• Zen

    Bu bir şey verme meselesi değildir, bu vermekle ilgili bir meseledir.

    “…Bir samuray, bir kış günü Eisai’nin tapınağına geldi ve bir ricada bulundu: “Ben hasta ve yoksulum” dedi, “ve ailem açlıktan ölüyor. Lütfen efendim bize yardım edin.” Emekli maaşına bağlı olarak yaşayan Eisai’nin hayatı zorluklarla doluydu ve verebilecek hiçbir şeyi yoktu. Tam samurayı geri göndermek üzereyken, meditasyon salonundaki Yakushi-Buda’ nın heykeli aklına geldi. Heykele gidip başındaki değerli haleyi koparıp samuraya verdi. Eisai, “bunu sat” dedi. “Bu seni bir süre idare eder”. Şaşkın ama çaresiz samuray haleyi aldı ve gitti. “Efendim! Bu bir hakarettir! Bunu nasıl yapabilirsiniz” diye Eisai’nin müritlerinden biri bağırdı. “Hakaret mi? Hıh! Ben sadece sevgi ve merhametle dolu olan Buda’nın zihnini, tabiri caizse işe yarar hale getirdim. Aslında bu…

  • Zen

    Anda kalmak

    Bir Zen Öğretmeni beş öğrencisinin bisikletleriyle pazardan geldiğini görmüş. Öğrenciler bisikletlerinden indiğinde, öğretmen sormuş: “Niçin bisiklete biniyorsunuz?” Öğrencilerden ilki “Bisiklet, bu patates çuvalını taşıyor. Onları sırtımda taşımak zorunda kalmadığıma memnunum!” diye yanıtlamış. Öğretmen övgüyle “Akıllı çocuksun. Yaşlandığında benim gibi kambur yürümeyeceksin.” demiş. İkinci öğrenci ” Yoldan aşağı inerken yanından geçtiğim ağaçları ve kırları izlemeyi seviyorum” yanıtını vermiş. Öğretmen “Gözlerin açık ve dünyayı görüyorsun” diyerek onu da övmüş. Üçüncü öğrencinin yanıtı “Bisikletime bindiğimde “nam myoho renge kyo” nakaratını tekrarlamak beni hoşnut ediyor” olmuş. Öğretmen ona da övgü dolu sözlerle ” Zihnin yepyeni bir tekerlek gibi kolaylıkla akıp gidecek” demiş. Dördüncü öğrencinin yanıtı “Bisikletimi sürerken, tüm varlıklarla ahenk içinde olurum” olmuş. Öğretmen…

  • Felsefe

    Yüzük olmayı dileyen taş; ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır

    ”Üzülme, taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır. ” Hz.Mevlânâ ”Hâzineyi dış âlemde arayan birisi Kendi köklerinden kopmuştur. Köksüz kalınca huzursuz olur; huzursuz olunca zihni zayıflar ve zihni bu hale gelince de Göklerin altındaki hâkimiyetini kaybeder. Hakikati bilen birisi hiç iz bırakmadan yol alır, hiç incitmeden konuşur verirken hesabını asla tutmaz. Kapattığı kapı, üstünde bir kilit olmasa bile bir daha açılamaz. Attığı düğüm, bir urgan kullanmamış olsa bile bir daha çözülemez. Üstat her zaman erdemin yanındadır; bu sebeple onun yanında olanlar da bereketlenir. O her zaman doğrunun yanındadır; bu sebeple çevresindeki her şey yerli yerinde bulunur. Üstadın izlediği yola “Aydınlanma Yolu” denir. Her…

  • Osho

    ”Nasıl susamış bir dudak suyu ararsa, su da susuzluğunu dindireceği bir dudak arar. Hz. Mevlânâ”

    Buda çok sıcak bir yaz günü bir köyden diğerine giderken susadı. Artık yaşlanmıştı ve bu nedenle müridi Ananda’ya seslendi: “Ananda. Üzgünüm ama geri gitmen gerek. İki ya da üç mil geride küçük bir dere var. Ben çok susadım. Git ve bana su getir.” Ananda bunun üzerine “Üzülmene gerek yok. Sana her türlü hizmeti zevkle yaparım. Bunu yaptığım için ben sana minnettarım, senin minnettar olmana gerek yok. Sen bu ağacın altında dinlen Ben şimdi gidiyorum,” dedi. Geri gitti. Çok kısa bir süre önce oradan geçtikleri için derenin nerede olduğun tama olarak biliyordu. Derenin yanından geçtiklerinde suyun oldukça temiz olduğunu görmüştü. Dere berrak bir dağ kaynağından geliyordu. Ama su almak için geri…

