Tag Archives: Bilinçli insan

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Vermek

Halil Cibran dedi ki; Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; Gerçek veriş, kendinizden vermektir. Canınız gibi sakladığınız her şey gelecekte muhtaç olurum korkusuyla bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki? Yarının ne getireceği belli mi? Kutsal kente doğru yol

Yargılamak ve Aynalamak

Lütfen başkalarını gözlemlemeye çalışmayın bu sizin işiniz değil,eğer onlar eski oyunlarını oynamaya karar verdiyse, eğer eski oyunları oynamak istiyorlarsa, eğer eski oyunları oynamaktan mutlularsa, siz kimsiniz de müdahale ediyorsunuz.Hatta siz kimsiniz ki yargılıyorsunuz. Sürekli bu başkalarını yargılama arzusu atılmalıdır.Bu başkalarına yardım

Dini Lider Kimdir

“Dini rejim, siyasi ve yönetici kadroların siyasetçiler değil din adamlarınca doldurulduğu yönetimlerdir. Diğer bir deyişle dini rejim, din adamlarının yönetimidir. Böylesi bir rejimin doğal sonuçlarından biri de diktatörlüktür. Çünkü din adamı kendini Tanrı’nın emirlerin yerine getiren yeryüzündeki temsilcisi olarak görür.

Bilinmeyeni Bilmek

Kendi içindeki bilinmeyeni bilmeden, başka hiç kimseyi tanıyamazsın. O insanın esrarını çözmek için tek yol, kendi esrarını çözmektir. Gizli katların arkasında başka katlar gizlidir, insan sonsuzluktur. Kendi içinde ne kadar derine inersen, bütün bir varoluşta, ayrıca başkalarında da o kadar

Bhagavadgītā

Hinduların Kutsal Kitabı Yedi yüz beyitten oluşan, temiz ve akıcı Sanskritiyle birçok Hint kutsal kitabı arasında özel bir yeri olan Bhagavadgītā, Veda döneminin Güneş tanrılarından Vishnu’yu, çoban tanrı Krishna’yı, Upanishadların Brahma felsefesini ve daha başka birçok unsuru bir potada eritmiş

Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum

Hicretin 40 yılında Ramazan ayının 21.günüydü. Üç günlük sekarat halinin nihayetine gelirken son sözleri; “Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum…” olmuştu. Kâbe’de doğan yegâne insan, Kâbe’nin Rabbine kavuşmuştu gayrı. Evet; O, “Secdegâh Şehidi Hazreti Ali” idi. Ömrü, Peygamber Efendimizin (sav) ömrünce

Kadın

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Allah Rızası

İmam-ı  Şibli hazretleri (861-946) yaşadığı dönemde sevilen sayılan bir zattır. Onu gıyabında tanıyan ve muhabbet besleyen bir fırıncı var. Bir gün İmam-ı Şibli hazretleri kendisine gıyaben muhabbet besleyen fırıncının şehrine yolu düşer. Sabahleyin fırıncıya uğrar, parası yok karnı açtır. Fırıncıdan,“Allah

Karadut ve Yaprağı

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe, delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini

Araç çubuğuna atla