• Psikoloji

    Kobra etkisi

    İngiliz hükümeti Hindistan yönetimini elinde tuttuğu dönemde kobralardan çok çeker ve kobralara karşı savaş başlatır. Ne var ki İngilizler yılanlarla haşır neşir oldukça daha çok İngiliz kobra zehiriyle tanışır. Bunu fark eden “zeki” bir İngiliz neden biz uğraşıyoruz ? Kobra kafası getiren Hintliye ödül verelim olsun bitsin.” der. Bunun üzerine kampanya başlar. Başlarda gerçekten Kobraların sayısı azalır; ancak zor koşullara muhteşem uyumları ile bilinen Hintliler “Madem bunlar her ölü yılana para veriyor o zaman biz bu kobraları besleyelim üretelim. Hem kim koşacak kobra peşinde?” derler. Bu fikirle yola çıkan Hintliler kobra çiftlikleri kurarak yılanları üretirler ve paraya para demezler. Bu durumu fark edip aptal yerine konduklarını anlayan İngilizler, hem daha…

  • Psikoloji

    Evham

    Günümüzde yaşananlarla çok benzer bir hikaye eski bir Arap kıssasında(1)  şöyle nakledilir.: Veba (hastalığı) şehirlerden birine giderken bir adam onu gördü ve sordu: -Nereye gidiyorsun ey veba? Veba cevap verdi: -Şu şehre gidip oranın halkından bin kişinin canını almakla emrolundum. Bir müddet sonra veba şehri terkederken adam onu görünce dedi ki: -Yazıklar olsun sana ey veba, ne kadar acımasızsın!.. Sen şehir halkından yirmi bin kişiyi öldürdün. Veba cevap verdi: -Ben sadece bin kişiyi öldürdüm. Geri kalanı (19.000 kişiyi) ise vehm(2)(hastalık korkusu, evham(3) ) öldürdü. Hastalığın yarısı evhamdır. Devanın (şifanın) yarısı sükunettir, (kalbin) mutmainliğidir.(4) Sabr şifanın ilk adımıdır. Rabbimiz(5) bizi gereksiz evhamdan koru.. Kalbimize sükunet ver. Sabrı bize azık eyle. amin…

  • Psikoloji

    Dunning-Kruger Sendromu

    iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ; “Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.” Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı: · Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. · Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. · Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler. · Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Cornell Üniversitesi’ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik “Nasıl geçti?” sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi… Soruların yüzde 10’una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların “testin yüzde 60’ına doğru yanıt…

  • Psikoloji

    Dostum

    dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise. benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez. ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. ‘rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet, doğuya esiyor’ derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem. denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle baş başa kalayım. senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım;…

  • Psikoloji

    Ben o çocukları çok sevdim

    Bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallerine göndermiş ve o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğun durumlarını araştırmalarını ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını istemişti. Öğrencilerin hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiçbir şanslarının olmadığını dile getirmişlerdi. Bundan tam yirmi beş yıl sonra bir başka sosyoloji profesörü tesadüfen bu çalışmayı buldu ve öğrencilerinden bu projeyi sürdürmelerini ve aynı çocuklara ne olduğunu araştırmalarını istedi. Öğrenciler, o bölgeden taşınan ya da ölen 20 çocuk dışındaki 180 çocuktan 176’sının olağanüstü bir başarı gösterip avukat, doktor ya da iş adamı olduklarını ortaya çıkardılar. Profesör çok etkilenmişti ve bu konuyu izlemeye karar verdi. Birer yetişkin olan o çocukların hepsi o bölgede yaşadıkları…

