Tag Archives: Zeka

Hatâda ısrar, helâk olmaya sebeptir

Hatâ, insanın şânındandır. Yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur. Bunun için; “İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hatâ, üçer beşer. Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer” denmiştir. Ahmaklık, hatâda ısrar etmektir. Hatada ısrar etmek ise, helâk olmaya sebeptir. Bunun için İmâm-ı Câfer-i

Dünya denilen yer bir cennet

Bayıldım Uğur Yücel’in söyleşisine… Bir Rum arkadaşıma sevimli bir kız soruyor: “Biz İstanbul’ a 1984’te geldik. Siz ne zaman geldiniz?” Arkadaşım sakince cevaplıyor “3000 yıl önce.” Bu hayatın bizim gibi farkına varmadılar, bunun hazzını çıkaramadılar. Bir Rum evinden gelen bir

Dil

Bir söz senin içine işlediği zaman, zihninde farklı bir iklime, farklı bir yaklaşıma, farklı bir vizyona neden olur. Aynı şeye başka bir isimle hitap et, ve göreceksin: Bir şey hemen değişir. Duygusal kelimeler var ve zihinsel kelimeler var. Zihinsel kelimeleri

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Yargılamak ve Aynalamak

Lütfen başkalarını gözlemlemeye çalışmayın bu sizin işiniz değil,eğer onlar eski oyunlarını oynamaya karar verdiyse, eğer eski oyunları oynamak istiyorlarsa, eğer eski oyunları oynamaktan mutlularsa, siz kimsiniz de müdahale ediyorsunuz.Hatta siz kimsiniz ki yargılıyorsunuz. Sürekli bu başkalarını yargılama arzusu atılmalıdır.Bu başkalarına yardım

Allah Rızası

İmam-ı  Şibli hazretleri (861-946) yaşadığı dönemde sevilen sayılan bir zattır. Onu gıyabında tanıyan ve muhabbet besleyen bir fırıncı var. Bir gün İmam-ı Şibli hazretleri kendisine gıyaben muhabbet besleyen fırıncının şehrine yolu düşer. Sabahleyin fırıncıya uğrar, parası yok karnı açtır. Fırıncıdan,“Allah

Bilgelik Nedir

Bilgelik bilgi değildir. Bilgili insan onu göremez, o kördür. Onu sadece masum insan görebilir, sadece bir çocuk, hiçbir şey bilmeyen biri, bilmeme halinden hareket eden biri bilgeliğin ne olduğunu bilebilir. Bilgeliğin bilgiyle alakası yoktur, hiç yoktur; masumiyetle alakası vardır. Bilgeliğin

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

Niye Ben

Dünyaca ünlü tenisçi Arthur Ashe hastalandığında dünyanın her köşesindeki hayranlarından gelen mektuplardan bir tanesi şöyle soruyordu: “Neden Allah böylesine kötü bir hastalık için seni seçti?” Arthur Ashe buna şu cevabı verdi: “Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5

Niyet…

Bizim çocukluğumuzda oduncular  ormana giderken baltalarını bir beze sarıp hasırdan örülmüş zembillerinde taşırlardı. Ormana vardıklarında kesim vaktinin geldiğini düşündükleri ağacı önce elleriyle bir sever, sıvazlar, sonra bir başkasına geçer, sonra bir başkasına geçerlerdi. Sonra birden bir ağaçta karar kılarlardı. Çocuk

Araç çubuğuna atla