Osho

Osho'nun fikirleri

  • Osho

    İki Zihin

    İKİ ZİHİN Zihin tek değildir. O yüzden zihinde gördüğün her şey aslında çifttir. Bu tıpkı prizmaya giren beyaz ışın gibidir. Anında yedi renge bürünür ve gök kuşağı ortaya çıkar. Prizmaya girmeden önce, o tek renkti… Dünya bir gökkuşağı, zihin bir prizma ve varlık ise beyaz ışındır. Modern bilim çok önemli bir gerçeği ortaya çıkarttı. Bu yirminci yüzyılın en büyük keşiflerinden biri. Bu keşif, senin bir değil iki zihne sahip olduğundur. Beynin iki yarı küreye ayrılmıştır. Sağ lop ve sol lop. Sağ lop, sol elle ilişkilidir. Sol lop ise sağ elle. Çapraz. Sağ lop sezgiseldir. Mantıksız, muhakemesiz, şairane, platonik, yaratıcı, romantik mistik, ve dindar. Sol lop ise mantıklı, rasyonel, matematiksel, Aristo’vari,…

  • Osho

    Zihin Her Zaman Daha Fazlasını İster

    Zihin her zaman daha fazlasını ister, o bir dilencidir. Çok eski bir hikâye anlatacağım… Bir dilenci sarayın kapısını çaldı. Şans eseri tam da kral bahçedeki sabah yürüyüşünden geliyordu. Bu yüzden kapıyı kendisi açtı. Dilenci, “Görünen o ki bu senin için şanslı bir gün” dedi. Kral da “Benim için mi, senin için mi?” dedi. Dilenci, “Bugünün sonunda bu anlaşılacak. Ben bir dilenciyim ve senden sadece tek bir şey istiyorum. Şu dilenci tasına sahibim; istediğin herhangi bir şeyle onu doldurabilir misin?” dedi. Dilenci biraz garip görünüyordu, gözleri mistiklerinki gibiydi; onun konuşması dilencininki gibi değil bir imparator gibiydi. Onun tüm aurası muazzam bir otoriteden oluşuyordu. Kral vezirine dilencinin tasını altın paralarla doldurmasını emretti.…

  • Osho

    Anahtar

    Farz edelim ki elimizde bir anahtar var. Anahtarın kendisine bakarak doğrudan ne işe yaradığını anlamamız veya büyük bir hazineye onun sayesinde ulaşılabileceğini hayal etmemiz mümkün değildir. Anahtarın içinde hazineyle ilgili bir işaret gizli değil; anahtar kendi içinde kapalı. Onu kırar veya parçalara bölersek hangi metalden yapılmış olduğunu bulabiliriz ama ortaya çıkarma yetisine sahip olduğu hazine hakkında hiçbir şey bulamayız. Ve böyle bir anahtar hazine hakkında hiçbir ipucu olmaksızın uzun süre saklandığı zaman yalnızca yaşamımızdaki bir yüke dönüşür. Yaşamda bugün bile birçok hazinenin kapısını açabilecek pek çok anahtar mevcut ancak ne yazık ki ne hazineler, ne de açılabilecek kilitler hakkında hiçbir bilgimiz yok. Ve ne hazine, ne de kilitler hakkında hiçbir…

  • Osho

    Ben sadece kendimim

    Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi. “Haklısın,” dedim. O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim. İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. …İkimiz birden… haklı olamayız.” Konuşmaya başladım. “Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları.” Bunun üzerine adam sordu: “O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?” “Ben…

  • Osho

    Anahtar

    Farz edelim ki elimizde bir anahtar var. Anahtarın kendisine bakarak doğrudan ne işe yaradığını anlamamız veya büyük bir hazineye onun sayesinde ulaşılabileceğini hayal etmemiz mümkün değildir. Anahtarın içinde hazineyle ilgili bir işaret gizli değil; anahtar kendi içinde kapalı. Onu kırar veya parçalara bölersek hangi metalden yapılmış olduğunu bulabiliriz ama ortaya çıkarma yetisine sahip olduğu hazine hakkında hiçbir şey bulamayız. Ve böyle bir anahtar hazine hakkında hiçbir ipucu olmaksızın uzun süre saklandığı zaman yalnızca yaşamımızdaki bir yüke dönüşür. Yaşamda bugün bile birçok hazinenin kapısını açabilecek pek çok anahtar mevcut ancak ne yazık ki ne hazineler, ne de açılabilecek kilitler hakkında hiçbir bilgimiz yok. Ve ne hazine, ne de kilitler hakkında hiçbir…

  • Osho

    Aydınlanmaya Dair Korku Nedir?

