Sen Verdiğin Tepkilersin

Birisi Lieh-tzu’ya şu şekilde bir soru sordu: “Niçin boşluğa değer veriyorsunuz?”

Lieh-tzu da “Çoğu insan övülmekten hoşlanır. Onlar becerileriyle tanındıklarında kendilerini iyi hissederler. Ancak bağlılıklarımızdan boşalmamızın ve takdir, onaylanmak ya da onaylanmamaktan kurtulmamız gerektiğini hissediyorum. Uzun vadede üzülecek çok az şeyimiz kalacaktır. Boşluğa değer vermemin sebebi bu.” dedi.

Lieh-tzu durdu ve sonra konuşmasına devam etti, “Size bir şeyi yapabileceğinize dair itimat edildiğinde bile yapacağınız şeyin bütünüyle sizin eyleminize bağlı olmadığınızın farkında olmalısınız. Olayların meydana gelmesinin sebebi koşulların doğru ve eyleminizin pek çok koşuldan sadece birine katkıda bulunuyor olmasıdır. Bizler şeyler olduğunda bunların kendi becerileriniz olduğunu düşünmeye alışkınızdır; gerçekte ise becerilecek herhangi birşeyin olmadığını anlamayız. Bu yüzden herhangi bir kişiye ait olmayan bir itimatı kabul etmekten çok neden sükût edip gök ve yerin işleri hakkında düşünmüyoruz?

Şeylerin boşluğunu görmek bizim dinginlik ve zihin huzuru geliştirmemize yardımcı edebilir. Bu çılgın dünyada nasıl dingin kalacağınızı bilmezseniz gereksiz pek çok soruna çekilirsiniz. Yol’a ilişkin görüşünüzü kaybedersiniz ve bunu fark ettiğinizde çok geç olacaktır zira Yol’u kaybetmekle kendinizi de kaybetmiş olacaksınızdır.”

Chuang-tzu bir zamanlar koyununu kaybeden iki kişi hakkında bir hikaye anlatmıştı. Biri hüzne kapılarak bu şanssızlığı unutmak için kendisini içkiye, cinselliğe verdi. Diğeri bunun kendisini klasiklerin tetkiki ve doğanın işleyişinin sessiz tanığı olmak için mükemmel bir fırsat olarak gördü. Her iki adam benzer bir talihsizliğe maruz kalmış olsa da sadece biri kendisini kaybetti çünkü kayıp deneyimine fazlasıyla bağımlı kalırken diğeri kendisini buldu çünkü kazanç ve kayıp düşüncesini terketti.