Kategori Arşivi: Mevlana

Rivayet muhtelif ama maksat Bir

lkbahar gelince gül uykudan uyanır, kırmızı elbiseler giyer. Ben güle o elbiseleri kimin giydirdiğini biliyorum. Bahar gelince söğütler de uyanır, yaya olarak gelirler, ırmağın kenarında namaz kılacaklarmış gibi saf haline girerler. Onlar da bütün varlıklar gibi kadere boyun eğmişlerdir. Kaza

Hiç

Anlatılanlara göre bir gün Mevlânâ, Şems-i Tebrizî’yi evine davet eder. Şems, Celalettin Rumi’nin evine gider ve ev sahibinin ikramını gördükten sonra ona sorar: – Benim için şarap hazırladın mı? Mevlânâ hayret içerisinde sorar: – Meğer sen şarap içiyorsun, öyle mi?

Mesnevî’nin ilk 18 beyti

بشنو اين نى چون حكايت مى‏كند از جدايى‏ها شكايت مى‏كند Bişnev in ney çün hikâyet mîküned Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.   كز نيستان تا مرا ببريده‏اند در نفيرم مرد و

Usta ve Çırak

Bir zamanlar bir yerde iyi bir usta vardı , Yanında bir de çırak , gözleri biraz şaşı . Şaşılık bir özürdür , ne bir suç , ne de bir kusur , Noksanını bilmemek , işte kabahat budur. … Usta bir

Kir

Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.Neden sonra,yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister.O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.Durumu Hacı Bektaş

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Tanrı Sevgi’dir

Sufi ermişi sarhoştur, uysaldır, bir sevgi yağmurudur. Bir Zen ustasında büyük bir merhamet görürsün ama sevgi bulamazsın. Merhamet onun farkındalığından, aydınlanmış olmasından kaynaklanır. Oysa sen Mevlânâ’nın dans etmediğini hayal edemezsin. Mevlânâ danstan başka bir şey değildir. O aydınlanma haline otuzaltı

İbnü’l-vakt

“Sûfî İbnü’l-vakt bâşed der misâl Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl” Hz.Mevlânâ   Sûfî İbnü’l-vakt’tir(vaktin oğludur)¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir.   “O söyleyince¸ hâl¸ onun buyruğu altına girer. O isteyince¸ gölge varlık olan bedenleri can hâline

Mevlânâ’nın Duası Bereketine Servete erişmek

Çok fakir olan bir derviş, çocuklarının ısrarı üzerine Şeyhi olan Mevlânâ’yı ziyarete gider. O da dervişi yanında daha fazla alıkoymadan Cenab-ı Hak çocuklarının rızkını gönderdi. Hemen yola çık der. Derviş de Mevlana’nın elini öper, hiçbir soru sormadan evinin yolunu tutar.

Kendini Düzelt ki Her şey Düzelsin

Bir keresinde Hz. Süleyman’ın tahtına tersinden bir rüzgar esti. O da: – Ey rüzgar doğruluktan ayrılmasana, diye onu ikaz etti. Rüzgâr: – Ey Süleyman, asıl sen doğruluktan ayrılma. Sen doğru oldukça ben ters esemem, karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir

Araç çubuğuna atla