Öz’ün Bilgisi

On arkadaş hacca gitmeye karar verirler. Bir süre sonra tüm hazırlıklarını tamamlayıp daha makbul olduğu düşüncesi ve maddi imkanlarının kısıtlılığı gibi sebeplerle yürüyerek hac yolculuğuna başlarlar..
Bir nehir geçişine geldiklerinde onları karşıya geçirecek bir kayık bulamadıklarından karşıya yüzmeye karar verirler.
Karşı kıyıya ilk liderleri çıkar ve tüm kıyıya çıkanları saymaya başlar; bir, iki, üç… dokuz!
Tekrar ve tekrar sayar, ama hep dokuz kişi çıkar.
Üzüntüyle durumu diğerleriyle paylaşır. Onlar da sayar, ama her seferinde dokuz çıkar.
Otururlar ve kayıp hacı için ağlamaya başlarlar.

Onlar oturmuş kayıp hacı arkadaşları için ağıtlar yakarken başka bir yolcu çıkagelir ve neden ağladıklarını sorar. Hacılar hikayelerini anlatır. Yolcu anında sorunu fark eder ve çözer:

“her biriniz herkesi saydınız, ama kendinizi saymayı unuttunuz!”

Aynı bu hacılar gibi biz de mutluluğu dışarıda ararız.

Hep dışarıda sahip olduklarımızı, paramızı, evlerimizi, ünvanlarımızı sayarız, hep eksik çıkar ve tekrar tekrar sayarız.
O eksik şey ‘Öz’ün Bilgisi’dir.
Araç çubuğuna atla