Tag Archives: Mevlana

Hatâda ısrar, helâk olmaya sebeptir

Hatâ, insanın şânındandır. Yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur. Bunun için; “İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hatâ, üçer beşer. Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer” denmiştir. Ahmaklık, hatâda ısrar etmektir. Hatada ısrar etmek ise, helâk olmaya sebeptir. Bunun için İmâm-ı Câfer-i

Kir

Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.Neden sonra,yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.Durumu Hacı Bektaş

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

İbnü’l-vakt

“Sûfî İbnü’l-vakt bâşed der misâl Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl” Hz.Mevlânâ   Sûfî İbnü’l-vakt’tir(vaktin oğludur)¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir.   “O söyleyince¸ hâl¸ onun buyruğu altına girer. O isteyince¸ gölge varlık olan bedenleri can hâline

Kendini Düzelt ki Her şey Düzelsin

Bir keresinde Hz. Süleyman’ın tahtına tersinden bir rüzgar esti. O da: – Ey rüzgar doğruluktan ayrılmasana, diye onu ikaz etti. Rüzgâr: – Ey Süleyman, asıl sen doğruluktan ayrılma. Sen doğru oldukça ben ters esemem, karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir

Kadın

“Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” * Mesnevî, I, 2437 ”Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil”(Mesnevî, I, 2437) ‘kadın, Hak nurudur; sevgili değil…Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.’ (Mesnevî, 1 / 2437-Veled Çelebi Mesnevî Tecümesi1.c, syf.194)    ‘Kadın.Tanrı

Simurg Efsanesi

Mitolojik olduğu aktarılmasına rağmen Simurg efsanesini iyi anlamak ve sindirmek gerekiyor… Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı

Ne Halin varsa görmeye geldim

Ne halin varsa görmeye geldim.. Bendeki “sen”i senle buluşturmaya geldim.. Her şeyimi toparlayıp, yüreğinde gösterdiğin yere kurulmaya geldim.. Misafirliğe değil! Ev sahibi olmaya geldim.. Tüm sözleri çürütüp, seni dinlemeye geldim.. Gözlerimi kör; Gönlümü mest eden bakışlarına gark olmaya geldim.. Kırılan

Gel, Gel Ne Olursan Ol, Gene gel

“Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır”  Hz. Mevlânâ Nice aynı dili konuşan Hindu ve Türk vardır, nice yabancılar gibi iki Türk vardır. Mesnevi – 1/1207. Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir. Mesnevi -1/1208. Gönülden konuşmasız,

Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var.

Ey gönül ! Dikkat et âhir zaman bu ! Nefsine uyup da sûrete aldanma! İblisin bile maşallah dediği kullar var, Seveceksen vefâ nedir takvâ nedir bileni sev ! İçinde cennet saklayan virane kullar var!  Hz.Mevlânâ   Delinin biri camiye girer,

Araç çubuğuna atla