• Gurudwara

    İnsanın Ölümsüzlük Arayışı 2

    “İnsanoğlu bilinçlendiği günden bugüne kadar Simya ilminin varoluşunun ana kaynağı olan ve simyacıların Felsefe Taşı diye adlandırdıkları sırdan daha büyük ve derin bir sır yaratmamıştır. Felsefe taşını bulmak için yola çıkan simyacıların çoğunun sonu, Sfenks’in sorusunu cevaplamaya kalkanlarla aynı olmuştur. Sfenks, kafası koç, kuş, veya insan, gövdesi ise uzanan bir aslan şeklini alan heykellere deniyor. İlk önce Antik Mısır’da rastlanan Sfenks, antik Yunan mitolojisinde büyük kültürel önem taşımıştır ve ismini buradan almıştır (Yunanca: Sphinks). Sözcüğün Mısır dilindeki orijinal biçimi kepes ankh ya da “yaşayan heykel” anlamında şeşep (sheshep) ankh‘tır. Sfenkslerin en tanınmışı Büyük Gize Sfenks’idir. Dünyadaki en büyük tek-taş heykeli olup 73,5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğindedir. Pençelerinin arasında bir tapınak olan ve yatan aslan biçiminde, kafası ise bir firavun başı şeklindedir. Aslanlar Antik Mısır mitolojisinde kutsal sayıldıkları için…

  • Gurudwara

    İnsanın Ölümsüzlük Arayışı 1

    İnsanoğlu var olduğu günden bugüne kadar hep iki şey için uğraştı; yaşamak ve var olmak. Çünkü insanın en temel çelişkisi ölümle hayat arasında… Doğduğu günden itibaren ölümcül bir hastalığa sahip olan insanoğlu, bunu aşmak için var olduğu tarih boyunca, iki nesneye sahip olmak için uğraşıp durmuş. Biri ölümsüzlüğe çare bir yiyecek, diğeri ise bakırı altına çevirecek bir iksir icat etmek. Biz bu ilk yazıda insanın ölümsüzlük arayışındaki birinci durağı olan, onu ölümsüz yapacak diye inandığı yiyecekten bahsedeceğiz ki tarihin çarkı eski Yunan medeniyetine geldiğinde bu yiyeceğin artık çok bilindik bir adı vardı… Ambrosia Yiyecek, yeryüzündeki hikayemizin başından beri tüm canlılar için hayati önem taşımakta. Hatta insanın anlayışında o kadar derin bir…

  • Gurudwara

    Yanlış Yöne Bakıyorsun, Yanlış Şeyler Görüyorsun

    İletişimde 9 olası hata başlığını gördüğümde ilk aklıma gelen bir gün bu konuda yazmaktı… Bu başlık altında Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz, Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı , Anladığı… arasında farklar vardır. Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 olası durum söz konusudur… diyordu yazarı… Alıntıladığım bu satırlar Sylviane Herpin’e ait. Buradan varmak istediğim yer ise ‘anlayışı’ nasıl geliştirebileceğimiz. Ve bunu kendimizden, en yakınlarımızdan başlayarak dalga dalga topluma nasıl yayabileceğimiz… Bu konuda en yetkin isimlerden biri hiç şüphesiz Virginia Satir. İnsanla çalışıyorsanız, çalışmanız insan ruhunu da kapsıyorsa onu duymamış olmanız imkansız gibi. Eğer ilk kez duyuyorsanız da lütfen kitaplarından en az birini okuma listenize alın. Ondan…

