• Hayat

    Tolstoy’un  sorgulatan 17 Hayat Dersi

    Rus edebiyatının dev ismi Tolstoy’un  Hayatı Sorgulatacak Ders Niteliğinde 17 Sözü 1 Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar. 2 Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın. 3 Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin. 4 İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir. 5 Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. 6 Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez. 7…

  • Zen

    Seng Tsan ‘ nın Zen Bilgeliği

    Seng Tsan’ın Zen bilgeliği Eğer hakikati görmek istiyorsan hiçbir şeye karşı ya da hiçbir şeyi destekleyen bir bakış açısına/fikre sahip olma. Sevmediğin şeye karşı sevdiğini desteklemek zihnin hastalığıdır. Şeylerin birliğinde durgun ol ve hatalı görüşler kendiliğinden kaybolacaktır. Engin uzay gibi mükemmel olan Yol’da hiçbir şey eksik ya da fazla değildir. Gerçekten de eşyanın hakikatini görememek bizim kabul ve redlerimize bağlı olarak gelişir. Hakikat hakkında daha fazla konuştukça ve düşündükçe ondan daha da uzaklara saparsın. Konuşmayı ve düşünmeyi bırak ve bilemeyeceğin bir şey olmasın. Hakikati arama, sadece fikirlere değer vermeyi bırak. İkilik durumundan çık, böyle arayışlardan dikkatlice kaçın. Eğer o ya da bunun, doğru ya da yanlışın en ufak bir zerresi…

  • Psikoloji

    Hakikat ve Hikayenin Hikayesi

    Bir zamanlar yaşlı bir kadın varmış. Zamandan daha yaşlıymış bu kadın. Saçları bembeyaz ve upuzun, tırnakları uzun ve kıvrık, memeleri karnına kadar sarkmış, derisi buruş buruşmuş. Tüm çıplaklığı ile insanların arasında gezer dururmuş bu yaşlı kadın. Sokak sokak, şehir şehir, ülke ülke gezermiş. İnsanların arasına karışır, onlarla muhabbet etmek istermiş. Ama onu görenler arkalarına bile bakmadan kaçarlarmış. Kırk yılda bir bazen birisi durur kadının derin gözlerine bakarak onunla konuşurmuş. Ama kırk yılda bir. Günlerden bir gün yaşlı kadın bir köy meydanına varmış. Gördüklerine inanamamış. İnsanlar toplanmışlar bir çemberde oturuyorlar, ortada ateş yanıyor ve nefes dahi almadan birisini dinliyorlarmış. Dinledikleri kişi de çok yaşlı bir kadınmış. Bu yaşlı kadının üzerinde rengârenk…

  • Osho

    Hakikat Senin İçinde

    Hakikat senin içinde; onunla orada karşılaşmak gerekir. “İnsan kalbine doğrudan hitap etmek. Doğayı görmek ve Buda olmak.” Hiçbir yere gitmene gerek yok. Ve nereye gidersen git aynı kalacaksın, o halde ne anlamı var? Himalayalara gidebilirsin, bu hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Seninle birlikte olan her şeyi taşıyacaksın. Sonradan olduğun her şeyi, yapıldığın her şeyi, tüm yapaylıklarını taşıyacaksın. Sentetik yüzlerin, ödünç alınmış bilgin, kutsal metinlerin içinde sana yapışık kalmaya devam edecek. Himalayalardaki bir mağaranın içinde otururken bile tek başına olmayacaksın. Öğretmenler etrafında olacak ve din adamları ve politikacılar ve anne babalar ve tüm toplum. Belki o görünür olmayacaktır fakat içinde seni kalabalıklaştırarak orada olacaktır. Ve sen bir Hıristiyan ya da bir Hindu ya…

  • Felsefe

    Kendini Bilmek

    ”O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. ” Eski Yunan’da Delfi’ deki Apollon tapınağının alınlığında Altın Harflerle ‘Gnothi seauton’ (Yunanca: γνῶθι σεαυτόν) yani Kendini Bil” yazıyormuş diye yıllardır aktara geldik. Eski Hint Veda’ larından, Upanishadlardan konuşurken Sürekli ‘Kendini Tanımadan Tanrının tanınamayacağının’ erdeminden bahsedip, daha yakın tarihlerde Saint Augustine’in “kendimi bileyim ki, ya rabb, seni bileyim” diye söylediğini alıntılamış; sonra da Hz. Ali’yi her andığımızda “kendini bilen, rabbini bilir” sözünü üstüne basa basa tekrar etmişiz.  Lao Tzu’yu hikaye ederken “Başkalarını…

  • Felsefe

    Bir fikre Mutlak Gerçek gibi sarıldığında…

    Budha olarak da anılan Siddhartha Gautama, öğretisini yaydığı yıllarda takipçilerine şöyle bir öykü anlattı: ‘Genç yaşında dul kalan bir baba, yaşamını biricik oğluna adamıştı. Yavrusunu evde bırakıp köy dışına işe gittiği bir gün, haydutlar köyü bastılar, tüm evleri yaktılar ve küçük oğlunu kaçırdılar. Dönüşünde bir harabe yığınıyla karşılaşan baba, umutsuzca çocuğunu aradı. Dumanları tüten köyde bir çocuğun yanmış cesedini bulunca, oğlunun kalıntıları sandı. Usulünce bir cenaze töreni hazırladı, cesedi tamamen yaktı, külleri topladı ve bir torbaya doldurdu. Omuzuna astı ve hiç çıkarmadı. Bitmeyecek bir yasa girmişti. Artık gittiği her yere külleri koyduğu torbayı da götürüyordu. Oysa oğlu yaşıyordu ve bir gün haydutların elinden kaçmayı başardı. Günlerce yürüyerek köyün yolunu buldu.…

  • Osho

    Teslimiyet

    “Esas teslimiyet senin içinde gerçekleşir. Senin dışında birisiyle ilgili bir şey değildir. Asıl teslimiyet bir gevşeme, bir güvendir. Dilbilimsel olarak teslimiyet, birisine teslim olmak demektir, ama din yönünden teslimiyet güven, gevşeme demektir. Bir davranıştan ziyade bir yaklaşımdır: Güven yoluyla yaşarsın… Güven, savaşmıyorsun demektir. Teslimiyet, hayatı düşman değil dost olarak görüyorsun demektir… Teslimiyet, birine karşı değildir, bir yaşam biçimidir… İnanç kelimesi çirkindir, güveni göstermez. İnanç neredeyse güvenin tam tersidir. İnanç (belief) kelimesi lief kökünden gelir. Lief arzu etmek, istemek demektir. Şimdi bunu sana açıklayayım. “Merhametli Tanrı’ya inanıyorum” diyorsun. Tam olarak ne diyorsun? “Keşke merhametli bir Tanrı olsa” diyorsun. “İnanıyorum” dediğin anda, “Şiddetle arzu ediyorum” diyorsun ama bilmiyorsun. Biliyorsan, inanç söz konusu…

Araç çubuğuna atla