Tag Archives: Kapı

Kendini Düzelt ki Her şey Düzelsin

Bir keresinde Hz. Süleyman’ın tahtına tersinden bir rüzgar esti. O da: – Ey rüzgar doğruluktan ayrılmasana, diye onu ikaz etti. Rüzgâr: – Ey Süleyman, asıl sen doğruluktan ayrılma. Sen doğru oldukça ben ters esemem, karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir

İnsanı insan yapan nedir

“Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine

Dost’a

Sevgi her iki canda da kendini gösterince, kalpler karşı karşıya gelen iki ayna gibi olur, birinde ne varsa öbüründe de o görülür. İşte o zaman kim aşık, kim maşuk belli olmaz. Allah ile kul arasındaki aşk da böyledir: ‘Allah (c.c.)

İnsanlar Vardır

İnsanlar vardır; Gelip geçerler hayatlarımızdan.. Kimi hiçbir iz bırakmaz ardından, Kimi hafifçe okşar ruhumuzu, Kimi de hüzün bırakır ardından.. İnsanlar vardır; Usulca sokulurlar içimize, Sonsuzcasına orada kalsın isteriz.. Bazıları serap gibidir, Yokluğunda hayalleridir gerçeğimiz… İnsanlar vardır; Su gibi aziz, su

İlahi aşk nedir? Aydınlanmış bir insan aşkı nasıl yaşar?

Soru: İlahi aşk nedir? Aydınlanmış bir insan aşkı nasıl yaşar? Aşk her zaman ilahidir; onun için ‘ilahi aşk’ terimi anlamsızdır. Aşk varsa, ilahidir, ama zihin kurnazdır. Zihin der ki; “Aşkın ne olduğunu biliyoruz. Bilmediğimiz ilahi aşkın ne olduğu.” Oysa biz

Kabul

Cüneyd-i Bağdâdî yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu: “Zekât olarak dayın Sırrî-yi Sekâtî’ye birkaç gümüş göndermiştim, almamış. Kıymetli ömrümü, Allah adamlarının, beğenip almadığı gümüşler için geçirmiş olduğuma ağlıyorum.” dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; “Babacığım, parayı ver ben götüreyim.”

From the Stories of Chuang Tzu…

“he who rules men, lives in confusion; he who is ruled by men lives in sorrow. yao therefore desired neither to influence others nor be influenced by them. the way to get clear of confusion and free of sorrow is

Aranan Arayandır

Duyularımızın hepsi dışa dönük. Gözler dışa açılıyor, eller, bacaklar dışa doğru hareket ediyor, kulaklar dışarıdaki sesleri dinliyor. Sahip olduğun her şey dışa doğru açılıyor; beş duyu dışa dönük. Aramaya oradan başlıyorsun; gördüğün, hissettiğin, dokunduğun şeylerden. Duyuların ışığı dışa çevrili ve

Öğrenciler; Gelirler ve Genellikle de Giderler

Yeni müritler genellikle başkalarına karşı yapılan ayrıntılı eleştirilerde Sri Yukteswar’a katılırlardı. Guru gibi bilge olmak! Bilinçsiz aleyhtarlık modelleri! Fakat saldırıya geçen, savunmasız kalmamalı. Eleştirici öğrencilerin bizzat kendileri, Usta herkesin önünde , kendi analitik oklarından birkaç tanesini onlara doğru fırlatınca aceleyle

Her şey gibi Mucizelerinde bir bedeli vardır!

Onların gelecekleri yoktur, dönüp tekrar tekrar yaşadıkları geçmişleri vardır… Hz.Salih peygamber olarak gönderilmiş Semud kavmine. “Ey Kavmim” demiş, “« Ey kâvmim, Allah’a kulluk ediniz! O Allah ki, sizin icin O’ndan başka ibâdetedecek hiç bir ilâh yoktur.” Mucize istemiş semudlular, “Mesela

Araç çubuğuna atla