Kategori Arşivi: Mevlana

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

İbnü’l-vakt

“Sûfî İbnü’l-vakt bâşed der misâl Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl” Hz.Mevlânâ   Sûfî İbnü’l-vakt’tir(vaktin oğludur)¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir.   “O söyleyince¸ hâl¸ onun buyruğu altına girer. O isteyince¸ gölge varlık olan bedenleri can hâline

Mevlânâ’nın Duası Bereketine Servete erişmek

Çok fakir olan bir derviş, çocuklarının ısrarı üzerine Şeyhi olan Mevlânâ’yı ziyarete gider. O da dervişi yanında daha fazla alıkoymadan Cenab-ı Hak çocuklarının rızkını gönderdi. Hemen yola çık der. Derviş de Mevlana’nın elini öper, hiçbir soru sormadan evinin yolunu tutar.

Kendini Düzelt ki Her şey Düzelsin

Bir keresinde Hz. Süleyman’ın tahtına tersinden bir rüzgar esti. O da: – Ey rüzgar doğruluktan ayrılmasana, diye onu ikaz etti. Rüzgâr: – Ey Süleyman, asıl sen doğruluktan ayrılma. Sen doğru oldukça ben ters esemem, karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir

Kadın

“Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” * Mesnevî, I, 2437 ”Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil”(Mesnevî, I, 2437) ‘kadın, Hak nurudur; sevgili değil…Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.’ (Mesnevî, 1 / 2437-Veled Çelebi Mesnevî Tecümesi1.c, syf.194)    ‘Kadın.Tanrı

Ne Halin varsa görmeye geldim

Ne halin varsa görmeye geldim.. Bendeki “sen”i senle buluşturmaya geldim.. Her şeyimi toparlayıp, yüreğinde gösterdiğin yere kurulmaya geldim.. Misafirliğe değil! Ev sahibi olmaya geldim.. Tüm sözleri çürütüp, seni dinlemeye geldim.. Gözlerimi kör; Gönlümü mest eden bakışlarına gark olmaya geldim.. Kırılan

Hz. Mevlânâ’nın Yönetim Anlayışı 2

“Madem ki Allah”ın ve O”nun elçisinin sözlerini okuduğun ve bildiğin halde o sözlerden öğüt alamıyor ve Âyet ve hadislerin gereğince amel edemiyorsan benim nasihatimi nasıl dinlersin?” Bir gün, döneminin Başbakanı Emir Pervane, kendisine nasihatlerde bulunması ve öğütler vermesi için Mevlânâ”nın

Hz.Mevlânâ’nın Yönetim Anlayışı 1

“Sana ne öğüt vereyim. Sana çobanlık emretmişler; sen kurtluk yapıyorsun. Sana bekçilik emretmişler; sen hırsızlık yapıyorsun. Allah seni sultan yaptı; sen şeytanın sözüyle hareket ediyorsun.”   Hz. Mevlânâ dönemi yöneticilerine gerek sohbet ve davranışları ve gerekse yazdığı mektuplarla daima yol

Kendini Bulmak

Simyacı Kitabının yazarı Paulo Coelho’nun kendi ifadesi ile Mesnevi’den esinlendiği hikayenin orjinali.   Çoban Santiago’yu uyandırdığı gibi sizi de uyandırması ümidi ile….   Simyacı (özgün adı O Alquilmista), Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho’nun, yayınladığı 1988 yılından bu yana

Araç çubuğuna atla