Tag Archives: Aşk

Bir Gören Var…

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri’nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi.

Ve Tanrı Kadını Yarattı…

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Azim

Yoksul bir ailede dünyaya geldi. Anne babası okuma yazma bilmezdi. Tarlada ırgatlık yaptı. Bakkalda çıraklık yaptı. 10 yaşında annesini kaybetti. 21 yaşında işini kaybetti. Bocalama dönemi başladı. 24 yaşında tekrar işinden oldu. 25 yaşında dört çocuğundan üçü vefat etti. 27

Tanrı’yı bilenler onu tanımlamaz. Tanrı’yı tanımlayanlar onu bilmez. Hallac-ı Mansur

Bengal’deki bir köyde yaşayan dul bir kadın, oğlunu yaşadıkları evden çok uzakta olan bir okula göndermiş ancak otobüs ücretini ödeyecek parası yokmuş. Çocuğun okula gidebilmesi için ormanın içinden yürüyerek kendi başına geçmesi gerekiyormuş. Annesi, oğluna cesaret vermek için şöyle demiş:

Kendini Bilmek

“Sultanın biri, zamanı geldiğinde kendi yerine geçecek şehzadesini, biricik oğlunu sırlı ilimlerle ilgilenen bir topluluğa verir. Niyeti oğlunun astroloji, fal gibi bilgileri öğrenip, gaipten haber verme, geleceği tahmin etme gibi bilgilerle yetişmesini sağlamaktır.  Böylelikle oğlu ileride tahta çıktığında, çok daha

Kabağın da bir sahibi var

Vaktiyle Cavlakiye tarikine mensub olmaya hazırlanan bir derviş berbere gidip: – Vur usturayı Berber efendi, der. … Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir

Eyvallah

İkindi vakti öncesi abdest almak için avluya çıkan şeyh; dervişin birinden bir ibrik su ister. Derviş getirir. Yere çömelmiş abdest almaya çalışan şeyh bir yandan da bahçedeki dervişleri gözetlemektedir. Su döken derviş bakar ki şeyh elini yıkarken bazı yerleri kuru

Eskiden Kadın olmak Daha Kolaydı

Eskiden kadınlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakarlardı. Sadece eşinin geliri düşükse kadın çalışırdı ve çalışan kadına acınırdı. Kadın çalışıyorsa evine bakamıyacağı düşünülürdü, zaten kadın bekarken çalışıyor ise evlenince evinin kadını olurdu. 90’lı yıllara gelindiğinde kadın sadece evde olmak

Marifet

Vaktiyle bir mürid, bir arif kişiye giderek ondan marifet ilmini öğrenmek istemiş. O sırada deniz kenarında bulunuyorlarmış. Arif, ilme talip olana demiş ki: ” Şu kevgiri al, denizden doldur.” Mürit çok denemiş, fakat başaramamış. Kevgiri denize daldırdığında içi su doluyor,

İyi bir soru

Vernon Benjamin, 1986’da Amerikan Ulusal Bilim Madalyası alan ABD’li bir nörofizyoloji profesörüdür. Bir gün öğrencilerinden biri sınıfta sormuş: ‘Profesör, ben bir inceleme yaptım, Amerika’da üç bin iki yüzün üzerinde nöroloji profesörü var. Madalyayı niye size verdiler?’ Profesör şöyle diyor: “Kesin

Araç çubuğuna atla