Tag Archives: sorumluluk

Olduğu gibi Kabullenme

Temizlik yaptım bugün… Hem de tüm benliğimde Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.. Görmenizi isterdim. Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış inanmazsınız. Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını. Her yere

Önemli Olan

O gün geldiğinde zenginliğiniz, hıncınız kininiz, öfkeleriniz, hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istediklerinizin hiçbir önemi kalmayacak… Öyleyse önemli olan nedir?   Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür? – Önemli olan, ne aldığınız değil, ne verdiğinizdir. – Önemli olan, öğrendikleriniz değil,

40 Yaş

Yaşamda bir ritim vardır. Ve kırklarına geldiğinde yeni bir boyut, manevi bir boyut ortaya çıkar. Eğer bunu doğru bir şekilde ele alamazsan, eğer ne yapacağını bilmiyorsan hasta olacaksın, huzursuz olacaksın. İnsanlığın tüm gelişimi bir süreklilik arz eder. Şayet bir adımı

Ne ekersen onu biçersin

Kızılderili Şef Geronimo… Yalan Tohumdur. Bire kırk verir. Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki o da bire kırk verir. *** Bilgi de tohumdur. Bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri Bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.

Sen olmadığında Aşk gerçekleşir

Aşk için sana gerek yok. Senin varlığın bir engel. Ne kadar yoksan, o kadar iyi. Sen olmadığında aşk gerçekleşir. Aşk yapılamaz. Meditasyon yapılamaz. Coşku, mutluluk, onları başaramıyoruz, çünkü onlar yapılamaz. Onlar eylem değil, onları kullanamazsın, tam tersine kendini salıvermek gerekir.

Hatâda ısrar, helâk olmaya sebeptir

Hatâ, insanın şânındandır. Yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur. Bunun için; “İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hatâ, üçer beşer. Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer” denmiştir. Ahmaklık, hatâda ısrar etmektir. Hatada ısrar etmek ise, helâk olmaya sebeptir. Bunun için İmâm-ı Câfer-i

Dünya denilen yer bir cennet

Bayıldım Uğur Yücel’in söyleşisine… Bir Rum arkadaşıma sevimli bir kız soruyor: “Biz İstanbul’ a 1984’te geldik. Siz ne zaman geldiniz?” Arkadaşım sakince cevaplıyor “3000 yıl önce.” Bu hayatın bizim gibi farkına varmadılar, bunun hazzını çıkaramadılar. Bir Rum evinden gelen bir

Büyük cesaret

Bir insan bütün sorumluluğu kabullendiği zaman, gerçek bir insan olur… Kişi her ne ise sorumlusu odur. İlk cesaret, en büyük cesaret budur. Bunu kabullenmek çok zordur; çünkü zihin sürekli, Eğer sorumlusu sensen, neden yaratıyorsun? diye sorar. Bundan kaçınmak için, hep

Ser verilir, sır verilmez

Hu Dost; Ser gitti, Eyvah Sırda gitti….       Sultanahmet Meydanı’nda Tapu Kadastro Müdürlük  binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın başındaki kitabede  buradan  yatan  kişinin “Ser verip sır vermeyen” Server  Dede olduğu,

Yargılamak ve Aynalamak

Lütfen başkalarını gözlemlemeye çalışmayın bu sizin işiniz değil,eğer onlar eski oyunlarını oynamaya karar verdiyse, eğer eski oyunları oynamak istiyorlarsa, eğer eski oyunları oynamaktan mutlularsa, siz kimsiniz de müdahale ediyorsunuz.Hatta siz kimsiniz ki yargılıyorsunuz. Sürekli bu başkalarını yargılama arzusu atılmalıdır.Bu başkalarına yardım

Araç çubuğuna atla