• Osho

    Kalbin Şiirselliği

    Kafanın zekâsına zekâ bile denemez; o bilgili olmaktır. Kalbin zekâsı ise zekâdır, mevcut olan yegâne zekâdır. Kafa yalnızca bir toplayıcıdır. O her zaman eskidir, o asla yeni değildir, hiçbir zaman orijinal değildir. O belirli amaçlar için iyidir: Dosyalamak için mükemmeldir! Ve hayatta kişi buna gereksinim duyar; pek çok şeyin hatırlanması mecburidir. Zihin, kafa biyolojik bir bilgisayardır. Ona bilgi yüklemeye de devam edebilirsin ve ne zaman ihtiyaç duyarsan onu oradan çıkarabilirsin. O matematik için, hesap yapmak için iyidir, günü birlik hayat, ticaret hayatı için iyidir. Ama şayet bunun hayatın tümü olduğunu düşünüyorsan aptal olarak kalacaksın. Hiçbir zaman hissetmenin güzelliğini ve kalbin lütuflarını bilemeyeceksin. Sadece kalp aracılığıyla hayat bulan zarafeti, kalp aracılığıyla…

  • Felsefe

    Olmak Ya da Olmamak 3

    Osho, sizin öğretileriniz ve doktrininiz nelerdir? Ben bir doktrin öğretmiyorum. Doktrin öğretmek anlamsızdır. Ben bir filozof değilim; zihnim felsefi değil. Felsefe insanı hiçbir yere götüremez, götüremedi de. Düşünen, sorular soran zihin öğrenemez. Bir sürü doktrin mevcut. Ama her doktrin bir uydurmadır. İnsanların yarattığı bir kurgudur. Bir keşif değil bir icattır. İnsan beyni sonsuz sistemler ve doktrinler yaratacak kapasitededir. Ne var ki gerçeği teoriler yolu ile bilmek imkansızdır. Tıka basa bilgilerle dolmuş bir zihin cahil kalmaya mahkumdur. Aydınlanma bilginin bittiği noktada gelir. İki olasılık vardır: Ya bir şey üzerinde düşünürüz ya da ona varoluşçu yoldan yaklaşırız. Bir insan ne kadar çok düşünürse, bulunduğu yerden ve andan o kadar uzaklaşır. Bir şeyin…

  • Hayat

    Yaşamak

    Hayat, deneme yapmaya izin vermeyen bir oyundur. Perde kapanmadan, oyun alkışsız bitmeden şarkı söylemelisiniz, gülmelisiniz, ağlamalısınız, dans etmelisiniz ve hayatının her anını yoğun bir şekilde yaşamalısınız. Gülümseyin! Ama o gülümsemenin arkasına saklanmayın. Bu ne olduğunuzu gösterir. Korkusuz… Gülümsemenin hayalini kuran insanlar var. Benim gibi. Gidin ve yaşayın! Deneyin! Hayat, yaşama girişiminde çıkagelir. Her şeyden önce sevin. Her şeyi ve herkesi sevin. Dünyanın pisliğine gözlerinizi kapamayın, açlığı görmezden gelmeyin. Başarısızlığı unutun gitsin, ama çok geçmeden bununla mücadele etmek için bir şeyler yapın ve kendinizi aciz hissetmeyin Araştırın! Herkeste ve her şeyde neyin iyi olduğunu bulmaya çalışın. Hayat ve insanlar…bunları yaşama nedeniniz yapın. Sizden farklı düşünen insanları anlayın, onları eleştirmeyin Arkanıza bakın,…

  • Osho

    İki Zihin

    İKİ ZİHİN Zihin tek değildir. O yüzden zihinde gördüğün her şey aslında çifttir. Bu tıpkı prizmaya giren beyaz ışın gibidir. Anında yedi renge bürünür ve gök kuşağı ortaya çıkar. Prizmaya girmeden önce, o tek renkti… Dünya bir gökkuşağı, zihin bir prizma ve varlık ise beyaz ışındır. Modern bilim çok önemli bir gerçeği ortaya çıkarttı. Bu yirminci yüzyılın en büyük keşiflerinden biri. Bu keşif, senin bir değil iki zihne sahip olduğundur. Beynin iki yarı küreye ayrılmıştır. Sağ lop ve sol lop. Sağ lop, sol elle ilişkilidir. Sol lop ise sağ elle. Çapraz. Sağ lop sezgiseldir. Mantıksız, muhakemesiz, şairane, platonik, yaratıcı, romantik mistik, ve dindar. Sol lop ise mantıklı, rasyonel, matematiksel, Aristo’vari,…

