• Gurudwara

    İnsanın ölümsüzlük Arayışı 3

    1900 lerden itibaren, insanlığın artan refah seviyesi ile birlikte insanın tüm kültürel üretimlerinin incelenmesi başladığında en ilginç üretimlerden biri olan mitlerde bu incelemeden payın aldı. Bu aşamada mitolojik anlatılarla kronolojik tarihi uzlaştırma girişimleri sırasında ‘yeterli bilimsel temele ulaşılamadığından’ kısa bir süre sonra mitler tarih bilimi incelemesinin konusu olmaktan çıktı. Gökyüzü cisimlerine izafe edilen mitolojinin aslında insanların veya halkların ruhsal sistemlerinin gökyüzüne yansıtılmasından ibaret olup olmadığı hep tartışılagelmiştir. Modern fizik  bize nesnel bilginin tamamen insan öznelliğine dayandığını söylüyorsa, teorik ve deneysel fizikte vardığımız sonuçlar  çelişmiyorsa, zihnimizde işlettiğimiz matematiği gözlediğimiz görünen evrene uyguladığımızda hesaplar tutuyorsa, insanın zihinsel işleyişini gökyüzüne yansıtmadan edemediğini düşünmemiz pek garip kaçmamalı… Yıldızların insan hayatını yönlendirebilecek güce sahip olduğuna…

  • Gurudwara

    İnsanın Ölümsüzlük Arayışı 1

    İnsanoğlu var olduğu günden bugüne kadar hep iki şey için uğraştı; yaşamak ve var olmak. Çünkü insanın en temel çelişkisi ölümle hayat arasında… Doğduğu günden itibaren ölümcül bir hastalığa sahip olan insanoğlu, bunu aşmak için var olduğu tarih boyunca, iki nesneye sahip olmak için uğraşıp durmuş. Biri ölümsüzlüğe çare bir yiyecek, diğeri ise bakırı altına çevirecek bir iksir icat etmek. Biz bu ilk yazıda insanın ölümsüzlük arayışındaki birinci durağı olan, onu ölümsüz yapacak diye inandığı yiyecekten bahsedeceğiz ki tarihin çarkı eski Yunan medeniyetine geldiğinde bu yiyeceğin artık çok bilindik bir adı vardı… Ambrosia Yiyecek, yeryüzündeki hikayemizin başından beri tüm canlılar için hayati önem taşımakta. Hatta insanın anlayışında o kadar derin bir…

  • Felsefe

    Eğer bir şeyi ‘bütün’ olarak görebilirsen

    Yaşamın ne güzel olduğunu görmenin yolu, ona ölümün bakış açısından bakmaktan geçiyor. İkisi birdir. Yaşam ve ölüm yan yana yatarlar birlikte olan sevgililer gibi. Tutuşmuş eller gibi. Sonuçla, yol gibi. “Ölüm bir an.. Gelme olasılığı her an.. Tam da bu yüzden Şimdi söyle, Şimdi sev, Şimdi anla, Şimdi yap, Şimdi yaşa, Şimdi ol… Her şeyin sonu Her an gelebilecekken Yarına güvenme…”

  • Osho

    Ölüm bir yanılsamadır

    Başkalarını ölürken gördünüz; peki ya kendinizi? Peki birinin ölümünü gördüğünüzde onu gerçekten ölürken görüyor musunuz? Tüm görebildiğiniz ve tıp biliminizin tüm görebildiği, ölen kimsenin soluk almadığı, nabzının kaybolduğu ve kalbinin atmadığıdır. Birkaç gün önce Keşmir’in Pakistan işgali altındaki bölgesinde yaşayan bir adam, üçüncü kez ailesini ve arkadaşlarını yanılttı. Yüzotuzbeş yaşında, üçüncü kez öldü. İnsanlar bu duruma oldukça şüpheyle yaklaştılar, çünkü aynı oyunu daha önce de iki kere oynamış, iki kere daha ölmüştü. Doktorlar tarafından öldüğü tespit edilip, rapor yazıldıktan sonra bir anda uyanıp, gözlerini açıp, kahkahalar atmaya başlamıştı. Bu yüzden bu kez öldüğünde, herkes çok dikkatli davrandı. Doktorlar büyük bir dikkatle ölüme ait tüm verileri topladılar; hepsi de hiçbir soru…

