Yoga

YOGA bir din, politik bir hareket veya dogma anlamına gelmez, O, tüm kültürlere, inançlara, ırklara saygı içerisinde olarak bireysel iç yapının, evren ile tüm seviyelerde ve tam olarak birleşmesidir. Sanskrit dilinde de YUG kökünden türemiş olan YOGA, ” bütünlük”, “bir olmak” anlamına gelir.

YOGA yolu ile varlık mikrokozmik yapısını, makrokozmosla, evrenin en üstün olanaklarını kullanmak sureti ile birleştirir ve evrensel sübtil enerjileri en mükemmel şekilde kullanır. Bu birleşme ile kişi mikrokozmosunda, makrokozmosu tam olarak bulabilme kabiliyetine sahip olur. Böylece tüm evren küçültülmüş ölçekte varlık içinde hissedilir. Bu da makrokozmosta bulunan her şey mikrokozmostada bulunur demektir.

YOGA, hareket ile bilginin aynı anda dengelenerek kullanılmasına bağlı mükemmel harmoni sistematiğidir ki uygulayıcıya, gerek fiziksel ve gerekse ruhsal planlarda, sağlıklı, dengeli ve aktif bir yaşamın gereği için bundan sonra nasıl hareket etmesi gerektiğini, öğretecektir. Bu şekilde varlığın tüm planlardaki tekamül süreci hızlanacak, gerçek ve mutlak mutluluğun kapıları açılacaktır. Varlıksal tekamülde hızlanma, onun tüm olgularının tam bir uyum ve denge içinde olmasına bağlıdır. YOGA uygulamaları bu içsel denge ve uyumu derin huzur ve sonsuz sevgi ile varlıkta ortaya çıkartır böylelikle üst benliğe ulaşılır.

Bundan binlerce yıl öne yükselmiş üstatlar tarafından koyulan YOGA prensiplerinin bu günün standart yaşamsal problemlerini çözmüş olduğu görülmektedir. YOGA günümüzün insanlık dertleri olan günlük gerilim, stres, sinirsel sıkıntılar, bedensel dinçliğin azalması, erken yaşlanma, hafıza problemleri ve benzeri daha pek çok olumsuzlukları alt edebilmede kesin bir yoldur, işin güzel yanı bu çözümde kişi meseleyi bizzat kendisi halleder, bu da uygulayıcıya kendine güven ve üstün seviyedeki kabiliyetlerinin farkındalığını getirir. Günümüzde pek çok olimpiyat takımının ve özellikle astronot ekiplerinin yoga çalıştırıldıklarını biliyoruz. Bu da bize YOGA’nın tanımlanmış bir pozitif bilim olduğunu göstermektedir, YOGA yalnızca felsefi, fiziksel ve ruhsal çalışmalar manzumesi olarak değil bir bilim olarak değerlendirilmektedir. Tüm bunlardanda anlaşılabileceği gibi YOGA sistematiği, insanın para normal güçlerini geliştirip, zihin ve bedenin evrensel şartlara mükemmel uyumunu sağlayarak, kişiye sıra dışı bir hayatiyet vermektedir.

YOGA çalışmaları ile yorgunluk, bıkkınlık süratle terk edilir; beş dakikalık bir derin YOGA gevşemesi (SHAVASANA) ile saatlerce süren uykudan daha fazla fayda elde edilir. Öte yandan YOGA gerek vücudun ve gerekse zihnin zamansız ve erken yaşlanmasını engeller. Muntazaman YOGA çalışan bir kişi, sağlıklı, güçlü ve dinamik bir beden ve şuura sahip olarak yaşamını uzatma şansına kavuşur…

İnsanoğlu, tam olarak nasıl kullanacağını bilmediği, son derece güçlü, çok karmaşık ama o denli de mükemmel bir bilgisayara sahiptir; beyin…. normal bir insan bu inanılmaz potansiyelin yalnız yüzde dördünü kullanır, YOGA beyinsel faaliyetlerin en üst seviyelerde kontrol edilmesini temin eder böylece bu mükemmel parçamızı en iyi şekilde kullanmayı öğreniriz. Gene muntazaman uygulanan YOGA çalışmaları ile vücutta bulunan gereksiz yağ vs gibi dokular ortadan kalkar, bedensel ağırlık o vücudun ihtiyacı kadar olur.

YOGA çalışmalarının yaşı yoktur. Her yaştaki insan rahatlıkla uygulamaları tatbik edebilir. Tecrübeler, YOGA’nın yaşlılarda daha da çarpıcı olduğunu göstermiştir, zira onlar daha sabırlı, daha çok dinleyebilen bir yapıya sahip olarak, yaşamış bulundukları tecrübeler ile hayatın gerçeklerini bilmektedirler.

Tam bir disiplin ve sabırlı bir YOGA çalışmasının neticeleri, yaş, din, ırk cinsiyet vs. gözetmeksizin adım adım ama kesin olarak alınır. Özellikle yaşlılarda daha keskin bir dimağ elde edilir…

YOGA, diyet, iç temizlik, nefes egzersizleri ve zihin kontrolü gibi yöntemleri ile tüm yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırır. YOGA çalışmaları ile şu paha biçilmez değerlere ve avantajlara sahip olunur:

Çok kısa bir zamanda, gerçek, derin bir YOGA gevşemesi elde edilmesi, Fiziksel yapının sürekli genç, dinç ve diri kalması, NADİ’ler adı verilen vücut içi ve çevresini saran sübtil enerji kanallarının ve sinir yollarının açılması, alışılagelmişin dışında, mükemmel ve üstün bir iç ahenge kavuşulması ile gelinen bu dengelilik halinde fiziksel zihinsel ve ruhsal yapının tekamül sürecinin hızlanarak üstün seviyelere ulaşılabilmek.

