Tag Archives: inanç

Adam…

“Derler ki; adamın biri, Müslüman mezarlığına ölü bir köpeği defnetti. Görenler onu, zamanın kadısına şikayet ettiler. Kadı adamı çağırdı ve işin doğrusunu sordu. Adam: -Doğrudur, öyle yaptım, çünkü; köpeğin bana vasiyeti böyleydi, onun vasiyetini yerine getirdim, dedi. Kadı: -Sen bizim

Başarıya götüren yol

‘Aykırı profesör’ elinde bir fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı. Kutunun hava almadığı açıktı. Salona dönerek: -“Bu kutuya iki gün kimse dokunmayacak dokunan bu dersi geçemez!..” dedi ve salondan

Siz tüm atalarınızın hayalisiniz

Ailenin ‘Kara Koyunu’ adı verilen uyumsuz/aykırı/sıra dışısı aslında soy ağacı için çıkış/kurtuluş yollarının arayıcısıdır. Aile kurallarına ya da geleneklerine uyum sağlamayanlar, inançları, aile değerlerini alt-üst edenler, aile tarafından işaretlenmiş yolların tersine gidenler, eleştirenler, reddedilmeye, yalnızlaştırılmaya rağmen ezber bozanlar… İşte onlar

Aşık mı üstündür yoksa Maşuk mu? Lütfen insaf edilip fetva verile!

Şeyhu’l İslam Ebû Suud Efendinin soru zembiline şu soru bıraklır; “Âşık mı üstündür yoksa Mâşuk mu? Lütfen insaf edilip fetva verile!” El-cevap: “Azizim! Mâlumdur ki âşık kelimesi iki gözlü harfle yazılır. ‘Ayn’la ve ‘Kaf’la. Binaenaleyh âşık iki gözle bakar ve

Dua

“Tanrım, beni senin barışının bir aracı yap, Nefretin olduğu yerde sevgi tohumları atayım, Yaranın olduğu yerde, bağışlama, Huzursuzluğun olduğu yerde birlik, Şüphenin olduğu yerde inanç, Yanlışın olduğu yerde doğru, Umutsuzluğun olduğu yerde umut, Üzüntünün olduğu yerde neşe, Karanlığın olduğu yerde

Derdi olan neylesin

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye

Şükür

İsa (a.s) bir ağacın altında dua eden birini görür, dikkatlice baktığında, adamın ayaklarının sakat olduğunu, iki gözünün de görmediğini anlar. Vücudunda ise baras hastalığı olduğunu görür.Ama adamın bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmışcasına dua ettiğini fark eder. “Ey nice

40 Yaş

Yaşamda bir ritim vardır. Ve kırklarına geldiğinde yeni bir boyut, manevi bir boyut ortaya çıkar. Eğer bunu doğru bir şekilde ele alamazsan, eğer ne yapacağını bilmiyorsan hasta olacaksın, huzursuz olacaksın. İnsanlığın tüm gelişimi bir süreklilik arz eder. Şayet bir adımı

Ne ekersen onu biçersin

Kızılderili Şef Geronimo… Yalan Tohumdur. Bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki o da bire kırk verir. *** Bilgi de tohumdur. Bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri Bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.

Cefayı düşünmeyen âşıkın hikayesi

İşittim ki, bir pir, sabaha kadar ibadetle meşgul olduktan sonra, seher vakti elini kaldırıp Cenabı Haktan hacet dilemiş. Pirin kulağına: «Dilediğin olamaz. Bu kapıda senin duan makbul değildir. Var, başının çaresine bak. Fakat ruhunda izzeti nefis yok ise yalvar, dur»

Araç çubuğuna atla