Tag Archives: Gurudwara

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Vermek

Halil Cibran dedi ki; Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; Gerçek veriş, kendinizden vermektir. Canınız gibi sakladığınız her şey gelecekte muhtaç olurum korkusuyla bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki? Yarının ne getireceği belli mi? Kutsal kente doğru yol

Yargılamak ve Aynalamak

Lütfen başkalarını gözlemlemeye çalışmayın bu sizin işiniz değil,eğer onlar eski oyunlarını oynamaya karar verdiyse, eğer eski oyunları oynamak istiyorlarsa, eğer eski oyunları oynamaktan mutlularsa, siz kimsiniz de müdahale ediyorsunuz.Hatta siz kimsiniz ki yargılıyorsunuz. Sürekli bu başkalarını yargılama arzusu atılmalıdır.Bu başkalarına yardım

Kadın

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Karadut ve Yaprağı

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe, delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini

Göl olmak

“Usanmış hint usta, çırağının gün boyu olur olmaz her şeyden şikâyet etmesinden. bakmış ki söylemekle olacak gibi değil, söyletmenin çaresine bakmış. Çırağına bir bardak suya bir avuç tuz atıp içmesini söylemiş. çırak tuzlu suyu içmiş ya, içer içmez de tükürmüş.

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

Niye Ben

Dünyaca ünlü tenisçi Arthur Ashe hastalandığında dünyanın her köşesindeki hayranlarından gelen mektuplardan bir tanesi şöyle soruyordu: “Neden Allah böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?” Arthur Ashe buna şu cevabı verdi: “Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5

Niyet…

Bizim çocukluğumuzda oduncular  ormana giderken baltalarını bir beze sarıp hasırdan örülmüş zembillerinde taşırlardı. Ormana vardıklarında kesim vaktinin geldiğini düşündükleri ağacı önce elleriyle bir sever, sıvazlar, sonra bir başkasına geçer, sonra bir başkasına geçerlerdi. Sonra birden bir ağaçta karar kılarlardı. Çocuk

Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür

“Her tecelli eden, mademki Cenab-ı Hakk’ın takdiri ve muradıyladır, o halde hakla kabul ettik, eyvAllah. Şu anda anlayabildiğime, yahut sonra idrak edeceğim irfana şimdiden eyvAllah. Güzel-çirkin diye tavsif ettiğimiz velakin hepsinde gizli ve aşikar olan hikmete gördüğüm görmediğim esrar-ı ilahiyeye

Araç çubuğuna atla