• Gurudwara

    Tanrı’yla Narada

    anrı’yla Narada adlı bilge, yan yana yürürlerken gözleri engin boşluğa dalar. Bir süre sonra Narada, Tanrı’ya dönüp sorar: “Ey yüce Tanrım, bu dünyanın ve orada yaşayan bütün yaratılmışların hayatının görünümlerinin ardındaki sır nedir?” Tanrı, gülümser ve susar. Yola devam ederler. “Çocuğum, ” der. Bir süre sonra Tanrı ve ufka bakar, “Güneşin sıcağı beni susattı. Bu yoldan biraz daha gidersen bir ırmak bulacaksın. Irmağı takip et, bir kasabaya geleceksin. Oradaki evlerden birine git ve bana bir bardak soğuk su getir.” “Hemen, ” der Narada ve yola koyulur. Bomboş arazide dakikalarca yürüdükten sonra gerçekten bir ırmağa gelir. Irmağın öte yanında bir yerleşim alanı vardır. Narada derli toplu görünen bir çiftlik evine yaklaşır…

  • Gurudwara

    Yankı

    Dağlık bir bölgede adam küçük oğluyla yürürken, oğlan ayağını taşa çarpar ve can acısıyla, “ahhhh” diye bağırır. Dağdan, “ahhhh” diye bir ses gelir ve bu sesi duyan çocuk hayret eder. Merakla, “Sen kimsin?” diye bağırır; ama aldığı tek yanıt, “Sen kimsin?” olur. Çocuk bu yanıta kızar ve, “Sen bir korkaksın!” diye bağırır. Dağdan aldığı yanıt, “Sen bir korkaksın!” dır. Babasına bakar ve “Baba ne oluyor?” diye sorar. “Oğlum dikkat et” diyen baba, vadiye doğru, “Sana hayranım!” diye bağırır. Ses, “Sana hayranım!” diye yanıtlar. Baba, “Sen harikasın!” diye yine bağırdığında, bu kez dağdan, “Sen harikasın!” yanıtı gelir. Çocuk şaşırmıştır, ama hala ne olduğunu anlayamamıştır. Baba oğluna durumu açıklar; “Oğlum. insanlar buna…

  • Gurudwara

    Mucize

    Temmuz güneşinin ortalığı kasıp kavurduğu sıcak bir yaz günü daha bitmek üzereydi… Adam hızlı adımlarla Diyarbakır küçelerini* arşınlıyordu… Bir an önce hedefine varmak isteyen maratoncular gibi yüksek tempoda yürürken yorgun bedeni frene basmış, durup dinlenmek için gölgelik bir yerde bir taşın üzerine oturarak cebinden çıkardığı tütün tabakasından bir sigara sarıp derin bir nefes çektikten sonra gözlerini hafif yumarak düşünmeye başlamıştı… Neden acele ettiğini kendi bile bilmiyordu. Oysa gün boyu güneşin altında inşaatta sırtında çimento tuğla taşımış omuzları yara bere içindeydi. Ama sırtındaki yükün inşaattaki yükten daha ağır olduğunu biliyordu. Daha dün doktor son cevabını vermişti : – Eşinizin ameliyatı burada yüksek riskli olur ameliyat masasından kalkması çok düşük bir ihtimal.…

  • Gurudwara

    Sartebus ve Kim’in Hikayesi

    Antik Roma’da yaşamış yaşlı bir adamla genç bir çocuğun hikayesidir bu. Eğer sınırlarınızı aşamadıysanız yaşamınızda çok eksik olduğunu fark edeceksiniz, biraz gayret yeter bence vakit geçmeden bir an önce, özgüvenle… Yaşlı adamın adı SARTEBUS, genç çocuğun ki ise KIM’di… Kim, yalnız yaşayan, yiyecek ve başını örtecek bir çatıdan çok, bir neden arayan, köyden köye dolasan bir yetimdi. “Neden” diye merak ederdi; “Neden her şey bu kadar zor? Biz kendimiz mi zorlaştırıyoruz, yoksa mücadele etmemiz gerektiği için mi?” Bunlar, Kim kadar genç bir çocuk için bilgece düşüncelerdi… Bir gün, aynı yolda seyahat eden yaşlı bir adamla tanıştı… Yaşlı adam, oldukça ağır görünen, üzeri örtülü, büyük bir sepet taşıyordu. Yol kenarında mola…

  • Gurudwara

    Ciğer Pare

    Neyzen Tevfik, ciğercinin önünden geçerken, parası olmadığı halde içeri dalar ve iki porsiyon ciğeri götürür, sonra garsonu çağırarak parasının olmadığını, sonra vereceğini söyler. Şef garson kabul etmez. “Ya parayı verirsiniz ya da bu gün bulaşıkları siz yıkarsınız” der. Neyzen : “Öyleyse arka sokakta bir dostum var, bir pusula yazayım ona götürün parasını o verir” der. Şef garson : “Tamam ben giderim” Arka sokağa giden şef garson : “Efendim, bu pusulayı size Neyzen Bey gönderdiler” der. Neyzenin dostu, pusulayı okuyunca tebessüm eder ve kaç porsiyon ciğer yediğini sorar. Garson : “İki porsiyon efendim” der. Dost : Üç porsiyon parası vererek “Bir porsiyon daha yesin” der. Şef garson meraklanmıştır, “Efendim para önemli…

