• Osho

    Aydınlanma

    Aydınlanma doğal olanın ötesinde bir şey midir? Aydınlanma doğanın ta kendisidir. Ancak bu asla böyle ifade edilmemiştir; tam tersine insanların zihinleri,onlara “doğaüstü” gibi güzel isimler verilerek doğaya karşı hedefler yaratılarak kirletilmiştir. Ve insan bu tuzağa çok basit bir neden yüzünden düşmüştür: Sen zaten doğal olanın içindesindir. O bir heyecan değildir ve o bir meydan okuma değildir ve o senin egonu kanıtlayacağın bir çağrı değildir. O uzaktaki bir yıldız değildir. Zihin kendi besini için çok zor, neredeyse imkânsız bir şey ister. Sadece imkânsız bir şeyi başarabilirsen özel birisi olduğunu hissedebilirsin. Aydınlanma bir yetenek değildir. Bu kişinin doğuştan bir bilim adamı, şair, ressam olması gibi değildir; bunlar yetenektir. Aydınlanma basitçe, herkesin yaşamının kaynağının ta kendisidir. Evinin dışına dahi…

  • Osho

    Yeni insan

    İnsanlık bir yol ayrımına gelmiş durumdadır. Tek boyutlu insanı yaşadık ve tükettik. Artık daha zengin insanlar olmamız gerekiyor. Üç boyutlu olmalıyız. Ben buna üç kelime diyorum. İlk kelime, bilinç. İkinci kelime, tutku. Üçüncü kelime ise, yaratıcılıktır. Bilinç, varoluştur. Tutku, duygu. Yaratıcılık ise, eylem. Benim derin insan vizyonum, bu üçünü bir arada görmektir. Sana gelmiş geçmiş en büyük iç mücadeleyi, tamamlanması en zor görevi veriyorum. Buddha kadar aydınlık, Krishna kadar sevgi dolu ve Michelangelo ya da Leonardo Da Vinci kadar yaratıcı olmalısın. Hepsini aynı anda olmak zorundasın. Ancak o zaman tam tatmine ulaşırsın. Aksi halde içinde hep bir şeyler eksik kalacak. Ve içindeki o eksik parça, seni dengesiz ve tatminsiz kılacak.…

  • Felsefe

    Yol, yolcu, yolculuk

    Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma… Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal… “En doğru yol: En dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. aldırma… Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle…

  • Yoga

    Surya Namaskar

    Surya Namaskar, Vedik Çağ’ın aydınlanmış bilgeleri tarafından kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.  Güneş, spiritüel farkındalığı sembolize eder. Ve  mitolojik antik dönemlerde, günlük olarak güneşe dua /teşekkür/ibadet edilirdi. Yogada güneş, Pingala veya Surya Nadi ile, yaşamsal hayat veren gücü taşıyan pranik kanallar ile, temsil edilir. Önemli not: Bu dinamik asanalar grubu zaman içinde orijinal asana grubuna eklemeler yapıldığı için hatha yoga pratiğinin geleneksel kısmı olarak kabul edilmez. Bununla birlikte, vücudun tüm eklem, kas ve iç organlarının gevşemesi, esnemesi, masajı ve güçlenmesi için etkili bir yoldur. Surya Namaskar; asana, pranayama, mantra ve meditasyon tekniklerini içermesi sebebiyle; başlı başına tam bir Sadhana, spiritüel pratiktir. Sabah pratiğine başlamak için mükemmel bir asana grubudur. Surya Namaskar’ın, Pingala…

  • Felsefe

    Gerçekten öğrenmek isteyen herkese öğretirim. Benimle gel

    “Bir gün Buda bir köyden geçiyordu. Çok sinirli ve terbiyesiz genç bir adam gelip ona hakaretler etmeye başladı” “Diğerlerine öğretme hakkın yok” diye bağırdı. “Sen de diğer herkes kadar salaksın. Sen tamamen sahtesin” Buda bu hakaretler yüzünden üzülmedi. Tam tersine genç adama şunu sordu: “Söyle bana, eğer birisine bir hediye alırsan ve o kişi bu hediyeyi kabul etmezse, o zaman bu hediye kime ait olur?” Adam böylesine garip bir soru karşısında şaşırdı ve cevap verdi: “Bana ait olur çünkü hediyeyi ben aldım.” Buda gülümsedi ve şöyle söyledi: “Bu doğru. Ve aynısı senin öfken için de geçerli. Eğer bana öfkelenirsen ve ben bundan rencide olmazsam, öfke geri sana kalır. O zaman…

  • Yoga

    Surya Namaskar’ın Antik Kökenleri : Güneşi Selamlama

    Yoganın merkezinde öğretmen-öğrenci ilişkisi bulunur. Özgürlüğü öğrenmemiz ustalarımız yoluyla olur. Vedik zamanlarda guru ve shishya (usta ve öğrenci) arasındaki ilişki gayet yakındı, şu andakinden farklı bir şekilde neredeyse aile gibiydiler. Şu anda ise yoga öğrencileri eğitimlere internet üzerinden kayıt olabiliyor, kredi kartı ve PayPal ile ödeme yapabiliyor ve bu eğitimlerini önceden belirlenmiş bir zaman diliminde tamamlayabiliyorlar. Eskiden seçtikleri öğretmenleri tarafından kabul edilecek kadar şanslı olan öğrenciler, öğretmenleri onlara yeterince olgunlaştıklarını söyleyene kadar o ashramda yaşarlardı. Bu zaman zarfında öğrenci öğretmenine odun kesmek, su taşımak, hayvanları ve ekinleriyle ilgilenmek gibi yararlı uygulamalarla ya da ne gerekiyorsa onu yaparak hizmet etmekten sorumluydu. Öğretmen-öğrenci ilişkisi kelimenin tam anlamıyla paha biçilemezdi; ama öğrenci öğretisini…

