Tag Archives: Edeb

İdrak

ARİFLERİN MENKÎBELERİ ‘nden Müderrislerin sultanı ve dostların ulularından olan, hikmet ve felsefenin her dalında parmakla gösterilen ve bu hususlarda üzerinde sözbirliği edilen Malatya’lı Mevlânâ Şemseddin rivayet etti ki: Bir gün Mevlânâ hazretlerinin refakatinde zamanın Cüneyd’i ve devrin Marufu Çelebi Hüsameddin’in

Ne arıyorsan O sun sen

Görünen her şey gölgedir… Ne arıyorsunki sen yabancı, Neyi arıyorsan O sun sen, Işık arayan gölgeler ışık zuhur ettiğinde yok olur gider, Zulmün peşindeysen zalimsin, Hakkı arıyorsan aşık, Neye bakıyorsun sen?nasıl bakıyorsan O sun, Dünya gözüyle bakan gözü, Gönül gözüyle

Yol, yolcu, yolculuk

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma… Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona

Gerçekten öğrenmek isteyen herkese öğretirim. Benimle gel

“Bir gün Buda bir köyden geçiyordu. Çok sinirli ve terbiyesiz genç bir adam gelip ona hakaretler etmeye başladı” “Diğerlerine öğretme hakkın yok” diye bağırdı. “Sen de diğer herkes kadar salaksın. Sen tamamen sahtesin” Buda bu hakaretler yüzünden üzülmedi. Tam tersine

Surya Namaskar’ın Antik Kökenleri : Güneşi Selamlama

Yoganın merkezinde öğretmen-öğrenci ilişkisi bulunur. Özgürlüğü öğrenmemiz ustalarımız yoluyla olur. Vedik zamanlarda guru ve shishya (usta ve öğrenci) arasındaki ilişki gayet yakındı, şu andakinden farklı bir şekilde neredeyse aile gibiydiler. Şu anda ise yoga öğrencileri eğitimlere internet üzerinden kayıt olabiliyor,

İyilik

Köyün birinde yaşlı bir ressam yaşıyordu. Olağanüstü güzel resimler yaptığından resimlerinin alıcı çoktu. Müşteri seçer, sanatseverleri bekler, çok da iyi fiyata satardı. Bir gün köyden bir fakir gelip dedi ki : “Yahu senin durumun iyi. Neden kimseye yardım yapmıyorsun. Bak

Bir kahvenin 40 yıl hatırı var

” Bir kahvenin 40 yıl hatırı var ” deyiminin gerçek tarihçesi, Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Stelyo’nun hikâyesine dayanır. 1895 Eminönü Yemiş İskelesi, balıkçı kahvesine giren Osmanlı zabiti; ” – bre Yusuf, herkese benden okkalı bir kahve, ama şurda

Haddini bilmek

İngiltere Kraliçesine dev bir inci hediye edilmiş. Kraliçe taca takılmayacak kadar büyük bu incinin delinerek, tahtın arkasına asılmasını istemiş. Ancak İngiltere’deki bütün kuyumcular “Kusura bakmayın, dünyada tek olan bu inciyi delerken kırılmasına sebep olmak istemeyiz.” gerekçesi ile inciyi delmeye yanaşmamışlar. İnci Fransa basta

Bir Gören Var…

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri’nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi.

Tanrı’yı bilenler onu tanımlamaz. Tanrı’yı tanımlayanlar onu bilmez. Hallac-ı Mansur

Bengal’deki bir köyde yaşayan dul bir kadın, oğlunu yaşadıkları evden çok uzakta olan bir okula göndermiş ancak otobüs ücretini ödeyecek parası yokmuş. Çocuğun okula gidebilmesi için ormanın içinden yürüyerek kendi başına geçmesi gerekiyormuş. Annesi, oğluna cesaret vermek için şöyle demiş:

Araç çubuğuna atla