• Gurudwara

    Kaderin Başına Gelenlere Verdiğin Tepkilerden Oluşur

    Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi. Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya…

  • Gurudwara

    Nasıl Bir Duygu

    Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkalda Napolyon’u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşman askerlerini de “ az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı” diye savuşturmuş. Bir süre sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a sormuş: “Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?” Napolyon birden öfkelenmiş. “Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?” diye bağırmış. Hemen askerlerine, adamı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık “ateş” emri verilecek. Bakkal içinden “Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin” diye düşünürken, arkadan…

  • Felsefe

    Deneyim

    Kör, köre yardımcı olamaz. Karanlıkta el yordamıyla yolunu arayanlar, başkalarını ışığa götüremezler. Ölümsüzlüğü bilmeyenler diğerlerinin ölüm korkusunu bırakmalarına yardımcı olamazlar. Bütün ve yoğun bir şekilde yaşamayanlar, henüz kalpten şarkıları olmayanlar, dudaklarındaki gülümsemesi sahte olanlar başkalarının samimi ve hakiki olmalarına yardımcı olamazlar. İkiyüzlü, numaracı olanlar başkalarının dürüst olmasına yardımcı olamazlar. Henüz kendisi olamamışlar, kendileri hakkında hiçbir şey bilmeyenler, kendi bireylikleri hakkında hiçbir fikre sahip olmayanlar — hâlâ sahte olan, toplumca yaratılmış olan kendi kişilikleri içerisinde kayıp olanlar — bireyselliğini kazanmaları için başkalarına yardımcı olamazlar. Tüm iyi niyetlere rağmen, bu basitçe mümkün değildir. Şayet senin yaşam ateşin yanmıyorsa, nasıl olur da başkalarının yanmayan kandillerini yakabileceksin? Senin alevinin yanıyor olması şarttır; ancak o…

  • Osho

    Osho’nun Kendi Öğretisi Hakkındaki Konuşması 2

    Deneyimin kendisi doktrin haline gelmez mi? Deneyim başkalarına ancak negatif olarak aktarılabilir. Onun ne olduğunu anlatamam, ne olmadığını da anlatamam. Dil ancak onun ne olmadığını ifade edebilir. Dilin onun ne olduğunu ifade edemediğini söylerken bile onu ifade etmekteyim. Hiçbir doktrinin geçerli olmadığını söylediğimde, bu benim doktrinim oluyor. Ortaya bir şey atıyor değilim; bir şeyi inkar ediyorum. Hayır denebilir; evet denemez. Evet yaşanmalıdır. Bilgiden geriye bir inanç kalmışsa bu inanç boşluğa, meditasyona ulaşmayı engelleyecektir. İnsan ilk önce geçmişin, bilinenlerin, zihindeki bilgilerin boş olduğunu kavramalıdır. Bilinmeyene, gerçeğe ulaşmakta bilgi yararsızdır. Ya öğrenmiş olduğunuz bilgilerle özdeşleşirsiniz ya da onları izleyen bir tanık olursunuz. Özdeşleştiğinizde, siz ve hafızanızdakiler bir olursunuz. Ama aksi durumda -anılarınıza…

Araç çubuğuna atla