Satori

‘’… Bu başka düzeydeki bambaşka şey ise ‘’satori’’dir. Bu bildiğimiz tanıdığımız sezgiye benzemeyen bir sezgidir. …Psikoloji açısından ele alınırsa satori kişiliğin sınırlarının ötesindedir, mantık bilimi açısından evet-hayır ın karışımıdır. Metafiziğe göre ise, sezgiyle kavramadır, öyle ki burada olmuş olanla olacak olan bir olmuştur.(1) Zen ile öteki öğretiler arasındaki en büyük fark Zen’in günlük yaşamdan hiçbir zaman kopmamasıdır….. İşte tam bu noktada Zen’in yalnız okçulukla değil, kılıç yolu, çiçek düzenleme (ikebana) çay töreni, dans ve öteki sanatlarla ilişkisini yakalıyoruz. …..İnsan düşünen bir yaratık ama yaratıcı gücünün doruğuna hesaplamadığı ve düşünmediği zamanlar çıkabilmiştir. (2) İçimizdeki çocuk saflığına yeniden kavuşabilmemiz için uzun yıllar süren bir çalışmayla kendi kendimizi bırakabilmeyi öğrenmeliyiz. Bu duruma ulaşıldığında kişi hem düşünür hem düşünmez; düşünürse, yağan yağmur gibi düşünür, denizde dalgalanan dalgalar gibi düşünür, gecenin karanlığında parlayan yıldızlar gibi düşünür ve ilkbaharın yumuşak ortamında serpilen yeşeren ağacın tepesindeki yeşillik gibi düşünür. Ve gerçekten de O’nun kendisi yağmurdur, yıldızdır, yeşilliktir. ‘’

Zen ve Okçuluk /Eugen Herrigel
Önsöz Budist felsefesi profesörü, Zen’in hala en büyük ustaları arasında sayılan D.T. SUZUKİ
(1)(2) abç