• Gurudwara

    Tanrı’yla Narada

    anrı’yla Narada adlı bilge, yan yana yürürlerken gözleri engin boşluğa dalar. Bir süre sonra Narada, Tanrı’ya dönüp sorar: “Ey yüce Tanrım, bu dünyanın ve orada yaşayan bütün yaratılmışların hayatının görünümlerinin ardındaki sır nedir?” Tanrı, gülümser ve susar. Yola devam ederler. “Çocuğum, ” der. Bir süre sonra Tanrı ve ufka bakar, “Güneşin sıcağı beni susattı. Bu yoldan biraz daha gidersen bir ırmak bulacaksın. Irmağı takip et, bir kasabaya geleceksin. Oradaki evlerden birine git ve bana bir bardak soğuk su getir.” “Hemen, ” der Narada ve yola koyulur. Bomboş arazide dakikalarca yürüdükten sonra gerçekten bir ırmağa gelir. Irmağın öte yanında bir yerleşim alanı vardır. Narada derli toplu görünen bir çiftlik evine yaklaşır…

  • Gurudwara

    Gerçek ve Yalanın Hikayesi

    19 yüzyıl efsanesine göre Gerçek ve Yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğruyu söyler ve “Bugün hava çok güzel” der. Gerçek etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte çok zaman geçirirler. Yalan tekrar doğruyu söyler ve “Su çok güzel, birlikte banyo yapalım!” der. Gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur. Su gerçekten çok güzeldir. Soyunur ve yüzmeye başlarlar birlikte. Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar ve kayıplara karışır. Kızgın Gerçek kuyudan çıkar, yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yeri aramaya başlar. Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görür ve öfkeyle bakarlar ona. Zavallı gerçek kuyuya…

  • Gurudwara

    Buradan Hiçbir Şey Duyulmuyor

    Papaz, iki metre ilerisinde duran Zangoç’a sormuş; – Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı? Günden güne azalıyor! Zangoç’ta derin bir sessizlik… İyice köpürmüş Papaz; – Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun? – Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim! – Olacak şey mi! iki adım öteden beni duymuyorsun… Zangoç bıyık atından gülmüş; – İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız… Yer değiştirmişler. Bu kez Zangoç seslenmiş; – Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor? Papaz kendi kendine söylenmiş; – Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor…

  • Gurudwara

    Gerçeğe Talip Olmak

    Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur. Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de fizikçidir… İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar: – Son sözün nedir? Der ki: – Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah… Allah… Allah… Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır: – Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur. Böylece papaz idam edilmekten kurtulur… Sıra hâkime gelir, ona da sorarlar: – Demek istediğin en son söz nedir? Der ki: – Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet… Giyotini indirirler, giyotin hâkimin de boynuna birkaç santim kala durur… Bunun üzerine…

  • Gurudwara

    Hayatın Kaynağı

    Duyular, aralarında üstünlük tartışması yaparak tanrı Brahma’ya gittiler ve ona dediler ki: “İçimizde en üstün kimdir?” O yanıt verdi: “Bu bedeni terk ettiğinde onu en kötü duruma düşüren hanginizse en üstün odur.” Söz terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?” Onlar yanıt verdiler: “Hiç konuşamayan bir dilsiz gibi, solukla soluyarak, gözle görerek, kulakla işiterek, akılla bilerek, meniyle üreterek yaşadık.” Söz içeri girdi. Göz terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?” Onlar yanıt verdiler: “Gözleriyle görmeyen bir kör gibi, solukla soluyarak, dille konuşarak, kulakla işiterek, akılla bilerek, meniyle üreterek yaşadık.” Göz içeri girdi. Kulak terk etti. Bir yıl bekledi…

  • Hayat

    Tolstoy’un  sorgulatan 17 Hayat Dersi

    Rus edebiyatının dev ismi Tolstoy’un  Hayatı Sorgulatacak Ders Niteliğinde 17 Sözü 1 Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar. 2 Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın. 3 Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin. 4 İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir. 5 Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. 6 Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez. 7…

