Kategori Arşivi: Tasavvuf

Mesnevî’de Adâlet ve Zulüm Kavramları

Bizim kültürümüzde insanın mevkii çok yücedir. Her şey insan için yaratılmıştır. O, eşref-i mahlûkâttır. Kâinatın gözbebeğidir. Yeryüzünde Allah”ın halîfesidir. Mevlânâ: “İnsan, değer bakımından “arş”tan da üstün­dür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir.”i der. Mesnevî”de ifade edildiğine göre: “İnsan cevherdir, gökyüzü ise ona

Dini Lider Kimdir

“Dini rejim, siyasi ve yönetici kadroların siyasetçiler değil din adamlarınca doldurulduğu yönetimlerdir. Diğer bir deyişle dini rejim, din adamlarının yönetimidir. Böylesi bir rejimin doğal sonuçlarından biri de diktatörlüktür. Çünkü din adamı kendini Tanrı’nın emirlerin yerine getiren yeryüzündeki temsilcisi olarak görür.

Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum

Hicretin 40 yılında Ramazan ayının 21.günüydü. Üç günlük sekarat halinin nihayetine gelirken son sözleri; “Kâbe’nin Rabbine andolsun, artık kurtuldum…” olmuştu. Kâbe’de doğan yegâne insan, Kâbe’nin Rabbine kavuşmuştu gayrı. Evet; O, “Secdegâh Şehidi Hazreti Ali” idi. Ömrü, Peygamber Efendimizin (sav) ömrünce

Allah Rızası

İmam-ı  Şibli hazretleri (861-946) yaşadığı dönemde sevilen sayılan bir zattır. Onu gıyabında tanıyan ve muhabbet besleyen bir fırıncı var. Bir gün İmam-ı Şibli hazretleri kendisine gıyaben muhabbet besleyen fırıncının şehrine yolu düşer. Sabahleyin fırıncıya uğrar, parası yok karnı açtır. Fırıncıdan,“Allah

Cihân-ârâ cihân İçindedir ârâyı bilmezler

Cihân-ârâ cihân îçindedir ârâyı bilmezler O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler Harâbât ehline dûzah azâbın anma iyi zâhid Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler Şafak-gûn kan içinde dâğını seyretse âşıklar Güneşte zerre görmezler felekte âyı bilmezler Hamîde

İbnü’l-vakt

“Sûfî İbnü’l-vakt bâşed der misâl Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl” Hz.Mevlânâ   Sûfî İbnü’l-vakt’tir(vaktin oğludur)¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir.   “O söyleyince¸ hâl¸ onun buyruğu altına girer. O isteyince¸ gölge varlık olan bedenleri can hâline

Mevlânâ’nın Duası Bereketine Servete erişmek

Çok fakir olan bir derviş, çocuklarının ısrarı üzerine Şeyhi olan Mevlânâ’yı ziyarete gider. O da dervişi yanında daha fazla alıkoymadan Cenab-ı Hak çocuklarının rızkını gönderdi. Hemen yola çık der. Derviş de Mevlana’nın elini öper, hiçbir soru sormadan evinin yolunu tutar.

Kadın

“Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” * Mesnevî, I, 2437 ”Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil”(Mesnevî, I, 2437) ‘kadın, Hak nurudur; sevgili değil…Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.’ (Mesnevî, 1 / 2437-Veled Çelebi Mesnevî Tecümesi1.c, syf.194)    ‘Kadın.Tanrı

Asrın İdrakine davet

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı. Ya açar bakarız Nazm-ı Celil’in yaprağına, Ya üfler geçeriz bir ölünün toprağına. İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin; Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için. Ölüler dini değil, sen de

Bırak Gitsin

Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstadlarından birini ziyarete gelmiş ve ona şu soruyu sormuş: “Ön yargılarımdan ve bağımlılıklarımdan nasıl kurtulabilirim?” Üstad ona cevap vermek yerine ayağa kalkmış ve yakında bulunan bir sütuna kollarını dolayarak bağırmaya başlamış: “Beni bu sütundan

Araç çubuğuna atla