Bilerek veya bilmeden, tüm insanları temel arzusu, sonsuz ve gerçek mutluluğa ulaşmaktır. Gerçekte bu mutlak mutluluğa ulaşmak, insanın sahip olduğu yeteneklerini tam olarak kullanabilmesine bağlıdır. İnsanoğlu bu mutluluğa, fiziksel, ruhsal ve zihinsel yönlerini tatmin ederek ulaşacaktır. Bu sonsuz mutluluk seviyesine ulaşmış kişi üstadların ve büyük yogilerin de söyledikleri bir kuralı ispatlamış olur, bu da gerçek ve kalıcı mutluluğun geçicilik esasına dayanmadığıdır. Gerçek mutluluğa ancak her yaratılmış varlığın özbenliğinde bulunan ilahi köken öğrenilerek ulaşılır. Bu ilahi köke ,bu yüce gerçeğe pek çok isimler verilmiştir bunlardan bazıları Öz, Asıl tabiat, Brahman; Kozmik bilinç, Sonsuz, O… daha pek çok sıfat ile geliştirmek mümkün, fakat dikkat edilirse bu isimler sonsuz olduğuna göre bunlara ulaşabilme de ancak sınırlı kişiliğimizin ötesine geçebilmekle olabilir…

Yoga sistemine göre, hislerin, aklın ve zihnin mükemmel bir şeklide gelişmiş ve uyum içinde çalışıyor olması ve bedenin de buna uygun bir performans içinde bulunması gereklidir. Ancak bu düzeydeki bir insan yeteneklerini tam, kusursuz ve eksiksiz olarak kullanarak kendi sınırlarını aşabilir ve ilahi sonsuz mutluluğa ulaşabilir… bunu ancak ve bir tek kendisi yapabilir.

KÖKLER

Yoganın temel öğretilerinde ezoterik görünümlü fazla bir şey yoktur. Zaten Yoga Sutralar’da oldukça düzdür ve psişik fenomenlere ve bu nevi olağandışı işleri becerme yeteneğini nasıl geliştirilebileceğine dair hemen hiç bir yorum getirmezler.

Ancak, daha geç öğretiler disiplinin muhtemelen Patanjali’nin yorumlamaktan çekindiği engin, gizli tutulan ve sözlü gelenek çerçevesinde korunduğuna kuşku olmayan yönüne dikkat çekmişlerdir. Yoga, bir sanat ve bilim olarak kişinin tam bir bilinç içinde yaşaması yoludur. Eski Yogik yazılarda Yoga yolunda yapılan hiçbir zahmetin boş olmadığı söylenir, Yoga hayat boyu sürecek olan bir çabadır.

Yoga bir din değildir, tüm dinler, inançlar kişinin rengi, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun aynı kefededir. Dolayısı ile tüm insanlık içindir. Yoga yalnızca baş aşağı durmak belirli pozlar almak veya az bir miktar sebze ile beslenmek değildir. O evren ile tam birlik, tamlık, bütünlük, sükunet, huzur ve aynı anda tüm evrenle iletişim içinde bulunabilmek yoludur. Telaşlı bir karmaşanın süregeldiği günümüzde Yoga insanlığa muazzam bir kaynak sunar. Günümüzde Yoga çoğunlukla stres azaltma metodu olarak görünse de bunun haricinde pek çok faydaları fiziksel, zihinsel ve ruhsal planlarda görülür. Örneğin Hatha Yoga ile vücudun tüm gerginliği ve sertliği alınır.

Düzenli olarak yapılan Yoga çalışmaları kişinin bir şifa aracı olması, kişisel değişime, kendimizi ve başkalarını dikkate alarak kalbimizin ve zihnimizin açılması yolu ile varlığımızın yüceltilmesi mümkündür.

Kadim zamanlardan çağımıza kadar uzanan geleneksel yoganın ne zaman, kim tarafından ve nasıl ortaya çıktığı bilinmemektedir.

“MÖ 3000 yıllarında Hindistan’da uygulanmakta olduğu düşünülmektedir. Yoga, gerçekte tek bir dinsel sistem değil, fakat birbiriyle bağlantılı ve bir arada uygulayıcıyı tanrıyla mistik bir birleşmeye taşıyan bir dizi disiplinden meydana gelmiştir. Milattan binlerce yıl önce İndus havzasında gayet ileri bir toplum yaşamaktaydı. Aynı zamanda Hindu felsefesinin temel yanıtları olan Veda’larda da yerini almıştır. Veda’lar daha sonra Upanishad’lar olarak anılır. Bunların içerisinde Yoga’ya ait referanslar bulunmaktadır.

Bugün “yoga” esas olarak solunum, beden kontrolü, meditasyon ve adanmışlık üzerine ayrıntılı talimat ve egzersizleri kapsamaktadır. Bu yöntemler ilk olarak MÖ 2. Ya da 3. yy. Sanatın öğrencisi ve uygulayıcısı olan Hintli Patanjali tarafından ünlü Yoga Sutralar’da sistemleştirilmiştir. Bunlar Patanjali tarafından bulunmuş değillerdir. Onun yaptığı zamanın ruhsal pratiklerinin deşifre etmek olmuştur.

Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0
Araç çubuğuna atla