Egomuz varken başka birini gerçekten sevebilir miyiz?

Sevgi, onun temel koşulu egoyu bırakmak olduğu için çok büyük bir cesarete ihtiyaç duyar. Ve insan, egosundan vazgeçmekten çok korkar. Bu neredeyse intihar etmek gibi görünür. Bu böyle gözükür çünkü biz egodan başka bir şey bilmiyoruz.

Ego bizim yegâne kimliğimiz haline gelmiştir ve ondan vazgeçmek kesinlikle bireyselliğinden vazgeçiyorsun anlamı taşır. Bu doğru değildir; aslında gerçek olan tam tersidir: Egonu bırakmazsan kendi gerçek bireyselliğini bilemezsin. Ego bir kandırmacadır; sahte, yanlış, uydurulmuş bir şeydir. O bırakıldığı an, sadece o zaman gerçeği görebilirsin. Aksi takdirde gerçek olmayan, gerçeği gizler. Gerçek olmayan, gerçeği, bulutların güneşi gizlediği gibi gizler.

Sevgi egoyu bırakmayı gerektirir. Böylelikle sevgi, ilahî olana açılan bir kapıya dönüşür. Bir kişiyi sevmeye başlayabilirsin ama sonunda kişisel olmayanı sevmeye başlarsın. Kişi tıpkı bir pencereye benzemeye başlar; sınırsız gökyüzüne doğru açılır. Ancak, insan egonun kurban edilmesi gerektiğinden emin olmalıdır.

İnsanlar sevgi özlemi çekiyor ama aynı zamanda egolarına yapışıyorlar. Bu yüzden sevgi asla bir gerçeklik halini alamıyor. Onlar sevgi şerbetinin tadına bakmadan göçüp giderler. Ve sevgiyi yaşamadığın sürece hayatı da yaşamamışsındır. Hayatın anlamını kaçırmış olursun.
Kadın / Osho / Ganj

Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0
Araç çubuğuna atla