Kategori Arşivi: Tasavvuf

Cihân-ârâ cihân İçindedir ârâyı bilmezler

Cihân-ârâ cihân îçindedir ârâyı bilmezler O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler Harâbât ehline dûzah azâbın anma iyi zâhid Ki bunlar ibn-i vakt oldu gam-ı ferdâyı bilmezler Şafak-gûn kan içinde dâğını seyretse âşıklar Güneşte zerre görmezler felekte âyı bilmezler Hamîde

İbnü’l-vakt

“Sûfî İbnü’l-vakt bâşed der misâl Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl” Hz.Mevlânâ   Sûfî İbnü’l-vakt’tir(vaktin oğludur)¸ ama sâfî (kâmil insan) vaktin ve hâlin üstündedir.   “O söyleyince¸ hâl¸ onun buyruğu altına girer. O isteyince¸ gölge varlık olan bedenleri can hâline

Mevlânâ’nın Duası Bereketine Servete erişmek

Çok fakir olan bir derviş, çocuklarının ısrarı üzerine Şeyhi olan Mevlânâ’yı ziyarete gider. O da dervişi yanında daha fazla alıkoymadan Cenab-ı Hak çocuklarının rızkını gönderdi. Hemen yola çık der. Derviş de Mevlana’nın elini öper, hiçbir soru sormadan evinin yolunu tutar.

Kadın

“Pertev-i Hakkest an mâşûk nî Halikest an gûyâ mahlûk nî” * Mesnevî, I, 2437 ”Kadın Hakk nurudur. Sevgili değil. Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil”(Mesnevî, I, 2437) ‘kadın, Hak nurudur; sevgili değil…Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil.’ (Mesnevî, 1 / 2437-Veled Çelebi Mesnevî Tecümesi1.c, syf.194)    ‘Kadın.Tanrı

Asrın İdrakine davet

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı. Ya açar bakarız Nazm-ı Celil’in yaprağına, Ya üfler geçeriz bir ölünün toprağına. İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin; Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için. Ölüler dini değil, sen de

Bırak Gitsin

Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstadlarından birini ziyarete gelmiş ve ona şu soruyu sormuş: “Ön yargılarımdan ve bağımlılıklarımdan nasıl kurtulabilirim?” Üstad ona cevap vermek yerine ayağa kalkmış ve yakında bulunan bir sütuna kollarını dolayarak bağırmaya başlamış: “Beni bu sütundan

Dost’a

Sevgi her iki canda da kendini gösterince, kalpler karşı karşıya gelen iki ayna gibi olur, birinde ne varsa öbüründe de o görülür. İşte o zaman kim aşık, kim maşuk belli olmaz. Allah ile kul arasındaki aşk da böyledir: ‘Allah (c.c.)

B/AŞKA bir lisan…

Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş, memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış… Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan, bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini! Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran, ne aynı dilden konuşabildiği

İnsanlar Vardır

İnsanlar vardır; Gelip geçerler hayatlarımızdan.. Kimi hiçbir iz bırakmaz ardından, Kimi hafifçe okşar ruhumuzu, Kimi de hüzün bırakır ardından.. İnsanlar vardır; Usulca sokulurlar içimize, Sonsuzcasına orada kalsın isteriz.. Bazıları serap gibidir, Yokluğunda hayalleridir gerçeğimiz… İnsanlar vardır; Su gibi aziz, su

Simurg Efsanesi

Mitolojik olduğu aktarılmasına rağmen Simurg efsanesini iyi anlamak ve sindirmek gerekiyor… Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı

Araç çubuğuna atla