Tag Archives: Seçim

Anahtar

Farz edelim ki elimizde bir anahtar var. Anahtarın kendisine bakarak doğrudan ne işe yaradığını anlamamız veya büyük bir hazineye onun sayesinde ulaşılabileceğini hayal etmemiz mümkün değildir. Anahtarın içinde hazineyle ilgili bir işaret gizli değil; anahtar kendi içinde kapalı. Onu kırar

Hiç

Anlatılanlara göre bir gün Mevlânâ, Şems-i Tebrizî’yi evine davet eder. Şems, Celalettin Rumi’nin evine gider ve ev sahibinin ikramını gördükten sonra ona sorar:– Benim için şarap hazırladın mı?Mevlânâ hayret içerisinde sorar:– Meğer sen şarap içiyorsun, öyle mi?Şems cevap verir:– Evet.Mevlânâ:–

Hayatım Sana Olan Aşkımdan Başka Bir Şey Değil

Gözlerin sorguluyor beni Hüzünlü ve sessiz Düşüncelerime sızmaya çalışarak, Tıpkı ayın okyanusun derinliklerini görmek istemesi gibi… Hiç bir şey saklamadan..hayatımı..apaaçık önüne serdim Bu yüzden çözemiyorsun beni. Eğer…hayatım Sıradan,renkli bir taş olsaydı Onu yüz parçaya bölebilir ve Boynunda taşıman için sana

Hakiki Mevlâna Nerede?

Mahmud Erol Kılıç: Ben Osmanlı’nın kurucu babaları olarak İbn Arabî’yi ve Mevlâna’yı görüyorum Hz. Mevlana ve hayatı hakkında ortaya atılan bazı iddiaları ve Osmanlı döneminde nasıl algılandığını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç ile konuştuk.

Simurg Efsanesi

Mitolojik olduğu aktarılmasına rağmen Simurg efsanesini iyi anlamak  ve sindirmek gerekiyor… Simurg Efsanesi Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği

Aydınlanmaya Dair Korku Nedir?

Herkesin bu kadar çok aydınlanmayı istediğini görüyorum. Aynı zamanda korktuğumuz da bir gerçek değil mi? Kendi varlığımızın içinde rahatlamaktan bizi alıkoyan korku nedir? Pek çok korku vardır, bir tane değil. İlki eğer aydınlanmak istersen psikolojik olarak ölmek zorundasındır. Yeni bir ruhsal

Aydınlanma

Aydınlanma doğal olanın ötesinde bir şey midir? Aydınlanma doğanın ta kendisidir. Ancak bu asla böyle ifade edilmemiştir; tam tersine insanların zihinleri,onlara “doğaüstü” gibi güzel isimler verilerek doğaya karşı hedefler yaratılarak kirletilmiştir. Ve insan bu tuzağa çok basit bir neden yüzünden düşmüştür: Sen

Anadolu’nun Sesi

Fırtınalı, soğuk, berbat bir kış gecesi… Buzlu yollardan geçerek; “Birinci Dünya Savaşı Sonu Hükümeti” nin “önemli kişilerinin” toplantı halinde oldukları binaya gelelim. İşte büyücek bir oda… Ortada bir mermer masa ve çevresinde, Türk milletinin geleceği ile ilgili yaşamsal kararlar almak

Yeni insan

İnsanlık bir yol ayrımına gelmiş durumdadır. Tek boyutlu insanı yaşadık ve tükettik. Artık daha zengin insanlar olmamız gerekiyor. Üç boyutlu olmalıyız. Ben buna üç kelime diyorum. İlk kelime, bilinç. İkinci kelime, tutku. Üçüncü kelime ise, yaratıcılıktır. Bilinç, varoluştur. Tutku, duygu.

Yol, yolcu, yolculuk

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma… Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona

Araç çubuğuna atla