yaptı; sen şeytanın sözüyle hareket ediyorsun.”…

  • Felsefe

    İki Cihana Sığmazam

    Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam Yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekana sığmazam Hem sedefim hem inciyim, Sırat’tan da geçiciyim Bunca atlas kumaş ile ben bu dükkana sığmazam Gizli hazine benim işte, göz önünde olan da ben Maddenin cevheri benim, dağa, ummana sığmazam Can ile cihan benim, dünya ile zaman menem Ama ne dünyaya, ne zamana sığmazam Yıldızlara felek benim, vahiy ile melek benim Çek dilini dilsiz kesil, ben bu lisana sığmazam Zerre benim güneş benim; çar penc û şeş sırlar benim Her şey açık ve meydanda, ben bu meydana sığmazam Ateşteki ağaç benim, dönüp duran şu taş benim Bak şu ateş yalımına, ben bu yanana sığmazam Şeker…

Araç çubuğuna atla