  • Gurudwara

    Sans Souci

    Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.  –Pascal Bugün size bir şehirden ve bir şehrin nasıl da içinde yaşayan insanların enerjisini kültürünü yansıttığından bahsetmek istiyorum. Belki böylece bazı şehirlerin asırlardır güzelliğini nasıl koruyabildiğini ve zamanında çok güzel olan bazı şehirlerin içinde yaşayanlar ve yönetenlerce nasıl çirkinleştirilebildiğini gösterebilirim… Ülke Almanya, şehir; Brandenburg eyaletinin başkenti Potsdam. Potsdam Berlin’in 40 kilometre güneybatısında, Berlin’den Potsdam’a ulaşım yaklaşık 45 dakika sürüyormuş ve bir seyahat planladığınızda Berlin’den metro ile direkt Potsdam’a ulaşabilir, burada 2-3 saat süren günlük turlara katılıp Potsdam’ı rehber eşliğinde gezebilir ya da bisiklet kiralayıp kendiniz dolaşabilirmişsiniz. Gezginler, Potsdam’ın  Havel nehri ve Glienicke Gölü kıyılarını kaplayan saraylar ve parklarıyla sanki cennetten bir köşe  gibi…

  • Gurudwara

    Bence

    Uzun yılardır toplumu ele geçirmiş; adam sendecilik, kayırmacılık, nüfus ticareti, idare etçilik, idare-i maslahatçılık yüzünden; alt ve üst yapısı yenilenmediği için, sürekli büyüyen nüfusuna, gelişen ekonomisine inat; açıkları, gedikleri, fakirliği, cahilliği, her türden adaletsizliği ondan daha da hızla artan bir ülke olduk. Belki görünüşte cebi paralı, son teknolojiye sahip ama değer ve vicdan yoksunu insanlar topluluğuna dönüştük… Gerçek dinamiklerini büyütüp besleyeceğine, sürekli makyaj ve cila ile beslenen bir güruh haline geldik. Her konuda niceliği, bayağılığı, pespayeliği; kalite, nitelik ve zerafete tercih ettik. Topyekün değişim ve dönüşümü gerçekleştiremediğimiz için, sürekli düşen siperlere koşup, tepki gören yanları yamamaya çalıştığımız için yıllardır hiçbir sorunu çözemediğimiz gibi, ortada kangren haline gelmiş ‘kırk yamalı bohça’’…

  • Gurudwara

    Kadın

    “Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil. Hz.Mevlânâ / Mesnevî, I, 2437 Yukarıdaki satırlarda görülebileceği gibi; Yüzyıllar önceden  ve o günün koşullarında bunu dile getirebilen Hz. Mevlana’ya günümüzde bazı müfessirler  bu satırlarda Kadın için “sanki yaratıcıdır” şeklinde ifâde edilmiş olmasını onun anne olarak yeni bir varlığın dünyaya gelişinin en büyük sebeplerinden biri olması, onu içinde taşımasıdır diye, kadının annelik vasfına yorarak kafalarındaki -ikinci sınıf varlık olan- kadına Hz. Mevlânâ’nın ilminden, hikmetli sözlerinden delil çıkartmaya çalışırlar. Nitekim Hz. Pir Mevlânâ, Mesnevî”de; “Allah”ın haklarından sonra ana hakkı gelir. Çünkü kerem sahibi olan Allah, sen ana karnındayken ananı sana borçlu etmiştir”…

  • Gurudwara

    Yakın – Yakîn

    ‘Yakın’ olmak için ne yaparsın? -Yakınlığa ne engel oluyorsa onu aradan çıkartırım. Mesela; mahalleye yeni komşu taşındı, tanımıyorsun, Ne yaparsın ? -Tanışırım. Nasıl? -Gün ikindiyi bulduysa çayın yanına en güzel yaptığım keki yapar götürüm yorgunluklarını alsın diye. Ya da en iyi yaptığım yemeği götürürüm akşam olduysa. Onca yorgunlukla bir de yemek yapmakla uğraşmasınlar diye. Yeni dostları var bilsinler diye, halden anladığımızı görsünler diye. Niye ? -Yakın dayım, ‘uzaktan hısım gelinceye kadar, yakından komşu koşar yetişirmiş’ diye öğrendiğim için. Yani? -Aradan mesafeyi kaldırırım. Yani? -Duvar varsa duvarı aşarım, hendek varsa hendekten atlarım. Yani? -Aslında iki bina/ iki insan arasındaki engeli aşarken, iki kalp arasındaki engeli de aşarım. Nedir o? -Ego Yani?…

Araç çubuğuna atla