• Tasavvuf

    Simurg Efsanesi

    Mitolojik olduğu aktarılmasına rağmen Simurg efsanesini iyi anlamak  ve sindirmek gerekiyor… Simurg Efsanesi Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir….. Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte…

  • Hayat

    Anadolu’nun Sesi

    Fırtınalı, soğuk, berbat bir kış gecesi… Buzlu yollardan geçerek; “Birinci Dünya Savaşı Sonu Hükümeti” nin “önemli kişilerinin” toplantı halinde oldukları binaya gelelim. İşte büyücek bir oda… Ortada bir mermer masa ve çevresinde, Türk milletinin geleceği ile ilgili yaşamsal kararlar almak için toplanmış insanlar var.. Bu konuda yetkili olduklarına inanan insanlar… Tartışmalı konuşma başlayalı hayli oldu. Karara varmak elbette zor. Hele böyle, her kafadan bir ses çıkarken.. Kafadan bile sayılmaz, ağızlardan çıkan sesler demek daha uygun sanırım. Bir ara kapı sessizce açılıyor… Yeni gelen, sırtında siyah bir redingot, başında astragan bir kalpak bulunan genç bir adamdır. Kalpağın kenarından sarı saçları görünüyor… Gözler birer mavi ışık parçası.. Biraz irice bir burun… Keskin…

  • Mevlana

    Ne arıyorsan O sun sen

    Görünen her şey gölgedir… Ne arıyorsunki sen yabancı, Neyi arıyorsan O sun sen, Işık arayan gölgeler ışık zuhur ettiğinde yok olur gider, Zulmün peşindeysen zalimsin, Hakkı arıyorsan aşık, Neye bakıyorsun sen?nasıl bakıyorsan O sun, Dünya gözüyle bakan gözü, Gönül gözüyle bakan özü görür, Harama bakıyorsan haram, Manâya bakıyorsan manâsın nursun sen. Gönül yol geçen hanı değil dergahtır, Ey yabancı bu dergahta her arayan bulamaz, Bulanlar hep arayandır. Bir bakarsın zahitden nameler, rubailer söylemeye koyultur seni, Bir bakarsın ibrahim eder kurbana yatırtır seni, Ne söylüyorsun sen ey yabancı, Ne söylüyorsam O sun sen, Söküklerini dik sözlerinin, Dilini kalbine yanaştır, Dilinle söylediğini kalbinlede söyle, Kalbinden geçmeyeni diline değdirme, Güzel söylersen hekim, Kötü…

  • Felsefe

    Yol, yolcu, yolculuk

    Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma… Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal… “En doğru yol: En dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. aldırma… Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle…

  • Yoga

    Surya Namaskar

    Surya Namaskar, Vedik Çağ’ın aydınlanmış bilgeleri tarafından kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.  Güneş, spiritüel farkındalığı sembolize eder. Ve  mitolojik antik dönemlerde, günlük olarak güneşe dua /teşekkür/ibadet edilirdi. Yogada güneş, Pingala veya Surya Nadi ile, yaşamsal hayat veren gücü taşıyan pranik kanallar ile, temsil edilir. Önemli not: Bu dinamik asanalar grubu zaman içinde orijinal asana grubuna eklemeler yapıldığı için hatha yoga pratiğinin geleneksel kısmı olarak kabul edilmez. Bununla birlikte, vücudun tüm eklem, kas ve iç organlarının gevşemesi, esnemesi, masajı ve güçlenmesi için etkili bir yoldur. Surya Namaskar; asana, pranayama, mantra ve meditasyon tekniklerini içermesi sebebiyle; başlı başına tam bir Sadhana, spiritüel pratiktir. Sabah pratiğine başlamak için mükemmel bir asana grubudur. Surya Namaskar’ın, Pingala…

  • Felsefe

    Gerçekten öğrenmek isteyen herkese öğretirim. Benimle gel

    “Bir gün Buda bir köyden geçiyordu. Çok sinirli ve terbiyesiz genç bir adam gelip ona hakaretler etmeye başladı” “Diğerlerine öğretme hakkın yok” diye bağırdı. “Sen de diğer herkes kadar salaksın. Sen tamamen sahtesin” Buda bu hakaretler yüzünden üzülmedi. Tam tersine genç adama şunu sordu: “Söyle bana, eğer birisine bir hediye alırsan ve o kişi bu hediyeyi kabul etmezse, o zaman bu hediye kime ait olur?” Adam böylesine garip bir soru karşısında şaşırdı ve cevap verdi: “Bana ait olur çünkü hediyeyi ben aldım.” Buda gülümsedi ve şöyle söyledi: “Bu doğru. Ve aynısı senin öfken için de geçerli. Eğer bana öfkelenirsen ve ben bundan rencide olmazsam, öfke geri sana kalır. O zaman…