  • Gurudwara

    İnsanın Kendini Arayışı 4

    İnsanın kendini tanımaya dair yaptığı çalışmalar, kendi özelinde gerçek doğasını, kendi hakikatini tanımak için yeterli olmasa bile; hiç değilse hakikata dair bir güzel koku almasına, hakikatin ardındaki sonsuzluğa dair genişleyen idrakinin ona getirdiği sezgisel bilgilere ulaşmasına vesile olacaktır. Bu da arayış yolundaki kararlılığı, sabrı arttırarak onu kendine biraz daha yaklaştıracaktır. Kendini tanıma arayışı içinde ulaşacağı idrak ile; arayışını dıştan içeriye yönlendiren insan, kalbe yönelir. Böylelikle kendi hakikatini anlama yolculuğunda bir başka zirveye ulaşır; kendini bilme.. Bu hal, kamil insan olma hali, erdemli/bilge/arif kişilere özgü bir durumdur. Önceleri kendini bilmeyen bir yaşantıda kaybolmuş, kalbini bir yığın vesvese, endişe, zihinsel, düşünsel, duygusal artıklar, dünya meşgalesi ile doldurmuş, ayakta ya da yatakta uykuda…

  • Gurudwara

    İnsanın Kendini Arayışı 3

    Zamanda yolculuk Ey Yolcu; Bu yolculuk için seçtiğin yol sonu olmayan bir yoldur. Seni, Sana ulaştırır. Kendinden başlayıp, kendinden içeriye doğru yürüdüğünde attığın her adımla açtığın bir yoldur. Tıpkı karla kaplı geniş bir ovada, göz gözü görmeyen bir tipi altında yürümek gibi. Görüş mesafen sıfırdır sadece attığın adım ve adımını attığın an vardır. Çünkü Zamanda Yolculuk yapmak ancak “An”da yaşamakla mümkün olabilir. Bu yolculukta en ilkel içgüdülerin ve en gelişmiş sezgilerin refakat eder sadece sana. Ya eski izlerin üzerinden gidersin, ya da fırtına onları örtmüş, veya tipi görüşünü engellediğinden ya da sadece öyle seçtiğin için sen kendi yolunu yaratırsın. Bu yüzden bir tek değil sonsuz sayıda yol vardır. “Ya bir…

  • Gurudwara

    İnsanın Kendini Arayışı 2

    İnsan kendini gerçekten tarafsızca, öylelikle bilebilir mi? “Aramakla bulunmaz, lakin bulanlar hep arayanlardır!” diyen Beyazıd-ı Bestami ustaya kulak verirsek, öylelikle olamayacağı aşikar gözüküyor. Kendini tanımak için, bilmeli, bilmek için bulmalı, bulmak için aramalı, aramak için arayıcı olmalı. Bu bir yolculuğa benziyor olsa da, bilinmeyen yollarda kaybolma ihtimali çok fazla olan tehlikeli bir yolculuk bu. Nereye gideceksin? Peki ya harita, ya rehber?.. Harita, çocuklukta evde ebeveynlerden öğrendiklerimizse? Okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz konuşmalar, katıldığımız seminerlerden oluşan bir haritaysa? Sadece rivayetse… Seni de ravi (rivayet eden, söylenti anlatan) yapar, kendini bilen yerine… Filozof Xavier Pavie, adını ‘Kendinin Çırağı Olmak’ diye çevirebileceğim kitabında, insanın kendini tanımasının ‘hayatta başarılı olmak için’ ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.…

  • Gurudwara

    Kaybolan Tanrı

    Hititler, Tanrılarını insan biçimli (antropomorfik), insani karakter, yönelim ve duygular barındıran insan dışı varlık olarak düşünmekteydiler. Bu yüzden karşılaştıkları sorunların sebebini öfkelenen bir tanrının ülkeyi/kenti/tapınağı terk etmesine bağlamaktaydılar. Buna göre bir tanrı canı isterse çekip gidebiliyordu. Ancak tanrının gitmesiyle ona bağlı olan doğa olayları da etkileniyordu. Tanrıda oluşan öfke ve kinin nedenini ise büyüsel kirlenmeye bağlamışlardır. Tanrının bu kirlilikten arındırılmaması halinde hastalık, salgın, kıtlık, kuraklık, ev içinde kan, lanet, gözyaşı gibi istenmeyen pek çok durumun ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır. Hatti kökenli “Kaybolan Tanrı Telipinu” mitosu, bu durumu özetleyen bir örnektir. [1] Mitos, ortalardan kaybolan, kaybolurken de bolluğu, bereketi, ülkede iyi olan her şeyi beraberinde götüren tanrının bulunup geri getirilmesi üzerine…

  • Felsefe,  Hayat

    Affetmek

    Buddha bir gün, öğrencileriyle bir ağacın altında otururken ansızın bir adam çıkagelir ve birden bire Buddha’nın yüzüne tükürür. Buddha bunun üzerine sakince yüzünü silip adama “Sıradaki ne? Bana başka ne yapmak isterdin?” diye sorar. Buddha’nın bu öfke içermeyen sözlerini duyan adam oldukça kafası karışık şekilde normalde bu duruma maruz kalan birinin çok öfkelenmesi gerektiğini düşünür. Adam bunları düşünürken Buddha’nın en sadık öğrencisi Ananda bu duruma tepki gösterir ve adamın hemen cezalandırılması gerektiğini aksi takdirde herkesin böyle şeyler yapabileceğini söyler. Bunun üzerine Buddha öğrencisine dönerek: “Bu adamın yaptığına gücenmedim ancak sana güceniyorum. O bir yabancı ve beni tanımıyor. Geldiği yeri ve öyküsünü bilmiyoruz. Buraya gelmeden önce belli ki benimle ilgili kafasında…

Araç çubuğuna atla