Türkiye- Henüz- Batmıyor

“İlk dönem Budizm’i, hümaniter dinlere en iyi örnektir. Buddha aydınlanmış, büyük bir öğretmendir ve insan varlığının gerçeğini bilir. Doğaüstü bir gücün adına değil, akıl yolunda konuşur. Aklın temsilcisidir ve bunu kendi başına ilk bulan olduğu için, diğer insanları da kendi akıllarını kullanmaya ve gerçeği tanımaya çağırır… Onun şu öyküsü konumuz açısından güzel bir örnektir:

Bir mango ağacının altında uyuyan bir tavşan, birden büyük bir gürültü duyar ve dünyanın sonunun geldiğini düşünerek koşmaya başlar. Onun böyle koştuğunu duyan diğer tavşanlar ‘Neden koşuyorsun?’ diye sorduklarında, koşan tavşan ‘Dünya batıyor da ondan.’ cevabını verir.

Buna inanan tüm tavşanlar da var güçleriyle koşmaya başlarlar.

Onları gören diğer hayvanlar ‘Ne oluyor?’ diye sorarlar ve aldıkları cevap da: ‘Dünyanın sonu geldi ve dünya batıyor.’ olur.

Böylece tüm hayvanlar birbirlerine sora sora korku içinde koşuya katılırlar.

Hayvanların bu durumunu gören Buddha, son gruptaki hayvanlara bu kaçışın nedenini sorar. Onlar ‘Dünya batıyor.’ der. Bunun üzerine o, ‘Hayır, bu doğru olamaz.’ diye karşılık verir.

Buddha hayvanlara ‘Dünya batmıyor, gelin bu korkuya neden kapıldığınızı araştıralım.’ der. Bütün hayvan türlerini ardı ardına soruşturan Buddha, sonunda tavşanlara ulaşır. Onlar da Buddha’ya dünyanın battığını ortaya atan tavşana getirirler.

Buddha tavşana, ‘Dünyanın battığı düşüncesi aklına geldiğinde neredeydin ve ne yapıyordun?’ diye sorar.

Tavşan: ‘Mango ağacının altında uyuyordum.’ deyince Budda: ‘Sanırım sen bir mangonun düştüğünü duydun. Gürültü seni uyandırmış olmalı ve sen de dünyanın battığını sandın. Şimdi altında uyuduğun ağaca gidelim ve durumu öğrenelim.’ der. Beraberce ağacın yanına vardıklarında, tam tavşanın yattığı yerde bir mango meyvesi bulurlar. Böylece Budda bu akılcı çözümlemesi ile hayvan soyunun yok olmasını önler.”

Bu hikayeyi aktaran Fromm’a göre; “Tüm büyük dinlerin özü aynıdır: Bilgi ve bağımsızlığa ulaşmak, acıların azaltılması ve sorumluluk duygusunun gelişmesi. Kısaca, insanın doğru yaşaması, sevmeyi bilmesi ve evrimleşmesi.”

“Gerçek günah, insanın kendisine yabancılaşması ve kendi güçlerine karşıt bir hale gelmesidir” diyen Fromm: “Tüm hastalıkların gerisinde sevmek yeteneksizliği ve yetersizliğinin yattığını” savunur.

Erich Fromm / Psikanaliz ve Din/ Arıtan, İstanbul-1996, s.66-68

Buddha’nın burada hayvanlara karşı gösterdiği şefkatin, insanın kendine güveni konusunda gösterdiği tavrın ve olaya akılcı yaklaşımın birazını, Erich From’un filitrelerinden geçmiş haliyle  dahi olsa  acaba bizler de kendi insanımız ve ülkemiz için gösteremez miyiz?

 

Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0
Araç çubuğuna atla