Tag Archives: Teslimiyet

Öğrenmek

Öğrenmek için zaman gerekir, sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir, ama öğrenmenin esası değişmez. Uzakdoğu’da yüzlerce yıldır anlatılan bir hikâyede konu, öğrenmenin değişmeyen esasıdır… Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş.

Kaderin başına gelenlerle değil, verdiğin tepkilerle oluşur

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu

Anda kalmak

Bir Zen Öğretmeni beş öğrencisinin bisikletleriyle pazardan geldiğini görmüş. Öğrenciler bisikletlerinden indiğinde, öğretmen sormuş: “Niçin bisiklete biniyorsunuz?” Öğrencilerden ilki “Bisiklet, bu patates çuvalını taşıyor. Onları sırtımda taşımak zorunda kalmadığıma memnunum!” diye yanıtlamış. Öğretmen övgüyle “Akıllı çocuksun. Yaşlandığında benim gibi kambur

Yüzük olmayı dileyen taş; ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır

”Üzülme, taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır. ” Hz.Mevlânâ ”Hâzineyi dış âlemde arayan birisi Kendi köklerinden kopmuştur. Köksüz kalınca huzursuz olur; huzursuz olunca zihni zayıflar ve zihni bu hale gelince de Göklerin

Siz tüm atalarınızın hayalisiniz

Ailenin ‘Kara Koyunu’ adı verilen uyumsuz/aykırı/sıra dışısı aslında soy ağacı için çıkış/kurtuluş yollarının arayıcısıdır. Aile kurallarına ya da geleneklerine uyum sağlamayanlar, inançları, aile değerlerini alt-üst edenler, aile tarafından işaretlenmiş yolların tersine gidenler, eleştirenler, reddedilmeye, yalnızlaştırılmaya rağmen ezber bozanlar… İşte onlar

Mutluluk

Savaşları karıncalar da yapar, devletleri arılar da kurar, servet ve zenginliğe hamster da sahip olabilir. Ama senin ruhunun izleyeceği yol başkadır, ruhunun hakkı yendi de onun zarar görmesi pahasına başarılara kavuşacak oldun mu, mutluluk çiçeklerini asla koklayamazsın. Çünkü “mutluluk” denen

Fakrın (muhtaç olma) hakikati nedir?

Birgün Hz. Pîr-i Mevlâna, Sadreddin Konevi ve meşayıhtan bir zat oturuyorlarmış. O zat Hz. Pîr’ e sormuş: -Fakrın (muhtaç olma) hakikati nedir? Hz. Pîr susmuş, bir şey dememiş. Adam sorusunu yinelemiş, ama o yine soruyu suskunlukla karşılamış. Tekrar ısrar edince

Görmek İstemeyenden Daha Kör Kimse yoktur

Günün birinde bir derviş, ustasına; “Efendim ‘ayna olmak’ diye bahsettiğiniz konuyu tam olarak idrak edebildiğimi düşünmüyorum. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz?” der. Usta dervişi dinler ve ertesi sabah onunla göl kenarında buluşmasını ister. Derviş gün ağarmadan yola çıkar. Bu

Tanrı ile Çiftçi

Çok becerikli bir çiftçi, halkın ihtiyacı kadar ürün alamayınca üzüntüsünden Tanrı’ya sitem etmiş: “Sen Tanrısın; Dünya’yı ve biz kullarını da sen yarattın. Bir yıl süre ile beni aksiliklerden koru. Sonunda evrende hiç yoksulluk kalmadığını göreceksin.” Tanrı, çiftçiye bir yıl süre

Korku Nedir

Korku, gölgen kadar yanıltıcıdır, ama vardır. Gölge de vardır yanıltıcı, negatif, ama yok değil ve bazen, gölge sende büyük etkiler bırakabilir. Bir ormanda, karanlık çökerken, kendi gölgenden korkabilirsin. Issız bir yerde, ıssız bir yolda, kendi gölgenden korkup koşmaya başlayabilirsin. Koşuşun

Araç çubuğuna atla