Tag Archives: Teslimiyet

Ser verilir, sır verilmez

Hu Dost; Ser gitti, Eyvah Sırda gitti….       Sultanahmet Meydanı’nda Tapu Kadastro Müdürlük  binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın başındaki kitabede  buradan  yatan  kişinin “Ser verip sır vermeyen” Server  Dede olduğu,

Kar

Manastırın bulunduğu ilde, bir gece, bir yoğun kar yağışı geçer. Sabah tam bele kadar olan karın içinde yürüyerek öğrenciler, meditasyon salonunda toplandılar. Öğretmen öğrencilerini topladı ve dedi ki: – Şimdi bu karla yapmamız gereken şey ne, söyler misiniz bana? Birinci

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Bhagavadgītā

Hinduların Kutsal Kitabı Yedi yüz beyitten oluşan, temiz ve akıcı Sanskritiyle birçok Hint kutsal kitabı arasında özel bir yeri olan Bhagavadgītā, Veda döneminin Güneş tanrılarından Vishnu’yu, çoban tanrı Krishna’yı, Upanishadların Brahma felsefesini ve daha başka birçok unsuru bir potada eritmiş

Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum

Hicretin 40 yılında Ramazan ayının 21.günüydü. Üç günlük sekarat halinin nihayetine gelirken son sözleri; “Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum…” olmuştu. Kâbe’de doğan yegâne insan, Kâbe’nin Rabbine kavuşmuştu gayrı. Evet; O, “Secdegâh Şehidi Hazreti Ali” idi. Ömrü, Peygamber Efendimizin (sav) ömrünce

Kadın

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Allah Rızası

İmam-ı  Şibli hazretleri (861-946) yaşadığı dönemde sevilen sayılan bir zattır. Onu gıyabında tanıyan ve muhabbet besleyen bir fırıncı var. Bir gün İmam-ı Şibli hazretleri kendisine gıyaben muhabbet besleyen fırıncının şehrine yolu düşer. Sabahleyin fırıncıya uğrar, parası yok karnı açtır. Fırıncıdan,“Allah

Karadut ve Yaprağı

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe, delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini

Bilgelik Nedir

Bilgelik bilgi değildir. Bilgili insan onu göremez, o kördür. Onu sadece masum insan görebilir, sadece bir çocuk, hiçbir şey bilmeyen biri, bilmeme halinden hareket eden biri bilgeliğin ne olduğunu bilebilir. Bilgeliğin bilgiyle alakası yoktur, hiç yoktur; masumiyetle alakası vardır. Bilgeliğin

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

Araç çubuğuna atla