Osho

Osho'nun fikirleri

  • Osho

    Yakınlık

    Yakınlık başka bir boyuttur. Diğerinin senin içine girmesine izin vermektir, seni senin gördüğün gibi görmesine izin vermek; diğerinin seni senin içinden görmesine izin vermek, bir insanı varlığının en derin noktasına davet etmek. Modern dünyada yakınlık giderek kayboluyor. Sevgililer bile yakın değil. Dostluk sadece bir kelime artık, giderek kayboluyor. Neden? Çünkü paylaşacak bir şey yok. İçindeki yoksulluğu kim göstermek ister? İnsanlar rol yapma derdinde: “Ben varlıklıyım, ben oraya ulaştım, ne yaptığımı biliyorum, nereye gittiğimi biliyorum.” Eğer sen yakın olmaya hazırsan, karşındakinin yakın olmasına da yol açabilirsin. Senin açıklığın, onun açık olmasını kolaylaştırır. Senin içtenliğin, onun içtenliğine, masumluğuna, güvenine, sevgisine, açıklığına izin verir. Sen olmasan, bu evrenin şiirinde, güzelliğinde bir şeyler eksik…

  • Osho

    Doğanın Bir Armağanı Zekâ

    İlk olarak entelektüelliğin zekâ olmadığını çok iyi bilmelisin. Entelektüel olmak sahtedir; o zekâya öykünür. O gerçek değildir çünkü o senin değildir, ödünç alınmıştır. Zekâ içsel bilincin gelişmesidir. Onun bilgiyle hiçbir alakası yoktur, onun meditasyon halinde olmakla ilgisi vardır. Zeki bir kişi geçmiş deneyimlerine dayanarak hareket etmez; o şimdiki zamanın içinde hareket eder. O tepki vermez, o yanıt verir. Bu nedenle o hiçbir zaman tahmin edilemeyendir; onun ne yapmakta olduğundan kimse hiçbir zaman emin olamaz. Bir Katolik, bir Protestan ve bir Musevi az önce altı ay ömrü kaldığını öğrendiğini söyleyen bir arkadaşları ile konuşuyorlardı. “Siz ne yapardınız,” diye Katolik olana adam sordu, “şayet doktorunuz yaşamak için altı ayınız olduğunu söyleseydi?” “Ah!” dedi Katolik.…

  • Osho

    Sezgi

    Batı dillerinde birçok şey ifade edilemez. Çünkü doğulu yaklaşımda gerçek, temelde, özünde çok farklı bir şeydir. Bazen aynı şeye, doğu ya da batı mantığıyla baktığında, yüzeyde sonuçlarının aynı göründüğünü düşünebilirsin. Ama olamazlar. Eğer biraz daha derine inersen, biraz daha derine kazarsan, çok büyük farklılıklar göreceksin. Sadece sıradan farklılıklar değil, olağanüstü farklılıklar. Daha geçen gün, büyük Zen ustası Basho’nun ünlü Haiku’larını okuyordum. Batı zihni ya da batı tipi eğitim görmüş bir zihin için çok güzel şiirlere benzemiyor. Artık bütün dünya batı tipi eğitim alıyor. Doğu ile Batı arasındaki fark, eğitim söz konusu olduğunda ortadan kalkmıştır. Onu sessizce dinle. Çünkü senin harika şiir dediğin bir şey değil. Ancak derin bir anlamı var…

  • Osho

    Ermiş sadece bir ebedir

    ‘Ermiş sadece bir ebedir. Sana yeni bir doğumdan geçmen, yeniden doğman için yardımcı olur. Ve bir ermiş ile mürit arasındaki ilişki nedir? Müridin güvenmesi gerekir; kuşku duyamaz. Eğer kuşku duyacak olursa kendini ortaya koyamaz. Birinden kuşku duyduğunda büzülürsün; genişleyemezsin. Kuşku duyduğunda… Oradaki bir yabancıdır, bu durumda kendini kapatırsın; açık olamazsın çünkü bu yabancının sana ne yapacağını bilmiyorsun. Onun önünde kendini savunmasız bırakamazsın; kendini korumak ve etrafında bir zırh yaratmak zorundasın. Bir ermişle birlikteyken zırhı tamamen bırakmak zorundasın; bu kesinlikle şarttır. Bir sevgiliyle birlikteyken bile zırhını bir parça taşırsın; sevdiğin kişinin önünde o kadar açık olmayabilirsin. Ama bir ermişle birlikteyken açıklığın bütünsel olması gerekir, yoksa hiçbir şey olmaz. Eğer kendinin çok…

  • Osho

    Kalbin Yolu

    Kalbin yolu güzeldir ama tehlikelidir. Zihnin yolu sıradandır ama güvenlidir. Erkek en güvenli ve en kestirme yaşam tarzını seçmiştir. Kadın duyguların, hislerin, ruh hallerinin en güzel ama en sarp, en tehlikeli yolunu seçmiştir. Ve bugüne kadar dünya erkekler tarafından yönetildiği için kadınlar muazzam şekilde azap çekmiştir. O, erkeğin yaratmış olduğu topluma uyamamıştır çünkü toplum mantığa ve nedenlere uygun olarak yaratılmıştır. Kadın kalpten bir dünya ister. Erkek tarafından yaratılan toplumda ise kalbe yer yoktur. Ben kadınların gerçekten bir kadın olmasını isterdim çünkü bu büyük oranda kendilerine bağlıdır. Kadın erkekten çok daha önemlidir. Çünkü o rahminde hem erkeği hem kadını taşır. O kıza ve oğlana, her ikisine de annelik eder; her ikisini…