  • Osho

    Neden Âşık Olamıyorsun

    İşte bu yüzden âşık olamıyorsun… “İki çeşit ilişki vardır. Birincisi sürekli kavga, korku, nefret ilişkisidir ve bu egoyu meydana getirir. Diğeriyse aşk, şefkat ve anlayış ilişkisidir. Her nerede aşk var ise, orada kavga sona erer ve ego bırakılır. İşte bu yüzden âşık olamıyorsun çünkü aşk; egoyu bırakmak, kendini bırakmak demektir. Aşk; var olmamak demektir. Gerçekten âşık olduğunda egon erir, akıp gitmeye başlar. Ego kuru bir kabuktur etrafını saran, ondan kurtulmak gerekir. Egoyla âşık olamazsın çünkü o bir engeldir. Engeli yıkmak istediğinde ego: ‘Dikkat et, bu ölüm olur’ diyecektir. İşte insanlar bu yüzden aşktan korkuyor. Aşktan bahsediyorlar, aşka dair okuyorlar, aşkı istiyorlar ama aşkın içine giremiyorlar. Egonun ölümü senin ölümün değildir,…

  • Osho

    Yaşam Karşıtı Dinler

    İnsan din adına sömürülmüştür; din adamı ve politikacı tarafından sömürülmüştür. Ve din adamı ve politikacı insana karşı derin bir komplo içindedir. İnsanı sömürmenin yegâne yolu onu korkutmaktır. Bir kez insan korku ile dolu olduğunda o boyun eğmeye hazırdır. Bir kez insan içinde korkudan titrerse kendisine olan güvenini yitirir. O zaman o, herhangi bir aptalca saçmalığa inanmaya hazırdır. Şayet o, kendine güven duyuyorsa bir insanı saçmalıklara inandıramazsın. Unutma, insan asırlardır bu şekilde sömürülmüştür. Sözde dinlerin ticari sırrının hepsi budur: İnsanı korkut, insanı değersiz hissettir, insanı suçlu hissettir, insanın cehennemin kapılarında durduğunu hissettir. İnsanı nasıl bu kadar korkutmalı? Yegâne yol şudur: Hayatı kötüle, doğal olan her şeyi kötüle. Seksi kötüle çünkü o…

  • Meditasyon

    Ölüm Korkusu

    Sevgili OSHO, Ölüm korkusu neden ömrüm boyunca bana eşlik etti ve benim için bunun önemi nedir? Meditasyon ve ölüm oldukça benzer deneyimlerdir. Ölümle birlikte egonuz yokolup geriye yalnızca saf varlığınız kalır. Aynı şey meditasyonda da gerçekleşir: egonun kaybolması ve yalnızca saf oluşun, varlığın varolması. Bu benzerlik öyle derindir ki, kimi insanlar ölümden korktukları gibi meditasyondan da korkarlar. Aynı şekilde meditasyondan korkmadığınız zaman ölümden de korkmazsınız. Meditasyon sizi ölüme hazırlar. Gördüğümüz tüm eğitim yalnızca yaşam için geçerli. Bu eğitimin yalnızca bir yarısını oluşturur, diğer yarısı- ki bu çok daha önemlidir, yaşamın doruk noktasıdır- tarihte varolmuş ve şu anda varolan tüm eğitim sistemlerinde eksiktir. Meditasyon sizi diğer yarıya hazırlar; ölmeden ölümü tanımanıza…

Araç çubuğuna atla