  • Osho

    Zihin Her Zaman Daha Fazlasını İster

    Zihin her zaman daha fazlasını ister, o bir dilencidir. Çok eski bir hikâye anlatacağım… Bir dilenci sarayın kapısını çaldı. Şans eseri tam da kral bahçedeki sabah yürüyüşünden geliyordu. Bu yüzden kapıyı kendisi açtı. Dilenci, “Görünen o ki bu senin için şanslı bir gün” dedi. Kral da “Benim için mi, senin için mi?” dedi. Dilenci, “Bugünün sonunda bu anlaşılacak. Ben bir dilenciyim ve senden sadece tek bir şey istiyorum. Şu dilenci tasına sahibim; istediğin herhangi bir şeyle onu doldurabilir misin?” dedi. Dilenci biraz garip görünüyordu, gözleri mistiklerinki gibiydi; onun konuşması dilencininki gibi değil bir imparator gibiydi. Onun tüm aurası muazzam bir otoriteden oluşuyordu. Kral vezirine dilencinin tasını altın paralarla doldurmasını emretti.…

  • Gurudwara

    Kobra Etkisi

    1940 Hindistan’ı. İngiliz hükümetinin Hindistan yönetimini elinde tuttuğu dönemler. İngiliz Sömürge yönetimi bu dönemde kobralardan çok çeker. Çok fazla yılan sokma vakası bildirilmektedir. Sömürge Hükümeti kobralara karşı savaş başlatır. Ne var ki İngilizler yılanlarla haşır neşir oldukça daha çok İngiliz kobra zehiriyle tanışır. Bunu fark eden “zeki” bir İngiliz neden biz uğraşıyoruz?  Kobra kafası getiren Hintli’ye ödül verelim olsun bitsin.” der. Bunun üzerine kampanya başlar. Sömürge hükümeti, ölü kobra getirene ödül vaat eder. Önceleri yerel halk kobraları öldürüp bolca ödül alırlar, böylece gerçekten kobraların sayısı azalır; ancak zor koşullara muhteşem uyumları ile bilinen Hintli’ler “Madem bunlar her ölü yılana para veriyor o zaman biz bu kobraları besleyelim üretelim. Hem kim koşacak kobra…

  • Tasavvuf

    Kir

    Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.Neden sonra,yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.Durumu Hacı Bektaş Veli ‘ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir.Bunun üzerine adam Mevlevî dergahına gider ve aynı durumu Mevlânâ ‘ya anlatır. Mevlânâ ise bu hediyeyi kabul eder.Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmediğini söyler ve Mevlânâ’ya bunun sebebini sorar. Mevlânâ şöyle der: – Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir.Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu…

  • Psikoloji

    Kobra etkisi

    İngiliz hükümeti Hindistan yönetimini elinde tuttuğu dönemde kobralardan çok çeker ve kobralara karşı savaş başlatır. Ne var ki İngilizler yılanlarla haşır neşir oldukça daha çok İngiliz kobra zehiriyle tanışır. Bunu fark eden “zeki” bir İngiliz neden biz uğraşıyoruz ? Kobra kafası getiren Hintliye ödül verelim olsun bitsin.” der. Bunun üzerine kampanya başlar. Başlarda gerçekten Kobraların sayısı azalır; ancak zor koşullara muhteşem uyumları ile bilinen Hintliler “Madem bunlar her ölü yılana para veriyor o zaman biz bu kobraları besleyelim üretelim. Hem kim koşacak kobra peşinde?” derler. Bu fikirle yola çıkan Hintliler kobra çiftlikleri kurarak yılanları üretirler ve paraya para demezler. Bu durumu fark edip aptal yerine konduklarını anlayan İngilizler, hem daha…

  • Hayat

    Verdiğinizi geri alırsınız

    Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile; birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız …. Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra; işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız …. Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile; gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız… Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile; on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile; ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız… Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile; aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya…

  • Osho

    Ben sadece kendimim

    Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi. “Haklısın,” dedim. O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim. İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. …İkimiz birden… haklı olamayız.” Konuşmaya başladım. “Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları.” Bunun üzerine adam sordu: “O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?” “Ben…

Araç çubuğuna atla