  • Yoga

    Zihni huzura erdirmek

    Bodhidharma Çin’e gitmiş ve Çin İmparatoru onu görmek istemiş. Ve ona “Zihnim çok huzursuz, çok karışık.” demiş. “Sen büyük bir bilgesin ve ben seni bekliyordum. Zihnime huzur getirmek için ne yapmam gerekiyor, söyle.” Bodhidharma, “Hiçbir şey yapmayacaksın.” diye cevap vermiş. “Önce zihnini bana getir.” İmparator sözlerini anlayamamış ve “Ne demek istiyorsun?” demiş. Bodhidharma bunun üzerine, “Sabah saat dörtte burada kimse yokken gel,” demiş. “Yalnız gel ve zihnini getirmeyi sakın unutma.” İmparator bütün gece uyuyamadı. Birçok kez bu fikirden vazgeçti. “Bu adam çok çılgın görünüyor.  ‘Zihninle gel, sakın unutma’ diyerek ne demek istedi acaba?” Ancak adam öylesine büyüleyici, öylesine karizmatikti ki, görüşmeyi iptal edemedi. Onu bir mıknatıs gibi çekiyordu; saat dörtte yatağından fırladı. “Ne olursa olsun, gitmek zorundayım. Bu…

  • Felsefe

    Gerçek suçlu kim

    Bundan 2500 sene önce Çin’de yaşayan Lao Tzu’nun ünü ve bilgeliği kralın dikkatini çekmiş. Bir gün Çin imparatoru Lao Tzu’ya yüksek mahkemenin başkanı olmasını söylemiş. Çünkü bu makama en uygun kişi o dönemde Lao Tzu imiş. Lao Tzu imparatora defalarca “Ben o makama uygun kişi değilim” demesine rağmen bir türlü imparatoru ikna edememiş. İmparatorun ısrarı üzerine Lao Tzu o makama atanmış. Lao Tzu “Kralım beni dinlemiyorsunuz ama sadece bir gün benim bu makama uygun bir insan olmadığımı anlamanız için yeterli. Çünkü sistem yanlış” demiş. “Alçak gönüllülük sebebi ile size gerçeği söylemiyordum. Ya ben var olurum yada sizin kanununuz, sizin hükümdarlığınız, sizin toplumunuz var olabilir. O nedenle bunu deneyelim”. Mahkemenin ilk…

  • Osho

    Ego

    Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış. Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş. Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli…

  • Zen

    Cennet ve Cehennem

    Bir Samuray, Zen üstadı Hakuin’ in karşısına dikilip şu soruyu sordu: “Gerçekten de cennet ve cehennem var mıdır?” Üstad: “Kimsiniz?” “Bir samurayım.” “Sen mi?” diye dudak büktü Hakuin , “Kendine baksana bir… Hangi efendi senden doğru dürüst hizmet umabilir? Daha ziyade dilenciyi andırıyorsun!” Sinirden kıpkırmızı kesilen samuray kılıcını çekti. Hakuin susmak bilmiyordu: “Vay! Kılıcı da varmış! Ama o kadar beceriksize benziyorsun ki nasıl olsa kafamı kesemezsin!” Kanı beynine sıçrayan samuray kılıcını kaldırdı. Ustaya vurmaya hazırdı. O anda Hakuin sakince, “işte cehennemin kapıları böyle açılır” dedi. Üstadın serinkanlı tavrına şaşıran samuray kılıcını kınına soktu ve saygıyla eğildi. Üstad sözünü şöyle bitirdi: “Cennetin kapıları da böyle açılır.”

  • Zen

    Kar

    Manastırın bulunduğu ilde, bir gece, bir yoğun kar yağışı geçer. Sabah tam bele kadar olan karın içinde yürüyerek öğrenciler, meditasyon salonunda toplandılar. Öğretmen öğrencilerini topladı ve dedi ki: – Şimdi bu karla yapmamız gereken şey ne, söyler misiniz bana? Birinci öğrencisi: – Kar çözülmesi için dua etmek gerekir. İkinci öğrencisi: – Manastır içinden çıkmadan beklemek gerekir ve kar kendi işine devam etsin. Üçüncü öğrencisi: – Bilge olanlar için dışarıda kar olsun ya da olmasın bundan etkilenmez. Öğretmen dedi ki: – Şimdide beni dinleyin. Öğrenciler bilge sözleri, derin felsefe dinlemeye hazırdılar. Öğretmen, onlara bakıp dedi ki: – eline kürek al ve yürü git!

  • Zen

    Zen zihni

    Genç bir mürid, zazen öğrenmek için ustasına yalvarır. Ustası ona her gün meditasyona oturmasını ve her günün sonunda meditasyonda neler olduğunu, neler yaşadığını bir kağıda not almasını ve kendisine getirmesini söyler. Ertesi günün ilk ışığında mürid zazene oturur ve tam 1 saat boyunca meditasyonunu yapar. Gözlerini açtıktan sonra heyecanla tüm olan biteni, hissettiklerini,  olağanüstü anlatımıyla kağıda döker ve gün batmadan ustasına yetiştirir. Usta, oturduğu yerden hiç kalkmadan kağıdı alır, okur ve buruşturup yere fırlatır, tek kelime de etmez…Mürid, başarısız olduğunu hisseder  ve o da, tek kelime etmeden odadan ayrılır. Ertesi gün yine günün ilk ışığında mürid kalkar, meditasyona oturur, bu kez dün yaşadığı ve ne olduğunu hala anlamadığı o başarısızlığı…

Araç çubuğuna atla