  • Felsefe

    İyilik

    Köyün birinde yaşlı bir ressam yaşıyordu. Olağanüstü güzel resimler yaptığından resimlerinin alıcı çoktu. Müşteri seçer, sanatseverleri bekler, çok da iyi fiyata satardı. Bir gün köyden bir fakir gelip dedi ki : “Yahu senin durumun iyi. Neden kimseye yardım yapmıyorsun. Bak fırıncı fakirlere sıkça bedava ekmek veriyor. Kasap ara sıra bedava et veriyor. Sen neden hiç yardım etmiyorsun?..” Ressam tebessüm etti ama bir şey demedi. Bu fakir bütün köyde sabah akşam ressamın aleyhinde konuşuyor ve ressamı kötülüyordu. Bir gün ressam hasta oldu. Kimse de onun yanına ziyarete gelmedi ve sonunda ressam öldü. Aradan bir kaç gün geçti. Ama artık ne fırıncı ekmek veriyordu fakirlere, ne de kasap et. Sordular; “Neden fakirlerin…

  • Felsefe

    Bilmek istiyorum

    “Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Özlediğin, arzuladığın şeylerin hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini, bilmek istiyorum. Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, aptal gibi görünme riskini göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum. Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan kederlerimizle yüzleşip yüzleşemeyeceğini bilmek istiyorum. Yüreğin doğanın ritmi ve yaşama sevinciyle dolu bir sevdanın sınırlarına vardığında, o sınırları feda edip edemeyeceğini bilmek istiyorum. Anlattığın hikâyenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi ruhuna ihanet etmemek için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını bilmek istiyorum. İhaneti göze aldığın her seferinde, sonuçlarını ayakta karşılayıp karşılayamayacağını bilmek istiyorum. ‘Güven’ kelimesinin senin için ne ifade ettiğini bilmek istiyorum. Bazen sana karanlık…

  • Hayat

    Şimdi yaşamak zamanı

    Yemek de boş, içmek de… hatta yeri gelmeden sevişmek de… Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü… tam zamanında söylemelisin sevdiğini… gözlerinin içine baka baka. Tam zamanında açmalısın kapını… hayatına girmek isteyenlere… Tam zamanında çıkarmalısın… sevginden şımarmaya başlayanları. Tam zamanında affetmelisin kardeşini… biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını… seni gecenin üçünde arayıp da… kafasının iyi olduğunu söylediğinde. Tam zamanında bağırmalısın… acıyınca bir yerin… Tam zamanında gülmelisin… Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde. Tam zamanında bırakmalısın içmeyi… son kadeh bozacaksa seni… ve üzeceksen birilerini ertesi gün hatırlamayacaksan. Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli. Tam zamanında ölmelisin… ıskalamak istemiyorsan hayatı. Haydi şimdi kalk bakalım… silkin şöyle bir At üzerinden hayatın yorgunluğunu… vakit zannettiğinden daha az. Haydi…

  • Psikoloji

    Ben o çocukları çok sevdim

    Bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallerine göndermiş ve o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğun durumlarını araştırmalarını ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını istemişti. Öğrencilerin hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiçbir şanslarının olmadığını dile getirmişlerdi. Bundan tam yirmi beş yıl sonra bir başka sosyoloji profesörü tesadüfen bu çalışmayı buldu ve öğrencilerinden bu projeyi sürdürmelerini ve aynı çocuklara ne olduğunu araştırmalarını istedi. Öğrenciler, o bölgeden taşınan ya da ölen 20 çocuk dışındaki 180 çocuktan 176’sının olağanüstü bir başarı gösterip avukat, doktor ya da iş adamı olduklarını ortaya çıkardılar. Profesör çok etkilenmişti ve bu konuyu izlemeye karar verdi. Birer yetişkin olan o çocukların hepsi o bölgede yaşadıkları…

Araç çubuğuna atla