Tag Archives: Edeb ya hu

Kendini Düzelt ki Her şey Düzelsin

Bir keresinde Hz. Süleyman’ın tahtına tersinden bir rüzgar esti. O da: – Ey rüzgar doğruluktan ayrılmasana, diye onu ikaz etti. Rüzgâr: – Ey Süleyman, asıl sen doğruluktan ayrılma. Sen doğru oldukça ben ters esemem, karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir

Kadın

“Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” * Mesnevî, I, 2437 ”Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil”(Mesnevî, I, 2437) ‘kadın, Hak nurudur; sevgili değil…Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.’ (Mesnevî, 1 / 2437-Veled Çelebi Mesnevî Tecümesi1.c, syf.194)    ‘Kadın.Tanrı

Kabul

Cüneyd-i Bağdâdî yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu: “Zekât olarak dayın Sırrî-yi Sekâtî’ye birkaç gümüş göndermiştim, almamış. Kıymetli ömrümü, Allah adamlarının, beğenip almadığı gümüşler için geçirmiş olduğuma ağlıyorum.” dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; “Babacığım, parayı ver ben götüreyim.”

Hz.Mevlânâ’nın Yönetim Anlayışı 1

“Sana ne öğüt vereyim. Sana çobanlık emretmişler; sen kurtluk yapıyorsun. Sana bekçilik emretmişler; sen hırsızlık yapıyorsun. Allah seni sultan yaptı; sen şeytanın sözüyle hareket ediyorsun.”   Hz. Mevlânâ dönemi yöneticilerine gerek sohbet ve davranışları ve gerekse yazdığı mektuplarla daima yol

Her şey gibi Mucizelerinde bir bedeli vardır!

Onların gelecekleri yoktur, dönüp tekrar tekrar yaşadıkları geçmişleri vardır… Hz.Salih peygamber olarak gönderilmiş Semud kavmine. “Ey Kavmim” demiş, “« Ey kâvmim, Allah’a kulluk ediniz! O Allah ki, sizin icin O’ndan başka ibâdetedecek hiç bir ilâh yoktur.” Mucize istemiş semudlular, “Mesela

Hz.Mevlana’da Hal Dili

Hz mevlana’da;”…. Hâl dili, beden dilinden daha geniş bir anlama sahiptir. Hâl dili, kişinin, aşkını, vecdini, çilesini, derûnunda hissettiklerini, diliyle ifade edemediklerini görünüşüyle, tavır ve davranışlarıyla dışa vurmasıdır. Bir mantıkçı kali yani sözü esas alır. Sözün olmadığı yerde mantık güçlü

 Muhyiddîn-i Arabî de; Öğretmen ve Öğrenci

Muhyiddîn-i Arabî hazretleri kendinden nasîhat isteyen bir kimseye buyurdu ki: “Ey nefsinin kurtuluşunu isteyen kimse! Her şeyden önce sana lâzım olan, sana kendi ayıb ve kusurlarını gösterecek, seni nefsine itaatten kurtaracak bir üstâd, hoca lâzımdır. Şâyet böyle bir zâtı aramak

Mevlevilik’te Edeb

Edep-Erkân: Tasavvuf yolunun yolcusu, her an, uyurken, uyanıkken, kendisine kendisinden daha yakın olan Rabbinin huzurunda bulunduğunu hatırlayacak, bütün hareketlerini, sözlerini edebe uygun olarak yapacak, söyleyecektir. Direkler anlamına gelen “Erkân” sözü de yol törelerini bildirmektedir; bu bakımdan her hususta, tarikat erkânına

Edep Yâ HÛ

Edep tâbiri değişik vesilelerle günlük hayatımızda varlığını gösterir. Hatırımıza gelen bazı tabirleri zikredersek, mesela, bizde ahlâkî duruşuyla saygı uyandıran kişilere müeddep, İlâhî kudretin ve içtimâi (sosyal) âdetlerin farkına varmadan yaşayan kişilere edepsiz, güzel davranışa sevk etme hâline te’dip, ince ve

Araç çubuğuna atla