  • Zen

    Seng Tsan ‘ nın Zen Bilgeliği

    Seng Tsan’ın Zen bilgeliği Eğer hakikati görmek istiyorsan hiçbir şeye karşı ya da hiçbir şeyi destekleyen bir bakış açısına/fikre sahip olma. Sevmediğin şeye karşı sevdiğini desteklemek zihnin hastalığıdır. Şeylerin birliğinde durgun ol ve hatalı görüşler kendiliğinden kaybolacaktır. Engin uzay gibi mükemmel olan Yol’da hiçbir şey eksik ya da fazla değildir. Gerçekten de eşyanın hakikatini görememek bizim kabul ve redlerimize bağlı olarak gelişir. Hakikat hakkında daha fazla konuştukça ve düşündükçe ondan daha da uzaklara saparsın. Konuşmayı ve düşünmeyi bırak ve bilemeyeceğin bir şey olmasın. Hakikati arama, sadece fikirlere değer vermeyi bırak. İkilik durumundan çık, böyle arayışlardan dikkatlice kaçın. Eğer o ya da bunun, doğru ya da yanlışın en ufak bir zerresi…

  • Psikoloji

    Hakikat ve Hikayenin Hikayesi

    Bir zamanlar yaşlı bir kadın varmış. Zamandan daha yaşlıymış bu kadın. Saçları bembeyaz ve upuzun, tırnakları uzun ve kıvrık, memeleri karnına kadar sarkmış, derisi buruş buruşmuş. Tüm çıplaklığı ile insanların arasında gezer dururmuş bu yaşlı kadın. Sokak sokak, şehir şehir, ülke ülke gezermiş. İnsanların arasına karışır, onlarla muhabbet etmek istermiş. Ama onu görenler arkalarına bile bakmadan kaçarlarmış. Kırk yılda bir bazen birisi durur kadının derin gözlerine bakarak onunla konuşurmuş. Ama kırk yılda bir. Günlerden bir gün yaşlı kadın bir köy meydanına varmış. Gördüklerine inanamamış. İnsanlar toplanmışlar bir çemberde oturuyorlar, ortada ateş yanıyor ve nefes dahi almadan birisini dinliyorlarmış. Dinledikleri kişi de çok yaşlı bir kadınmış. Bu yaşlı kadının üzerinde rengârenk…

  • Osho

    Hakikat Senin İçinde

    Hakikat senin içinde; onunla orada karşılaşmak gerekir. “İnsan kalbine doğrudan hitap etmek. Doğayı görmek ve Buda olmak.” Hiçbir yere gitmene gerek yok. Ve nereye gidersen git aynı kalacaksın, o halde ne anlamı var? Himalayalara gidebilirsin, bu hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Seninle birlikte olan her şeyi taşıyacaksın. Sonradan olduğun her şeyi, yapıldığın her şeyi, tüm yapaylıklarını taşıyacaksın. Sentetik yüzlerin, ödünç alınmış bilgin, kutsal metinlerin içinde sana yapışık kalmaya devam edecek. Himalayalardaki bir mağaranın içinde otururken bile tek başına olmayacaksın. Öğretmenler etrafında olacak ve din adamları ve politikacılar ve anne babalar ve tüm toplum. Belki o görünür olmayacaktır fakat içinde seni kalabalıklaştırarak orada olacaktır. Ve sen bir Hıristiyan ya da bir Hindu ya…

  • Felsefe

    Kendini Bilmek

    ”O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. ” Eski Yunan’da Delfi’ deki Apollon tapınağının alınlığında Altın Harflerle ‘Gnothi seauton’ (Yunanca: γνῶθι σεαυτόν) yani Kendini Bil” yazıyormuş diye yıllardır aktara geldik. Eski Hint Veda’ larından, Upanishadlardan konuşurken Sürekli ‘Kendini Tanımadan Tanrının tanınamayacağının’ erdeminden bahsedip, daha yakın tarihlerde Saint Augustine’in “kendimi bileyim ki, ya rabb, seni bileyim” diye söylediğini alıntılamış; sonra da Hz. Ali’yi her andığımızda “kendini bilen, rabbini bilir” sözünü üstüne basa basa tekrar etmişiz.  Lao Tzu’yu hikaye ederken “Başkalarını…

Araç çubuğuna atla