• Gurudwara

    Nasıl Bir Duygu

    Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkalda Napolyon’u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşman askerlerini de “ az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı” diye savuşturmuş. Bir süre sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a sormuş: “Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?” Napolyon birden öfkelenmiş. “Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?” diye bağırmış. Hemen askerlerine, adamı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık “ateş” emri verilecek. Bakkal içinden “Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin” diye düşünürken, arkadan…

  • Mevlana

    Mevlevilik’te Edeb

    Edep-Erkân: Tasavvuf yolunun yolcusu, her an, uyurken, uyanıkken, kendisine kendisinden daha yakın olan Rabbinin huzurunda bulunduğunu hatırlayacak, bütün hareketlerini, sözlerini edebe uygun olarak yapacak, söyleyecektir. Direkler anlamına gelen “Erkân” sözü de yol törelerini bildirmektedir; bu bakımdan her hususta, tarikat erkânına da riayet etmesi gerektir. Bu çeşit harekette bulunmayanlar hakkında “Edep erkân bilmez” sözü kullanılır. Edep erenlere Bu deyim, biraz ayıp bir şey söyleneceği, toplulukta bahsedilmemesi gereken utanılacak bir söz edileceği zaman, “Hâşâ huzurdan, hâşâ huzurunuzdan, sözüm meclisten dışarı” deyimleri yerine kullanılır. Edep Ya Hu Edebi edepsizden öğren Tasavvufun en mühim unsurlarından biri, belki de birincisi “Edep”tir. Tasavvufta edep, her şeye ve her hususa teşmil edilmiştir. Ehl-i irfan arasında aradım, kıldım…

Araç çubuğuna atla