Tag Archives: Edeb

Önemli Olan

O gün geldiğinde zenginliğiniz, hıncınız kininiz, öfkeleriniz, hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istediklerinizin hiçbir önemi kalmayacak… Öyleyse önemli olan nedir?   Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür? – Önemli olan, ne aldığınız değil, ne verdiğinizdir. – Önemli olan, öğrendikleriniz değil,

İnsanlık öldü demesinler

Hz. Ömer (ra) ve bir grup arkadaşı sohbet ederlerken yanlarına 3 genç delikanlı yaklaşır. Baştaki genç Hz. Ömer’e bakarak; -“Yâ Ömer! Bu aramızda duran kişi bizim babamızı öldürdü, kendisinden davacıyız, gere­keni yap!” der. Hz. Ömer ortadaki delikanlıya döne­rek ; -“Evlâdım!

Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der

1 Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der Dün mektebe vardı bugün üstâd olayın der 2Meyhânede ister yıkılup olmaya vîrân Bîçâre harâbâtta âbâd olayın der 3Bir serv-kadün bende-i efgendesi olsun Âlemde o kim gussadan âzâd olayın der 4‘Ömrin geçirüp kûh-ı belâda

Hatâda ısrar, helâk olmaya sebeptir

Hatâ, insanın şânındandır. Yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur. Bunun için; “İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hatâ, üçer beşer. Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer” denmiştir. Ahmaklık, hatâda ısrar etmektir. Hatada ısrar etmek ise, helâk olmaya sebeptir. Bunun için İmâm-ı Câfer-i

Dünya denilen yer bir cennet

Bayıldım Uğur Yücel’in söyleşisine… Bir Rum arkadaşıma sevimli bir kız soruyor: “Biz İstanbul’ a 1984’te geldik. Siz ne zaman geldiniz?” Arkadaşım sakince cevaplıyor “3000 yıl önce.” Bu hayatın bizim gibi farkına varmadılar, bunun hazzını çıkaramadılar. Bir Rum evinden gelen bir

Ser verilir, sır verilmez

Hu Dost; Ser gitti, Eyvah Sırda gitti….       Sultanahmet Meydanı’nda Tapu Kadastro Müdürlük  binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın başındaki kitabede  buradan  yatan  kişinin “Ser verip sır vermeyen” Server  Dede olduğu,

Kir

Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.Neden sonra,yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.Durumu Hacı Bektaş

Vermek

Halil Cibran dedi ki; Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; Gerçek veriş, kendinizden vermektir. Canınız gibi sakladığınız her şey gelecekte muhtaç olurum korkusuyla bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki? Yarının ne getireceği belli mi? Kutsal kente doğru yol

Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum

Hicretin 40 yılında Ramazan ayının 21.günüydü. Üç günlük sekarat halinin nihayetine gelirken son sözleri; “Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum…” olmuştu. Kâbe’de doğan yegâne insan, Kâbe’nin Rabbine kavuşmuştu gayrı. Evet; O, “Secdegâh Şehidi Hazreti Ali” idi. Ömrü, Peygamber Efendimizin (sav) ömrünce

Allah Rızası

İmam-ı  Şibli hazretleri (861-946) yaşadığı dönemde sevilen sayılan bir zattır. Onu gıyabında tanıyan ve muhabbet besleyen bir fırıncı var. Bir gün İmam-ı Şibli hazretleri kendisine gıyaben muhabbet besleyen fırıncının şehrine yolu düşer. Sabahleyin fırıncıya uğrar, parası yok karnı açtır. Fırıncıdan,“Allah

Araç çubuğuna atla