• Felsefe

    Mutluluğun Gizi

    Bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış. Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş. Dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini…

  • Gurudwara

    İnsanın Kendini Arayışı 2

    İnsan kendini gerçekten tarafsızca, öylelikle bilebilir mi? “Aramakla bulunmaz, lakin bulanlar hep arayanlardır!” diyen Beyazıd-ı Bestami ustaya kulak verirsek, öylelikle olamayacağı aşikar gözüküyor. Kendini tanımak için, bilmeli, bilmek için bulmalı, bulmak için aramalı, aramak için arayıcı olmalı. Bu bir yolculuğa benziyor olsa da, bilinmeyen yollarda kaybolma ihtimali çok fazla olan tehlikeli bir yolculuk bu. Nereye gideceksin? Peki ya harita, ya rehber?.. Harita, çocuklukta evde ebeveynlerden öğrendiklerimizse? Okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz konuşmalar, katıldığımız seminerlerden oluşan bir haritaysa? Sadece rivayetse… Seni de ravi (rivayet eden, söylenti anlatan) yapar, kendini bilen yerine… Filozof Xavier Pavie, adını ‘Kendinin Çırağı Olmak’ diye çevirebileceğim kitabında, insanın kendini tanımasının ‘hayatta başarılı olmak için’ ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.…

  • Hayat

    Yaşlı İnsanlarla Uğraşmayın

    Yaşlı kadın banka kartını bir bankacıya verdi ve ”500 $ çekmek istiyorum ” dedi. Veznedar ona: ”2,000 $ ‘dan az para çekmek için lütfen ATM’ yi kullan ” dedi. Yaşlı kadın nedenini bilmek istedi… Veznedar banka kartını iade etti ve ona, ”Kurallar böyle. Başka bir mesele yoksa lütfen ayrılın. Arkanızda bir sıra var.” Yaşlı kadın birkaç saniye sessiz kaldı, sonra kartı veznedara teslim etti ve ”Lütfen sahip olduğum tüm parayı çekmeme yardım edin ” dedi. Hesap bakiyesini kontrol ettiğinde veznedar çok şaşırdı. Başını salladı, eğildi ve saygı ile ona dedi ki: ′′ Özür dilerim hanımefendi, hesabınızda 35 milyon dolar var ve bankamızın şu anda bu kadar fazla nakit parası yok.…

  • Hayat

    Verdiğinizi geri alırsınız

    Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile; birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız …. Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra; işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız …. Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile; gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız… Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile; on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile; ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız… Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile; aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya…

  • Osho

    Ben sadece kendimim

    Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi. “Haklısın,” dedim. O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim. İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. …İkimiz birden… haklı olamayız.” Konuşmaya başladım. “Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları.” Bunun üzerine adam sordu: “O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?” “Ben…

  • Psikoloji

    Dunning-Kruger Sendromu

    iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ; “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.” Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı: · Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. · Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. · Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler. · Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Cornell Üniversitesi’ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik “Nasıl geçti?” sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi… Soruların yüzde 10’una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların “testin yüzde 60’ına doğru yanıt…

  • Mevlana

    Hiç

    Anlatılanlara göre bir gün Mevlânâ, Şems-i Tebrizî’yi evine davet eder. Şems, Celalettin Rumi’nin evine gider ve ev sahibinin ikramını gördükten sonra ona sorar:– Benim için şarap hazırladın mı?Mevlânâ hayret içerisinde sorar:– Meğer sen şarap içiyorsun, öyle mi?Şems cevap verir:– Evet.Mevlânâ:– Bunu bilmiyordum.– Mademki öğrendin bana şarap ikram et.– Bu gece vakti şarabı nereden bulabilirim?– Hizmetçilerinden birine söyle gidip alsın.– Bu iş yüzünden Tanrı’nın karşısında şeref ve haysiyetim beş paralık olur.– O zaman, git kendin al.– Bu şehirde beni herkes tanır. Ecnebi mahallesine gidip nasıl şarap alabilirim ki?– Eğer bana saygın varsa benim rahatım için bunu yapmalısın. Çünkü ben geceleri şarapsız ne yemek yiyebilir, ne konuşabilir, ne de uyuyabilirim.Mevlânâ, Şems’e olan…

  • Tasavvuf

    Hakiki Mevlâna Nerede?

    Mahmud Erol Kılıç: Ben Osmanlı’nın kurucu babaları olarak İbn Arabî’yi ve Mevlâna’yı görüyorum Hz. Mevlana ve hayatı hakkında ortaya atılan bazı iddiaları ve Osmanlı döneminde nasıl algılandığını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç ile konuştuk. Halil Solak’ın röportajı. Hz. Mevlâna’nın soyu meselesi çok tartışılıyor. Türk mü, İranlı mı vs. Buradan başlayalım istiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim: Ancak bu yüzyılın başında moda haline gelmiş bir akım var. Bir insanı değerlendirmek için onun düşünce dünyasının kriterlerini terk edip mensup olduğu kabilenin veyahut ırkın ya da ayakkabı numarasının, saç renginin vs. ne olduğu gibi tamamen ikincil, üçüncül önemi haiz vasıfların öne çıkarılması bir bakıma konuyu esas manasından da uzaklaştırmaktadır.…

  • Mevlana

    Dünyanın neresi iyi

    Mevlana Şems’ten naklediyor: “Büyük bir kafilenin yolu çöle düşmüştü. Su yoktu. Bunalmış bir halde yol alırlarken bir kuyuya rastladılar. Hemen kovayı sallandırdılar. Fakat az bir zaman sonra ip hafifledi. Çektiler gördüler ki ip kesilmiş. Kesik ipe başka bir ip eklediler, başka bir kap buldular, kuyuya saldılar. Bu ip de kesildi. Nihayet kafiledeki akıllı birisi, ben ineyim de bir bakayım dedi, kim kesiyor bu ipi? Kuyuya indiğinde bir de ne görsün? İçerde zebella gibi bir zenci var, kılıcını çekmiş beklemede. Kuyunun bir yanına da adam kelleleri yığılmış. Zenci inen adama sordu:, – Dünyanın neresi iyi? Akıllı adam, ‘aniden herhangi bir yere iyi dersem belki onca orası kötüdür’ diye düşündü ve şu…

  • Osho

    Aydınlanmaya Dair Korku Nedir?

    Herkesin bu kadar çok aydınlanmayı istediğini görüyorum. Aynı zamanda korktuğumuz da bir gerçek değil mi? Kendi varlığımızın içinde rahatlamaktan bizi alıkoyan korku nedir? Pek çok korku vardır, bir tane değil. İlki eğer aydınlanmak istersen psikolojik olarak ölmek zorundasındır. Yeni bir ruhsal varlık olarak yeniden doğmak zorundasın. Ve sen ruhsallık hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. Kendin hakkında bildiğin her şey egonun etrafında merkezlenmiş olan zihnindir. Senin olmadığın bir şey ile özdeşleşmiş olman ve her zaman olduğun, her zaman olacağın şeyi unutmuş olman çok garip bir olgudur. Başka herhangi bir şey olmanın hiçbir yolu yoktur. Senin varlığın varoluşsal olana aittir. Ancak katman katman koşullanmışlık vardır: Ailenin, öğretmenlerin, din adamların, politikacıların. Seninle, gerçek senle ve seninle…

Araç çubuğuna atla