• Gurudwara

    Yaşam Irmağı

    İnsanlar korkuyorlar. Kendileri için, sevdikleri için. Zihinlerinde sıraladıkları ve henüz sırası gelmediği için yaşayamadıkları şeyleri yaşayamamaktan korkuyorlar. Bunu nereden mi biliyoruz? Yolculuğumuzun bize kattıkları ve insan davranışlarını etkileyen psikolojik ve sosyolojik veriler ve tabii eldeki son bilimsel araştırmalardan. Türkiye’de Koronavirus vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip etmek üzere, Ipsos’un düzenli olarak gerçekleştirdiği Koronavirus Salgını ve Toplum Genel Kamuoyu Araştırması’nın 3. dönem özet sonuçları açıklandı. Buna göre kamuoyunun endişe düzeyi ilk döneme göre 15 puan artış ile %94’e çıktı. Ipsos’un yaptığı bu son araştırmaya göre, her 100 Türkiye Cumhuriyeti…

  • Gurudwara

    Bağ Kurmak

    İngilizcede ‘din’ anlamındaki ‘religion’ sözcüğü Latince ‘religio’dan gelir. Köken bilimi sözlüklerinde, religio sözcüğünün türediği re-ligare fiili ‘birleştirmek, bağ kurmak, insanın Tanrı ile irtibatı’ gibi anlamları ile birlikte aktarılır. Bizdeki ‘din’ sözcüğü ise, ‘inanç ve ibadet kuralları sistemi’ demek. Yüceliklerle bir olup karıncaya ulu nazarla bakmanın, deryada damla-damlada derya olmanın yerini kurallar, sistemler aldığında ölüyor insan. Yunus Ustanın; “Küfür ile iman dahi, hicap imiş bu yolda Safalaştık küfürle, imanı yağmaya verdik” dizelerinde sırladığı hakikati;  bir kısmımız  fark etmeden zikr ediyor, kimimiz  sırrı farketse de ne demiş ola bu Allah dostu  diye merak  etmiyor, küçük  bir azınlık dışında kalan çoğunluğumuz ise ‘şair burada ne demek istiyor ‘ sorusunun cevabını anlayamadan ölüyor.

  • Gurudwara

    Kalbime Koy Başını Doktor, Nabzımı Bırak

    Sanat; sanat içindir diyenler olduğu gibi, sanat toplum içindir diyenlerde vardır ve bu ikincisi bana daha çok uyar. Böyle olunca da pek çok esere içindeki edebi sanatları, benzetmeleri, teşbihleri, sembol diliyle okuyarak yaklaşmak gerekir diye düşünürüm kendimce. Örneğin Değerli bestekarımız Muzaffer İlkar güftesi Şayeste Hanıma ait olan meşhur hüzzam şarkısını nasıl, hangi ilham ve ruh haliyle bestelemiştir bilmiyorum. Ama ben şarkıyı dinlerken bir başka açıdan dinlemeye başladığımı fark ettim… Teşbihte hata olmaz derler, affınıza sığınarak soruyorum… Eğer Şarkıda bahsi geçen Doktor’u; Yurdumuzun nabzını tutan;  etkili, yetkili, sorumluluk, güç ve dirayet sahibi, politikacı, işadamı, bürokrat, asker, basın mensubu, öğretim üyesi, din adamı, partici, sendikacı, cemiyetçi, kanaat önderleri ya da sivil toplum…

  • Gurudwara

    Bence

    Uzun yılardır toplumu ele geçirmiş; adam sendecilik, kayırmacılık, nüfus ticareti, idare etçilik, idare-i maslahatçılık yüzünden; alt ve üst yapısı yenilenmediği için, sürekli büyüyen nüfusuna, gelişen ekonomisine inat; açıkları, gedikleri, fakirliği, cahilliği, her türden adaletsizliği ondan daha da hızla artan bir ülke olduk. Belki görünüşte cebi paralı, son teknolojiye sahip ama değer ve vicdan yoksunu insanlar topluluğuna dönüştük… Gerçek dinamiklerini büyütüp besleyeceğine, sürekli makyaj ve cila ile beslenen bir güruh haline geldik. Her konuda niceliği, bayağılığı, pespayeliği; kalite, nitelik ve zerafete tercih ettik. Topyekün değişim ve dönüşümü gerçekleştiremediğimiz için, sürekli düşen siperlere koşup, tepki gören yanları yamamaya çalıştığımız için yıllardır hiçbir sorunu çözemediğimiz gibi, ortada kangren haline gelmiş ‘kırk yamalı bohça’’…

  • Gurudwara

    Kadın

    “Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil. Hz.Mevlânâ / Mesnevî, I, 2437 Yukarıdaki satırlarda görülebileceği gibi; Yüzyıllar önceden  ve o günün koşullarında bunu dile getirebilen Hz. Mevlana’ya günümüzde bazı müfessirler  bu satırlarda Kadın için “sanki yaratıcıdır” şeklinde ifâde edilmiş olmasını onun anne olarak yeni bir varlığın dünyaya gelişinin en büyük sebeplerinden biri olması, onu içinde taşımasıdır diye, kadının annelik vasfına yorarak kafalarındaki -ikinci sınıf varlık olan- kadına Hz. Mevlânâ’nın ilminden, hikmetli sözlerinden delil çıkartmaya çalışırlar. Nitekim Hz. Pir Mevlânâ, Mesnevî”de; “Allah”ın haklarından sonra ana hakkı gelir. Çünkü kerem sahibi olan Allah, sen ana karnındayken ananı sana borçlu etmiştir”…

  • Gurudwara

    Yakın – Yakîn

    ‘Yakın’ olmak için ne yaparsın? -Yakınlığa ne engel oluyorsa onu aradan çıkartırım. Mesela; mahalleye yeni komşu taşındı, tanımıyorsun, Ne yaparsın ? -Tanışırım. Nasıl? -Gün ikindiyi bulduysa çayın yanına en güzel yaptığım keki yapar götürüm yorgunluklarını alsın diye. Ya da en iyi yaptığım yemeği götürürüm akşam olduysa. Onca yorgunlukla bir de yemek yapmakla uğraşmasınlar diye. Yeni dostları var bilsinler diye, halden anladığımızı görsünler diye. Niye ? -Yakın dayım, ‘uzaktan hısım gelinceye kadar, yakından komşu koşar yetişirmiş’ diye öğrendiğim için. Yani? -Aradan mesafeyi kaldırırım. Yani? -Duvar varsa duvarı aşarım, hendek varsa hendekten atlarım. Yani? -Aslında iki bina/ iki insan arasındaki engeli aşarken, iki kalp arasındaki engeli de aşarım. Nedir o? -Ego Yani?…

Araç çubuğuna atla