  • Osho

    İlişki

    Hiçbir ilişki güvenli olamaz ! Güvenli olmak, ilişkilerin aslî doğasında yoktur. Eğer bir ilişki güvenli ise, bütün çekiciliğini kaybeder. İşte bu bir problemdir. Bir ilişkinin tadına varmak istiyorsan, o ilişki mümkün olduğunca “güvensiz, belirsiz ve sürprizlerle dolu” olmak zorundadır! Onu tamamen güvenli ve belirli kılarsan tadına varamazsın, çünkü büyüsünü ve cazibesini kaybeder. ve zihin bununla da onunla da tatmin olmaz… O yüzden daima çelişki ve kaos içindedir. Hem canlı, hem de güvenli bir ilişki ister ama bu mümkün olmaz. Çünkü CANLI BİR İNSAN, CANLI BİR İLİŞKİ, CANLI HERHANGİ BİR ŞEY ; NE OLACAĞI BELLİ OLMAYAN BİR ŞEYDİR ! Bir sonraki anda ne olacağı bilinemez, BİLİNEMEDİĞİ İÇİN DE DAHA YOĞUN OLUR…

  • Osho

    ”Nasıl susamış bir dudak suyu ararsa, su da susuzluğunu dindireceği bir dudak arar. Hz. Mevlânâ”

    Buda çok sıcak bir yaz günü bir köyden diğerine giderken susadı. Artık yaşlanmıştı ve bu nedenle müridi Ananda’ya seslendi: “Ananda. Üzgünüm ama geri gitmen gerek. İki ya da üç mil geride küçük bir dere var. Ben çok susadım. Git ve bana su getir.” Ananda bunun üzerine “Üzülmene gerek yok. Sana her türlü hizmeti zevkle yaparım. Bunu yaptığım için ben sana minnettarım, senin minnettar olmana gerek yok. Sen bu ağacın altında dinlen Ben şimdi gidiyorum,” dedi. Geri gitti. Çok kısa bir süre önce oradan geçtikleri için derenin nerede olduğun tama olarak biliyordu. Derenin yanından geçtiklerinde suyun oldukça temiz olduğunu görmüştü. Dere berrak bir dağ kaynağından geliyordu. Ama su almak için geri…

  • Osho

    Benliği olmayanı bilmek

    “Bir benliğim vardı bu sadece kapıya kadardı. Bilme tapınağına girdiğin anda benlik kalmaz, onu artık bulamazsın. O seni kapıya kadar takip eden, hatta sadece takip etmekle kalmayıp sana yapışıp kalan bir gölgedir. Sadece kapıya kadar: o, tapınağa giremez. Eğer onu saklamak zorundaysan tapınağa giremezsin. Benlik bir kişinin atması gereken en son şeydir. Bir kişi her şeyi atabilir ama kendini atması öylesine imkansızdır ki! Çünkü kendini bilme gayreti insanın kendisinin kendine yönelik bir çabasıdır. Sen diye bir şey olmayacağını idrak ettiğin anda; artık buna çabalamazsın. Nefsin olmadığı anda evrensel hale gelirsin. Bu büyük bir oyundur. Benliği bilmek şüphesiz ki en büyük, en üst derecedeki oyundur. Benlik korunacak bir şey değildir, yok…

  • Osho

    Korku Nedir

    Korku, gölgen kadar yanıltıcıdır, ama vardır. Gölge de vardır yanıltıcı, negatif, ama yok değil ve bazen, gölge sende büyük etkiler bırakabilir. Bir ormanda, karanlık çökerken, kendi gölgenden korkabilirsin. Issız bir yerde, ıssız bir yolda, kendi gölgenden korkup koşmaya başlayabilirsin. Koşuşun gerçek, kaçışın gerçektir, ancak sebebi yanıltıcıdır. Yılan olduğunu düşünerek bir halattan kaçabilirsin; geri gelir ve yakından bakar, onu incelersen, olayın aptallığına güleceksin. Ama insanlar genelde korkunun var olduğu yerlere gelmeye de korkarlar. İnsanlar, en çok korkunun kendisinden korkarlar, çünkü korkunun sadece var olması bile, senin temellerini sarsmaya yeter. Sarsılan temeller çok gerçektir, unutma. Korku bir rüya, bir kabus gibidir, ama bir kabustan sonra uyandığında, etkileri sürer, o sersemlik devam eder.…

  • Osho

    Aydınlanma 1

    Buddha dünyada iki çeşit aydınlanmış insan olduğunu söyler ve bu yaklaşımı konusunda oldukça bilimseldir. Kategorileri oldukça belirgindir, öyle ki daha önce bugüne kadar kimse böyle bir sınıflandırma yapmamıştır. Birinci kategorideki aydınlanmışlara ‘Arhatlar’ adını verir. Arhat, mistiktir; bilinçlidir, farkındadır ama diğerleri ile ilgilenmez. Yol’u bulmuştur. Yuvasına ulaşmıştır ve arayış içinde olan diğer kimselerle ilgilenmez; çünkü onun anlayışına göre gerçekten arayanlar, yolu kendileri bulacaktır. Ve eğer gerçekten arayış içinde değillerse, kimse onları gerçek arayan haline getiremez, yani yardım etmek faydasızdır. Arhat, kimseye yardım etmez. Kendisi, yolculuğunu yalnız yapmıştır ve ona göre herkes bu yolda yalnız yürümelidir. Buddha aydınlanmaya erdiğinde, önceleri bir arhat olmayı düşündü. Tam 7 gün boyunca tamamen sessiz kaldı, ağzından…

Araç çubuğuna atla