Tag Archives: Sezgi

Ve Tanrı Kadını Yarattı…

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Geçmiş, şimdiki zaman üzerinde en ufak bir güç sahibi değildir

“Geçmiş, şimdiki zaman üzerinde en ufak bir güç sahibi değildir.” “Mutsuzluğun birincil sebebi içinde bulunulan durum değil, sizin bu durum hakkındaki düşüncelerinizdir.” “Kendinizi tanımlama çabalarını bırakın ve başkalarının hakkınızda ne düşündüğünü önemsemeyin. Çünkü sizi tanımladıklarında, yalnızca kendilerini sınırlarlar. Bu da

Eskiden Kadın olmak Daha Kolaydı

Eskiden kadınlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakarlardı. Sadece eşinin geliri düşükse kadın çalışırdı ve çalışan kadına acınırdı. Kadın çalışıyorsa evine bakamıyacağı düşünülürdü, zaten kadın bekarken çalışıyor ise evlenince evinin kadını olurdu. 90’lı yıllara gelindiğinde kadın sadece evde olmak

Marifet

Vaktiyle bir mürid, bir arif kişiye giderek ondan marifet ilmini öğrenmek istemiş. O sırada deniz kenarında bulunuyorlarmış. Arif, ilme talip olana demiş ki: ” Şu kevgiri al, denizden doldur.” Mürit çok denemiş, fakat başaramamış. Kevgiri denize daldırdığında içi su doluyor,

Öğrenmek

Öğrenmek için zaman gerekir, sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir, ama öğrenmenin esası değişmez. Uzakdoğu’da yüzlerce yıldır anlatılan bir hikâyede konu, öğrenmenin değişmeyen esasıdır… Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş.

İyi bir soru

Vernon Benjamin, 1986’da Amerikan Ulusal Bilim Madalyası alan ABD’li bir nörofizyoloji profesörüdür. Bir gün öğrencilerinden biri sınıfta sormuş: ‘Profesör, ben bir inceleme yaptım, Amerika’da üç bin iki yüzün üzerinde nöroloji profesörü var. Madalyayı niye size verdiler?’ Profesör şöyle diyor: “Kesin

Kaderin başına gelenlerle değil, verdiğin tepkilerle oluşur

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu

Anne

Bir annenin karnında iki bebek vardı. Bebeklerden biri diğerine sordu: “Doğumdan sonra yaşama inanıyor musun?” Diğeri cevapladı: “Tabiki de doğumdan sonra yaşam olmalı. Belki burada olmamızın nedeni gelecekte yaşayacaklarımıza hazırlanmak içindir.” “Saçma! ” dedi birincisi. “Doğumdan sonra yaşam yok. Sonra

Zihni huzura erdirmek

Bodhidharma Çin’e gitmiş ve Çin İmparatoru onu görmek istemiş. Ve ona “Zihnim çok huzursuz, çok karışık.” demiş. “Sen büyük bir bilgesin ve ben seni bekliyordum. Zihnime huzur getirmek için ne yapmam gerekiyor, söyle.” Bodhidharma, “Hiçbir şey yapmayacaksın.” diye cevap vermiş. “Önce zihnini

Ne ekersen onu biçersin

Kızılderili Şef Geronimo… Yalan Tohumdur. Bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki o da bire kırk verir. *** Bilgi de tohumdur. Bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri Bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.

Araç çubuğuna atla