Tag Archives: Yakınlık

İki Değil

Hz. Fatıma, ‘-Ya Ali’ Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana” der. Hz. Ali’nin sadece altı dirhemi vardır. Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür. Hz Ali: “Niçin kavga ediyorsunuz? Şu

Hakikat ve Hikayenin Hikayesi

Bir zamanlar yaşlı bir kadın varmış. Zamandan daha yaşlıymış bu kadın. Saçları bembeyaz ve upuzun, tırnakları uzun ve kıvrık, memeleri karnına kadar sarkmış, derisi buruş buruşmuş. Tüm çıplaklığı ile insanların arasında gezer dururmuş bu yaşlı kadın. Sokak sokak, şehir şehir,

İlişki

Hiçbir ilişki güvenli olamaz ! Güvenli olmak, ilişkilerin aslî doğasında yoktur. Eğer bir ilişki güvenli ise, bütün çekiciliğini kaybeder. İşte bu bir problemdir. Bir ilişkinin tadına varmak istiyorsan, o ilişki mümkün olduğunca “güvensiz, belirsiz ve sürprizlerle dolu” olmak zorundadır! Onu

Bu bir şey verme meselesi değildir, bu vermekle ilgili bir meseledir.

“…Bir samuray, bir kış günü Eisai’nin tapınağına geldi ve bir ricada bulundu: “Ben hasta ve yoksulum” dedi, “ve ailem açlıktan ölüyor. Lütfen efendim bize yardım edin.” Emekli maaşına bağlı olarak yaşayan Eisai’nin hayatı zorluklarla doluydu ve verebilecek hiçbir şeyi yoktu.

Ve Tanrı Kadını Yarattı…

Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi.

Tanrı’yı bilenler onu tanımlamaz. Tanrı’yı tanımlayanlar onu bilmez. Hallac-ı Mansur

Bengal’deki bir köyde yaşayan dul bir kadın, oğlunu yaşadıkları evden çok uzakta olan bir okula göndermiş ancak otobüs ücretini ödeyecek parası yokmuş. Çocuğun okula gidebilmesi için ormanın içinden yürüyerek kendi başına geçmesi gerekiyormuş. Annesi, oğluna cesaret vermek için şöyle demiş:

Öğrenmek

Öğrenmek için zaman gerekir, sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir, ama öğrenmenin esası değişmez. Uzakdoğu’da yüzlerce yıldır anlatılan bir hikâyede konu, öğrenmenin değişmeyen esasıdır… Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş.

Mutluluk

Savaşları karıncalar da yapar, devletleri arılar da kurar, servet ve zenginliğe hamster da sahip olabilir. Ama senin ruhunun izleyeceği yol başkadır, ruhunun hakkı yendi de onun zarar görmesi pahasına başarılara kavuşacak oldun mu, mutluluk çiçeklerini asla koklayamazsın. Çünkü “mutluluk” denen

Rivayet muhtelif ama maksat Bir

lkbahar gelince gül uykudan uyanır, kırmızı elbiseler giyer. Ben güle o elbiseleri kimin giydirdiğini biliyorum. Bahar gelince söğütler de uyanır, yaya olarak gelirler, ırmağın kenarında namaz kılacaklarmış gibi saf haline girerler. Onlar da bütün varlıklar gibi kadere boyun eğmişlerdir. Kaza

Herşeyin bir sebebi vardır…

Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden sağ kurtulan adamı dalgalar, küçük, ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarmasını için Allah’a yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı.  Ama ne gelen oldu, ne

Araç çubuğuna atla