Tag Archives: Derviş

Her şey gibi Mucizelerinde bir bedeli vardır!

Onların gelecekleri yoktur, dönüp tekrar tekrar yaşadıkları geçmişleri vardır… Hz.Salih peygamber olarak gönderilmiş Semud kavmine. “Ey Kavmim” demiş, “« Ey kâvmim, Allah’a kulluk ediniz! O Allah ki, sizin icin O’ndan başka ibâdetedecek hiç bir ilâh yoktur.” Mucize istemiş semudlular, “Mesela

Çobanın Duası

Musa aleyhisselam, yolda giderken bir çobana rastladı. Çoban şöyle diyordu: ”Ey Allahım! Ey Allahım! Sen neredesin? Sana kul, kurban olayım. Çarığını dikeyim. Saçlarını tarayayım, Elbiseni yıkayayım. Bitlerini kırayım. Sana süt getireyim. Elini öpeyim. Ayağını ovayım. Uykun geldiğinde yatacağın yeri süpüreyim.

Hz.Mevlana’da Pir’in Sıfatları ve Ona Uymak 2

Peygamber, Ali’ye dedi ki: “ Ya Ali, Tanrı aslanısın, yiğitsin, cesursun Fakat aslanlığına güvenme. Ümit fidanının gölgesine gel, o gölgeye sığın. Hiç kimsenin rivayetlerle, nakillerle yoldan ayıramayacağı o akıllı  kişinin gölgesi altına gir. Onun gölgesi, yeryüzünde Kafdağı’na  benzer; ruhu da

Hz.Mevlana’da Pir’in Sıfatları ve Ona Uymak 1

Ey Tanrı ışığı Hüsameddin, bir iki kağıt fazla al da pirin sıfatlarını yaz. Nazik bedeninde gü-kuvvet de yok ama bizimde, güneş olmadıkça ışıklarımız yok. Kandil olmuşsun, sırça kesilmişsin ama gönül ehlinin başısın, ipin ucusun sen. Değil mi ki ipin ucu

himmet

Naib: “Bundan önce kafirler puta tapar ve saygı gösterirlerdi. Bizde şimdi aynı şeyi yapmaktayız. Gidip Moğol’un önünde eğilip, onlara saygı gösteriyor, kendimizi Müslüman biliyoruz, içimizde de hırs, heves, kin, kıskanma gibi ve daha başka putlarımız var. Bunların hepsine itaat ediyoruz.

Hz.Mevlana’da Hal Dili

Hz mevlana’da;”…. Hâl dili, beden dilinden daha geniş bir anlama sahiptir. Hâl dili, kişinin, aşkını, vecdini, çilesini, derûnunda hissettiklerini, diliyle ifade edemediklerini görünüşüyle, tavır ve davranışlarıyla dışa vurmasıdır. Bir mantıkçı kali yani sözü esas alır. Sözün olmadığı yerde mantık güçlü

 Muhyiddîn-i Arabî de; Öğretmen ve Öğrenci

Muhyiddîn-i Arabî hazretleri kendinden nasîhat isteyen bir kimseye buyurdu ki: “Ey nefsinin kurtuluşunu isteyen kimse! Her şeyden önce sana lâzım olan, sana kendi ayıb ve kusurlarını gösterecek, seni nefsine itaatten kurtaracak bir üstâd, hoca lâzımdır. Şâyet böyle bir zâtı aramak

Mevlevilik’te Edeb

Edep-Erkân: Tasavvuf yolunun yolcusu, her an, uyurken, uyanıkken, kendisine kendisinden daha yakın olan Rabbinin huzurunda bulunduğunu hatırlayacak, bütün hareketlerini, sözlerini edebe uygun olarak yapacak, söyleyecektir. Direkler anlamına gelen “Erkân” sözü de yol törelerini bildirmektedir; bu bakımdan her hususta, tarikat erkânına

Edeb

Cahil ile dost olma; İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; Üzülürsün! Saygısızla dost olma; Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; Üzülürsün! Aç gözlü ile dost olma; İkram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; Üzülürsün! Görgüsüzle dost olma; Yol bilmez, yordam bilmez,

Edep Yâ HÛ

Edep tâbiri değişik vesilelerle günlük hayatımızda varlığını gösterir. Hatırımıza gelen bazı tabirleri zikredersek, mesela, bizde ahlâkî duruşuyla saygı uyandıran kişilere müeddep, İlâhî kudretin ve içtimâi (sosyal) âdetlerin farkına varmadan yaşayan kişilere edepsiz, güzel davranışa sevk etme hâline te’dip, ince ve

Araç çubuğuna atla