• Mevlana

    Hiç

    Anlatılanlara göre bir gün Mevlânâ, Şems-i Tebrizî’yi evine davet eder. Şems, Celalettin Rumi’nin evine gider ve ev sahibinin ikramını gördükten sonra ona sorar:– Benim için şarap hazırladın mı?Mevlânâ hayret içerisinde sorar:– Meğer sen şarap içiyorsun, öyle mi?Şems cevap verir:– Evet.Mevlânâ:– Bunu bilmiyordum.– Mademki öğrendin bana şarap ikram et.– Bu gece vakti şarabı nereden bulabilirim?– Hizmetçilerinden birine söyle gidip alsın.– Bu iş yüzünden Tanrı’nın karşısında şeref ve haysiyetim beş paralık olur.– O zaman, git kendin al.– Bu şehirde beni herkes tanır. Ecnebi mahallesine gidip nasıl şarap alabilirim ki?– Eğer bana saygın varsa benim rahatım için bunu yapmalısın. Çünkü ben geceleri şarapsız ne yemek yiyebilir, ne konuşabilir, ne de uyuyabilirim.Mevlânâ, Şems’e olan…

  • Hayat

    Hayatım Sana Olan Aşkımdan Başka Bir Şey Değil

    Gözlerin sorguluyor beni Hüzünlü ve sessiz Düşüncelerime sızmaya çalışarak, Tıpkı ayın okyanusun derinliklerini görmek istemesi gibi… Hiç bir şey saklamadan..hayatımı..apaaçık önüne serdim Bu yüzden çözemiyorsun beni. Eğer…hayatım Sıradan,renkli bir taş olsaydı Onu yüz parçaya bölebilir ve Boynunda taşıman için sana bir kolya yapabilirdim ondan Eğer… o Yuvarlak,kokulu,sıradan,küçük bir çiçek olsaydı Onu…hemen Sapından koparabilir ve Saçlarına iliştirebilirdim. Sen…hüküm sürdüğün krallığın sınırlarından habersizsin. Eğer…hayatım Yalnızca bir zevk anı olsaydı Huzurlu bir gülümseyişte belirebilir ve Sen …onu…anında çözebilirdin. Eğer…o Yalnızca bir keder yumağı olsaydı Berrak gözyaşlarıyla sırrını sessizce açığa vurabilirdi. Ama… Benim hayatım…sana olan aşkımdan başka bir şey değil Ey benim en sevdiğim! Zevkim ve cezam sınırsız Yoksulluğum ve zenginliğim sonsuz… Kalbim…Kendi hayatın…

  • Tasavvuf

    Hakiki Mevlâna Nerede?

    Mahmud Erol Kılıç: Ben Osmanlı’nın kurucu babaları olarak İbn Arabî’yi ve Mevlâna’yı görüyorum Hz. Mevlana ve hayatı hakkında ortaya atılan bazı iddiaları ve Osmanlı döneminde nasıl algılandığını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç ile konuştuk. Halil Solak’ın röportajı. Hz. Mevlâna’nın soyu meselesi çok tartışılıyor. Türk mü, İranlı mı vs. Buradan başlayalım istiyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim: Ancak bu yüzyılın başında moda haline gelmiş bir akım var. Bir insanı değerlendirmek için onun düşünce dünyasının kriterlerini terk edip mensup olduğu kabilenin veyahut ırkın ya da ayakkabı numarasının, saç renginin vs. ne olduğu gibi tamamen ikincil, üçüncül önemi haiz vasıfların öne çıkarılması bir bakıma konuyu esas manasından da uzaklaştırmaktadır.…

  • Tasavvuf

    Nükte

    “eger an turk-i şîrâzî bedest âred dîl-î mârâ be hal-i hinduyeş bahşem semerkand u buhârârâ” Hafız-ı Şirazî “o şirazlı güzel, bize iltifat eder, gönlümüzü alır, aşkımızı kabul eylerse yanağındaki kara bene Semerkand’i de bağışlarız, Buhara’yı da” Bu beyit bir başka tarihi olayla ilgili olarakta bir rivayete konu olduğundan iyi bilinir… Rivayet edildiğine göre, Tîmûr Han 1387’de Şiraz’ı fethettiğinde şehir halkını vergiye bağlamıştır. Hafız-ı Şirazî’ye de bir miktar vergi düşer. Hafız, vergiyi verecek durumda olmadığı için Timûr Han’a giderek iflas ettiğini ve fakir olduğunu söyler. Timûr Han ona söylediği bu beytini hatırlatarak; “semerkand’le buhara iki mamur ve büyük islam şehri. Maşûkunun  yüzündeki bene Semerkant ve Buhara’yı bağışlayan insan müflis olamaz!” deyince;…

