Tag Archives: Zihin

Sen verdiğin tepkilersin

Birisi Lieh-tzu’ya şu şekilde bir soru sordu: “Niçin boşluğa değer veriyorsunuz?” Lieh-tzu da “Çoğu insan övülmekten hoşlanır. Onlar becerileriyle tanındıklarında kendilerini iyi hissederler. Ancak bağlılıklarımızdan boşalmamızın ve takdir, onaylanmak ya da onaylanmamaktan kurtulmamız gerektiğini hissediyorum. Uzun vadede üzülecek çok az

Geçmiş, şimdiki zaman üzerinde en ufak bir güç sahibi değildir

“Geçmiş, şimdiki zaman üzerinde en ufak bir güç sahibi değildir.” “Mutsuzluğun birincil sebebi içinde bulunulan durum değil, sizin bu durum hakkındaki düşüncelerinizdir.” “Kendinizi tanımlama çabalarını bırakın ve başkalarının hakkınızda ne düşündüğünü önemsemeyin. Çünkü sizi tanımladıklarında, yalnızca kendilerini sınırlarlar. Bu da

Renklerin Ustası

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış, Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu ‘Renklerin Ustası’ anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini

Kendini Bilmek

“Sultanın biri, zamanı geldiğinde kendi yerine geçecek şehzadesini, biricik oğlunu sırlı ilimlerle ilgilenen bir topluluğa verir. Niyeti oğlunun astroloji, fal gibi bilgileri öğrenip, gaipten haber verme, geleceği tahmin etme gibi bilgilerle yetişmesini sağlamaktır.  Böylelikle oğlu ileride tahta çıktığında, çok daha

Öğrenmek

Öğrenmek için zaman gerekir, sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir, ama öğrenmenin esası değişmez. Uzakdoğu’da yüzlerce yıldır anlatılan bir hikâyede konu, öğrenmenin değişmeyen esasıdır… Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş.

Kaderin başına gelenlerle değil, verdiğin tepkilerle oluşur

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu

Anne

Bir annenin karnında iki bebek vardı. Bebeklerden biri diğerine sordu: “Doğumdan sonra yaşama inanıyor musun?” Diğeri cevapladı: “Tabiki de doğumdan sonra yaşam olmalı. Belki burada olmamızın nedeni gelecekte yaşayacaklarımıza hazırlanmak içindir.” “Saçma! ” dedi birincisi. “Doğumdan sonra yaşam yok. Sonra

”Nasıl susamış bir dudak suyu ararsa, su da susuzluğunu dindireceği bir dudak arar. Hz. Mevlânâ”

Buda çok sıcak bir yaz günü bir köyden diğerine giderken susadı. Artık yaşlanmıştı ve bu nedenle müridi Ananda’ya seslendi: “Ananda. Üzgünüm ama geri gitmen gerek. İki ya da üç mil geride küçük bir dere var. Ben çok susadım. Git ve

Halkın ihtilâfı addan meydana gelir. Fakat mânaya ulaşınca rahatlaşırlar

Sen surete kapılmış yolunu yitirmişsin. Mânayı elden bıraktığın için onu bulamıyorsun. Ona gâh ağaç derler, gâh güneş. Gâh deniz adını takarlar, gâh bulut! Hulâsa o öyle şeydir ki yüz binlerce eseri var. En aşağılık hassası, sahibine ebedî bir hayat bağışlamasıdır.

Gerçeği görmek

Dört tane kurbağa nehrin kenarında nehir boyunca uzanmış bir kütüğün üzerinde otururken kütük aniden bir akıntıya yakalanır ve yavaşça nehirden aşağı sürüklenmeye başlar. En sonunda ilk kurbağa, “Aslında bu kütük en muhteşem kütük. Sanki canlıymış gibi hareket ediyor. Böylesine bir

Araç çubuğuna atla