Her şey gibi Mucizelerinde bir bedeli vardır!

Onların gelecekleri yoktur, dönüp tekrar tekrar yaşadıkları geçmişleri vardır…

Hz.Salih peygamber olarak gönderilmiş Semud kavmine.

“Ey Kavmim” demiş,

“« Ey kâvmim, Allah’a kulluk ediniz! O Allah ki, sizin icin O’ndan başka ibâdetedecek hiç bir ilâh yoktur.”

Mucize istemiş semudlular,

“Mesela şu kaya bir deve doğursun” demişler alayla, kibirle.

Onlar bunu der demez, kayanın arkasından bir deve yürümüş gelmiş,

“Gördünüz mü?” demiş Hz. Salih,” Allah istediğiniz mucizeyi size gösterdi.”

Semudlular pek ikna olmamışlar bu mucizeye, “O deve ordan tesadüfen geldi” demişler ve umursamazca ellerini sallayıp uzaklaşmışlar.

 

«Dediler ki: Sen de ancak bizim gibi bir insansın »

Oysa her şey gibi mucizelerinde bir bedeli varmış.

Nerden geldiği anlaşılmayan bu deve çok su içiyormuş ve bu yüzden halk susuzluk çekmeye başlamış. Sonra bir araya gelip deveyi öldürmeye karar vermiş Semudlular.

Hz.Salih önlerine atılıp durdurmuş onları,

“« Sakın ona bir fenalık etmeyiniz! Sonra sizi çok elemli bir azap yakalar. İşte şu deve peygamberliğimin doğruluğuna bir delildir. Bu kuyunun suyunu nöbetle muayyen bir gün devenin içme hakkı vardır. Muayyen bir gün de sizin içme hakkınız vardır. Sakin bu deveye fenalık dokundurmayınız! Sonra sizi büyük bir günün azabı yakalar » demiş.

Allah bir mucize göstermiş Semudlulara evet, ama birde mucize görmüş olmanın sorumluluğunu yüklemiş onların omuzlarına anlaşılacağı üzere, bir gün susuzluk çekmek.

Elleriyle kenara itmişler Hz. Salih’i, işimize karışma demişler, belki birde tokat vurmuşlar, yüzüne tükürmüşler, ölümle tehdit etmişler. Hz. Salih engel olamamış onlara, içlerinden biri, belki birkaçı devenin ayaklarına vurmuş(lar) baltayı, kan revan olmuş her yan,büyüklük taslayan(lar)…

» Biz de senin inandığın şeyi inkar edenlerdeniz. »demişler Salih’e,

Hadi bakalım bize vaaddettiğin azabı görelim demişler utanmadan, inatla, aşağılayarak, ölümü unutarak, kibirlerinin altında kalarak.

« Derken o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da: Ey Sâlih! Eğer sen gerçekten peygamberdensen bizi tehdit ettiğin azabı bize getir, dediler» .

«(Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu! Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oldular. »

Araç çubuğuna atla