  • Tasavvuf

    Simurg Efsanesi

    Mitolojik olduğu aktarılmasına rağmen Simurg efsanesini iyi anlamak  ve sindirmek gerekiyor… Simurg Efsanesi Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir….. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte…

  • Osho

    Yeni insan

    İnsanlık bir yol ayrımına gelmiş durumdadır. Tek boyutlu insanı yaşadık ve tükettik. Artık daha zengin insanlar olmamız gerekiyor. Üç boyutlu olmalıyız. Ben buna üç kelime diyorum. İlk kelime, bilinç. İkinci kelime, tutku. Üçüncü kelime ise, yaratıcılıktır. Bilinç, varoluştur. Tutku, duygu. Yaratıcılık ise, eylem. Benim derin insan vizyonum, bu üçünü bir arada görmektir. Sana gelmiş geçmiş en büyük iç mücadeleyi, tamamlanması en zor görevi veriyorum. Buddha kadar aydınlık, Krishna kadar sevgi dolu ve Michelangelo ya da Leonardo Da Vinci kadar yaratıcı olmalısın. Hepsini aynı anda olmak zorundasın. Ancak o zaman tam tatmine ulaşırsın. Aksi halde içinde hep bir şeyler eksik kalacak. Ve içindeki o eksik parça, seni dengesiz ve tatminsiz kılacak.…

  • Felsefe

    İyilik

    Köyün birinde yaşlı bir ressam yaşıyordu. Olağanüstü güzel resimler yaptığından resimlerinin alıcı çoktu. Müşteri seçer, sanatseverleri bekler, çok da iyi fiyata satardı. Bir gün köyden bir fakir gelip dedi ki : “Yahu senin durumun iyi. Neden kimseye yardım yapmıyorsun. Bak fırıncı fakirlere sıkça bedava ekmek veriyor. Kasap ara sıra bedava et veriyor. Sen neden hiç yardım etmiyorsun?..” Ressam tebessüm etti ama bir şey demedi. Bu fakir bütün köyde sabah akşam ressamın aleyhinde konuşuyor ve ressamı kötülüyordu. Bir gün ressam hasta oldu. Kimse de onun yanına ziyarete gelmedi ve sonunda ressam öldü. Aradan bir kaç gün geçti. Ama artık ne fırıncı ekmek veriyordu fakirlere, ne de kasap et. Sordular; “Neden fakirlerin…

  • Felsefe

    Bilmek istiyorum

    “Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Özlediğin, arzuladığın şeylerin hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini, bilmek istiyorum. Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, aptal gibi görünme riskini göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum. Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan kederlerimizle yüzleşip yüzleşemeyeceğini bilmek istiyorum. Yüreğin doğanın ritmi ve yaşama sevinciyle dolu bir sevdanın sınırlarına vardığında, o sınırları feda edip edemeyeceğini bilmek istiyorum. Anlattığın hikâyenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi ruhuna ihanet etmemek için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını bilmek istiyorum. İhaneti göze aldığın her seferinde, sonuçlarını ayakta karşılayıp karşılayamayacağını bilmek istiyorum. ‘Güven’ kelimesinin senin için ne ifade ettiğini bilmek istiyorum. Bazen sana karanlık…

  • Felsefe

    Bu tohumu siz ekebilir misiniz?

    Bir zamanlar Çin’de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı… Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator’un karşısına çıkardılar. Hırsız İmparator’u görünce ona şöyle dedi; “Değerli efendim, çok açtım, dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak…” İmparator dudak büker; “Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?” Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve; “Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz..” İmparator kahkaha atarak; “Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni..” dedi. Yoksul adam; “Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım… Bu tohumu ancak, ömründe hiç çalmamış, başkalarına…

  • Hayat

    Şimdi yaşamak zamanı

    Yemek de boş, içmek de… hatta yeri gelmeden sevişmek de… Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü… tam zamanında söylemelisin sevdiğini… gözlerinin içine baka baka. Tam zamanında açmalısın kapını… hayatına girmek isteyenlere… Tam zamanında çıkarmalısın… sevginden şımarmaya başlayanları. Tam zamanında affetmelisin kardeşini… biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını… seni gecenin üçünde arayıp da… kafasının iyi olduğunu söylediğinde. Tam zamanında bağırmalısın… acıyınca bir yerin… Tam zamanında gülmelisin… Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde. Tam zamanında bırakmalısın içmeyi… son kadeh bozacaksa seni… ve üzeceksen birilerini ertesi gün hatırlamayacaksan. Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli. Tam zamanında ölmelisin… ıskalamak istemiyorsan hayatı. Haydi şimdi kalk bakalım… silkin şöyle bir At üzerinden hayatın yorgunluğunu… vakit zannettiğinden daha az. Haydi…

Araç çubuğuna atla