Din diğerlerinden özgür olabilme kapasitesidir

Din ayinler demek değildir.

Din senin içsel bilincindir.

Yüzeydeki şeyler değişebilir ancak öncelikle değişmesi gereken içindedir.

Ahlak kuralları başkalarıyla nasıl yaşayacağınla ilgilidir. Başkalarına nasıl yanlış yapmayacağınla ilgilidir.

Din ise kendinle nasıl yaşayacağındır. Kendinle nasıl yanlış yapmayacağındır.

Hareket merkezin başkaları olmamalıdır.

Din kendi içsel tapınağında hareket etmen demektir.

Böylece ışık saçan bir insan haline gelebilirsin.

Buradaki ışık hareketlerden kaynaklanmaz. Buradaki ışık iyi veya kötüyü içermez. Aynen güneşin ışıklarını saçması gibidir. İçinden gelen ışık iyinin ve kötünün, ahlakın ötesindedir.

İngilizce Din kelimesi (religion) –religere– birleştirmek, bir araya getirmek kökünden gelir.

Kimle bir araya gelip birleşiyorsun?

Kendi varlığınla, kendi varlığının özüyle.

Sen kaynaktan geldin ve derin halinle hala öylesin. Sadece köklerini unuttun. Din tekrar hatırlayış demektir, kaynağın tekrar parçası olmak demektir.

Sen sadece bir egodan ibaret değilsin. Şunu hatırla, ego senin içinde yer almaz. Ego sen ve diğerleri arasında yaşam bulur, var olur -karınla, kocanla arkadaşınla, düşmanlarınla.

Derine gidersen ego yoktur. Kendi bütünsel yalnızlığının içerisinde, ego son bulur. Bu yüzden ego oyun oynamaya devam eder. Sen gerçeği arıyorken sana şöyle der “Başkalarına yardım et, onları dönüştür.” İşte o zaman din, tekrar kaybolur, görev başlar.

Din bir görev değildir. Çünkü o zaman yine diğerlerini esas almaya başlarsın.

Gerçek dindar bunu bir görev olarak yapmaz. O diğerlerine, içsel hazinelerini paylaşarak yardımcı olur. Bu yardım kesin kurallar ve kalıplar içermez. Kimseyi değiştirmeye çalışmaz. Çünkü o zaman ince düzeyden bir şiddet ortaya çıkar. O zaman, o kişiyi Tanrının yarattığı haliyle kabul etmiyorsun demektir.

Bu durum Tanrıdan daha iyi fikirlere, düşüncelere sahip olduğun anlamına gelir.

Bu çok aptalcadır. Burada egonun olaya nasıl karıştığını gördük.

Manevi dürtülerin başlaması, cinsel dürtülerin başlamasına benzer. Zamanı gelmeden, zorla olacak bir şey değildir. Bunu kimse zorla başaramaz.

Birçok din bunu denedi ve sadece manevi dürtülerin ortaya çıkma şansını ortadan kaldırdılar.

Bu dünya misyonerler ve papazlar yüzünden bu kadar dinsiz.

İnsanlar manevi dürtüleri ortaya çıkmadan, din hakkında düşünmek zorunda bırakıldılar. Usandılar, sıkıldılar.

Din kişisel bir olaydır, sosyal bir fenomen değildir.

Senin dışında kimse hazır olup olmadığını bilemez.

Din diğerlerinden özgür olabilme kapasitesidir, yalnız kalabilme kapasitesidir.

Osho / Tanrı Komplosu

Araç çubuğuna atla