  • Psikoloji

    Bu bir odaklanma Meselesi

    Bir adam arkadaşıyla yürürken, her zaman gazetesini aldığı bayinin önünde durur. Adama ‘günaydın’ der güler yüzle. Satıcı ekşi bir suratla ve kaba bir şekilde gazeteyi uzatır.Gazeteyi alan adam yine gülümseyerek teşekkür eder ve ayrılırken ‘iyi günler’ der. Arkadaşı şahit olduğu bu andan dolayı şaşkın bir şekilde ‘bu satıcı hep böyle kaba mıdır? ‘ diye sorar. ‘Evet ne yazık ki öyle’ diye yanıtlar adam. Arkadaşı ‘peki sen hep böyle nazik ve güler yüzlü müsün?’ diye sorar. ‘Evet ‘ cevabını verir adam. ‘Peki o sana böyle kaba davranıyorken sen neden ısrarla kibar davranıyorsun?’ diye merakla bir soru daha sorar arkadaşı. Adam gülümseyerek ‘ onun tavrının benim tavrımı etkilemesine neden izin vereyim? Eğer…

  • Psikoloji

    Gençlik hayatın belli bir çağı ile İlgili değildir

    Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı.Mimar Sinan, Süleymaniye Cami’sini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye Cami’sini tamamladığında ise 86 olmuştu.Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.Goethe, en büyük eseri Faust’u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Lepanto Savaşı” adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir.İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.Ümitleri derecesinde…

  • Psikoloji

    Sebepsiz Nefret

    5 Nisan 1968 günü Amerika’nın Iowa Eyaletinde 840 nüfuslu Riceville yerleşimi okulunda bir öğrencisi sınıf öğretmeni Jane Elliott’a bir gün önce öldürülen siyahi aktivist Martin Luther King’in neden öldürüldüğünü sordu. Sonradan psikoloji bilimi tarihine geçecek olan deneyini Elliott o bir anda tasarladı ve 8-9 yaşlarındaki hepsi beyaz olan öğrencilerini “mavi gözlüler” ve “kahverengi gözlüler” olarak ikiye ayırdı. Mavi gözlü öğrencileri sınıfın arkasına oturttu ve kahverengi öğrencilere de yeşil kartondan bir kolluk taktı sonra da ” Burada ve her yerde kahverengi gözlü olanlar daha zeki daha temiz ve daha başarılıdırlar” dedi. Sonra da tahtaya dönüp “MELANİN” yazdı ve izahatını sürdürdü; “İnsanların göz rengini işte bu adını yazdığım kimyasal belirler. Doğum esnasında…

  • Psikoloji

    Hakikat ve Hikayenin Hikayesi

    Bir zamanlar yaşlı bir kadın varmış. Zamandan daha yaşlıymış bu kadın. Saçları bembeyaz ve upuzun, tırnakları uzun ve kıvrık, memeleri karnına kadar sarkmış, derisi buruş buruşmuş. Tüm çıplaklığı ile insanların arasında gezer dururmuş bu yaşlı kadın. Sokak sokak, şehir şehir, ülke ülke gezermiş. İnsanların arasına karışır, onlarla muhabbet etmek istermiş. Ama onu görenler arkalarına bile bakmadan kaçarlarmış. Kırk yılda bir bazen birisi durur kadının derin gözlerine bakarak onunla konuşurmuş. Ama kırk yılda bir. Günlerden bir gün yaşlı kadın bir köy meydanına varmış. Gördüklerine inanamamış. İnsanlar toplanmışlar bir çemberde oturuyorlar, ortada ateş yanıyor ve nefes dahi almadan birisini dinliyorlarmış. Dinledikleri kişi de çok yaşlı bir kadınmış. Bu yaşlı kadının üzerinde rengârenk…

  • Psikoloji

    Ve Tanrı Kadını Yarattı…

    Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi. – Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum. Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum. Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli, Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli. Düşen bir çocuğun kanayan dizini de, Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli.. Melek sordu: – Kaç eli, kaç kolu olacak? – Sadece iki. – İki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini… – Hepsi bu değil… Kendi yaralarını da kendi sarabilecek. Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda…

Araç çubuğuna atla