    Herkesin bu kadar çok aydınlanmayı istediğini görüyorum. Aynı zamanda korktuğumuz da bir gerçek değil mi? Kendi varlığımızın içinde rahatlamaktan bizi alıkoyan korku nedir? Pek çok korku vardır, bir tane değil. İlki eğer aydınlanmak istersen psikolojik olarak ölmek zorundasındır. Yeni bir ruhsal varlık olarak yeniden doğmak zorundasın. Ve sen ruhsallık hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. Kendin hakkında bildiğin her şey egonun etrafında merkezlenmiş olan zihnindir. Senin olmadığın bir şey ile özdeşleşmiş olman ve her zaman olduğun, her zaman olacağın şeyi unutmuş olman çok garip bir olgudur. Başka herhangi bir şey olmanın hiçbir yolu yoktur. Senin varlığın varoluşsal olana aittir. Ancak katman katman koşullanmışlık vardır: Ailenin, öğretmenlerin, din adamların, politikacıların. Seninle, gerçek senle ve seninle…

  • Osho

    Aydınlanma

    Aydınlanma doğal olanın ötesinde bir şey midir? Aydınlanma doğanın ta kendisidir. Ancak bu asla böyle ifade edilmemiştir; tam tersine insanların zihinleri,onlara “doğaüstü” gibi güzel isimler verilerek doğaya karşı hedefler yaratılarak kirletilmiştir. Ve insan bu tuzağa çok basit bir neden yüzünden düşmüştür: Sen zaten doğal olanın içindesindir. O bir heyecan değildir ve o bir meydan okuma değildir ve o senin egonu kanıtlayacağın bir çağrı değildir. O uzaktaki bir yıldız değildir. Zihin kendi besini için çok zor, neredeyse imkânsız bir şey ister. Sadece imkânsız bir şeyi başarabilirsen özel birisi olduğunu hissedebilirsin. Aydınlanma bir yetenek değildir. Bu kişinin doğuştan bir bilim adamı, şair, ressam olması gibi değildir; bunlar yetenektir. Aydınlanma basitçe, herkesin yaşamının kaynağının ta kendisidir. Evinin dışına dahi…

  • Osho

    Yeni insan

    İnsanlık bir yol ayrımına gelmiş durumdadır. Tek boyutlu insanı yaşadık ve tükettik. Artık daha zengin insanlar olmamız gerekiyor. Üç boyutlu olmalıyız. Ben buna üç kelime diyorum. İlk kelime, bilinç. İkinci kelime, tutku. Üçüncü kelime ise, yaratıcılıktır. Bilinç, varoluştur. Tutku, duygu. Yaratıcılık ise, eylem. Benim derin insan vizyonum, bu üçünü bir arada görmektir. Sana gelmiş geçmiş en büyük iç mücadeleyi, tamamlanması en zor görevi veriyorum. Buddha kadar aydınlık, Krishna kadar sevgi dolu ve Michelangelo ya da Leonardo Da Vinci kadar yaratıcı olmalısın. Hepsini aynı anda olmak zorundasın. Ancak o zaman tam tatmine ulaşırsın. Aksi halde içinde hep bir şeyler eksik kalacak. Ve içindeki o eksik parça, seni dengesiz ve tatminsiz kılacak.…

  • Osho

    Yakınlık

    Yakınlık başka bir boyuttur. Diğerinin senin içine girmesine izin vermektir, seni senin gördüğün gibi görmesine izin vermek; diğerinin seni senin içinden görmesine izin vermek, bir insanı varlığının en derin noktasına davet etmek. Modern dünyada yakınlık giderek kayboluyor. Sevgililer bile yakın değil. Dostluk sadece bir kelime artık, giderek kayboluyor. Neden? Çünkü paylaşacak bir şey yok. İçindeki yoksulluğu kim göstermek ister? İnsanlar rol yapma derdinde: “Ben varlıklıyım, ben oraya ulaştım, ne yaptığımı biliyorum, nereye gittiğimi biliyorum.” Eğer sen yakın olmaya hazırsan, karşındakinin yakın olmasına da yol açabilirsin. Senin açıklığın, onun açık olmasını kolaylaştırır. Senin içtenliğin, onun içtenliğine, masumluğuna, güvenine, sevgisine, açıklığına izin verir. Sen olmasan, bu evrenin şiirinde, güzelliğinde bir şeyler eksik…

  • Osho

    Doğanın Bir Armağanı Zekâ

    İlk olarak entelektüelliğin zekâ olmadığını çok iyi bilmelisin. Entelektüel olmak sahtedir; o zekâya öykünür. O gerçek değildir çünkü o senin değildir, ödünç alınmıştır. Zekâ içsel bilincin gelişmesidir. Onun bilgiyle hiçbir alakası yoktur, onun meditasyon halinde olmakla ilgisi vardır. Zeki bir kişi geçmiş deneyimlerine dayanarak hareket etmez; o şimdiki zamanın içinde hareket eder. O tepki vermez, o yanıt verir. Bu nedenle o hiçbir zaman tahmin edilemeyendir; onun ne yapmakta olduğundan kimse hiçbir zaman emin olamaz. Bir Katolik, bir Protestan ve bir Musevi az önce altı ay ömrü kaldığını öğrendiğini söyleyen bir arkadaşları ile konuşuyorlardı. “Siz ne yapardınız,” diye Katolik olana adam sordu, “şayet doktorunuz yaşamak için altı ayınız olduğunu söyleseydi?” “Ah!” dedi Katolik.…

Araç çubuğuna atla