Tag Archives: Mürşid

Ermiş sadece bir ebedir

‘Ermiş sadece bir ebedir. Sana yeni bir doğumdan geçmen, yeniden doğman için yardımcı olur. Ve bir ermiş ile mürit arasındaki ilişki nedir? Müridin güvenmesi gerekir; kuşku duyamaz. Eğer kuşku duyacak olursa kendini ortaya koyamaz. Birinden kuşku duyduğunda büzülürsün; genişleyemezsin. Kuşku

Bir Gören Var…

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri’nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi.

Kabağın da bir sahibi var

Vaktiyle Cavlakiye tarikine mensub olmaya hazırlanan bir derviş berbere gidip: – Vur usturayı Berber efendi, der. … Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir

Marifet

Vaktiyle bir mürid, bir arif kişiye giderek ondan marifet ilmini öğrenmek istemiş. O sırada deniz kenarında bulunuyorlarmış. Arif, ilme talip olana demiş ki: ” Şu kevgiri al, denizden doldur.” Mürit çok denemiş, fakat başaramamış. Kevgiri denize daldırdığında içi su doluyor,

Sır

Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile

Halkın ihtilâfı addan meydana gelir. Fakat mânaya ulaşınca rahatlaşırlar

Sen surete kapılmış yolunu yitirmişsin. Mânayı elden bıraktığın için onu bulamıyorsun. Ona gâh ağaç derler, gâh güneş. Gâh deniz adını takarlar, gâh bulut! Hulâsa o öyle şeydir ki yüz binlerce eseri var. En aşağılık hassası, sahibine ebedî bir hayat bağışlamasıdır.

Gerçeği görmek

Dört tane kurbağa nehrin kenarında nehir boyunca uzanmış bir kütüğün üzerinde otururken kütük aniden bir akıntıya yakalanır ve yavaşça nehirden aşağı sürüklenmeye başlar. En sonunda ilk kurbağa, “Aslında bu kütük en muhteşem kütük. Sanki canlıymış gibi hareket ediyor. Böylesine bir

Bir ustaya Hakiki bağlanmanın Önemi

Anadolu’nun yetiştirdiği en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram (XV. y.yıl) Anadolu kökenli başka birçok bilgin ve ‘erenin de üstadıdır. Bunlardan biri de Fatih’in hocalarından Akşemseddin idi. Akşemseddin Hacı Bayram’a bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası, anlayışı, kavrayışı, en önemlisi

Hiç

Anlatılanlara göre bir gün Mevlânâ, Şems-i Tebrizî’yi evine davet eder. Şems, Celalettin Rumi’nin evine gider ve ev sahibinin ikramını gördükten sonra ona sorar: – Benim için şarap hazırladın mı? Mevlânâ hayret içerisinde sorar: – Meğer sen şarap içiyorsun, öyle mi?

Usta ve Çırak

Bir zamanlar bir yerde iyi bir usta vardı , Yanında bir de çırak , gözleri biraz şaşı . Şaşılık bir özürdür , ne bir suç , ne de bir kusur , Noksanını bilmemek , işte kabahat budur. … Usta bir

Araç çubuğuna atla