  • Osho

    Ermiş sadece bir ebedir

    ‘Ermiş sadece bir ebedir. Sana yeni bir doğumdan geçmen, yeniden doğman için yardımcı olur. Ve bir ermiş ile mürit arasındaki ilişki nedir? Müridin güvenmesi gerekir; kuşku duyamaz. Eğer kuşku duyacak olursa kendini ortaya koyamaz. Birinden kuşku duyduğunda büzülürsün; genişleyemezsin. Kuşku duyduğunda… Oradaki bir yabancıdır, bu durumda kendini kapatırsın; açık olamazsın çünkü bu yabancının sana ne yapacağını bilmiyorsun. Onun önünde kendini savunmasız bırakamazsın; kendini korumak ve etrafında bir zırh yaratmak zorundasın. Bir ermişle birlikteyken zırhı tamamen bırakmak zorundasın; bu kesinlikle şarttır. Bir sevgiliyle birlikteyken bile zırhını bir parça taşırsın; sevdiğin kişinin önünde o kadar açık olmayabilirsin. Ama bir ermişle birlikteyken açıklığın bütünsel olması gerekir, yoksa hiçbir şey olmaz. Eğer kendinin çok…

  • Zen

    Doğru Düşünme

    Doğru Düşünme’ye bağlı olan dört uygulama vardır: 1)”Emin misin?” -Yolunuzda uzanan bir halatı yılan zannederseniz bunun peşinden korku tabanlı düşünme eylemi gelir. Algınız ne kadar hatalı olursa düşünüşünüz de o denli hatalı olacaktır. Lütfen “Emin misin?” sözcüğünü büyükçe bir kağıt parçasına yazıp göz önü yerlere asın. Bu soruyu kendinize defalarca sorun. Yanlış algılar hatalı düşünmeye ve gereksiz acılara neden olur. 2)”Ne yapıyorum?” -Bazen “Ne yapıyorsun?” diye sorarım geçmiş ve gelecek hakkındaki düşüncelerinden kurtulup şimdiki ana dönmeleri için öğrencilerime. Burada ve şimdide olmaları için yaparım bunu. Cevap vermek için sadece gülümsemeleri yeterlidir. Yalnızca bu bile onların gerçek varlığını sergiler. 3)”Merhaba Alışkanlık Enerjisi” -Bize zarar veren alışkanlıklarımıza bile bağlı kalma eğilimindeyizdir. İşkoliklik…

  • Osho

    İlişki

    Hiçbir ilişki güvenli olamaz ! Güvenli olmak, ilişkilerin aslî doğasında yoktur. Eğer bir ilişki güvenli ise, bütün çekiciliğini kaybeder. İşte bu bir problemdir. Bir ilişkinin tadına varmak istiyorsan, o ilişki mümkün olduğunca “güvensiz, belirsiz ve sürprizlerle dolu” olmak zorundadır! Onu tamamen güvenli ve belirli kılarsan tadına varamazsın, çünkü büyüsünü ve cazibesini kaybeder. ve zihin bununla da onunla da tatmin olmaz… O yüzden daima çelişki ve kaos içindedir. Hem canlı, hem de güvenli bir ilişki ister ama bu mümkün olmaz. Çünkü CANLI BİR İNSAN, CANLI BİR İLİŞKİ, CANLI HERHANGİ BİR ŞEY ; NE OLACAĞI BELLİ OLMAYAN BİR ŞEYDİR ! Bir sonraki anda ne olacağı bilinemez, BİLİNEMEDİĞİ İÇİN DE DAHA YOĞUN OLUR…

  • Yoga

    Zihni huzura erdirmek

    Bodhidharma Çin’e gitmiş ve Çin İmparatoru onu görmek istemiş. Ve ona “Zihnim çok huzursuz, çok karışık.” demiş. “Sen büyük bir bilgesin ve ben seni bekliyordum. Zihnime huzur getirmek için ne yapmam gerekiyor, söyle.” Bodhidharma, “Hiçbir şey yapmayacaksın.” diye cevap vermiş. “Önce zihnini bana getir.” İmparator sözlerini anlayamamış ve “Ne demek istiyorsun?” demiş. Bodhidharma bunun üzerine, “Sabah saat dörtte burada kimse yokken gel,” demiş. “Yalnız gel ve zihnini getirmeyi sakın unutma.” İmparator bütün gece uyuyamadı. Birçok kez bu fikirden vazgeçti. “Bu adam çok çılgın görünüyor.  ‘Zihninle gel, sakın unutma’ diyerek ne demek istedi acaba?” Ancak adam öylesine büyüleyici, öylesine karizmatikti ki, görüşmeyi iptal edemedi. Onu bir mıknatıs gibi çekiyordu; saat dörtte yatağından fırladı. “Ne olursa olsun, gitmek zorundayım. Bu…

Araç çubuğuna atla