Osho

Aşk Olmadığı İçin mi, İlişki Oluyor?

Evet. Aşk bir ilişki değildir. Aşk ilişki kurar ama ilişki değildir. İlişki bitmiş bir şeydir. İlişki bir isimdir; nokta gelmiştir, balayı sona ermiştir. Artık sevinç ve coşku yoktur, artık her şey bitmiştir. Sadece sözüne sadık kalmak için onu sürdürebilirsin. Rahat, konforlu, huzurlu olmak için onu devam ettirebilirsin. Yapacak başka bir şey olmadığı için onu devam ettirebilirsin. Eğer onu bitirirsen, sana çok sorun yaratabileceği için onu devam ettirebilirsin. İlişki bitmiş, tamamlanmış, kapanmış bir şeydir. Aşk hiçbir zaman ilişki değildir; aşk, ilişki kurmaktır. Her zaman akan, sonu gelmeyen bir nehirdir. Aşk noktayı tanımaz; balayı başlar ama asla sona ermez. Belirli bir noktada başlayıp belirli bir noktada sona eren bir roman gibi değildir. Sürüp giden bir olgudur. Aşıklar sona erer, aşk devam eder. O, sürekli bir şeydir. Bir isim değil, bir eylemdir.

İlişki kurmanın güzelliğini neden ilişkiye indirgiyoruz? Neden böyle telaş içindeyiz?―çünkü ilişki kurmak güvenli değildir; ilişki ise güvenlidir, bir kesinliği vardır. İlişki kurmak, iki yabancının buluşması demektir, belki sadece bir gece sürer ve sabah veda ederiz. Yarın ne olacağını kim bilebilir? O kadar korkarız ki onu kesinleştirmek, tahmin edilebilir hale getirmek isteriz. Yarının bizim fikirlerimize göre olmasını isteriz; ona kendi söyleyeceklerini söylemesi için özgürlük tanımayız. Böylece her eylemi hemen bir isme indirgeriz.

 

Bir kadına ya da bir erkeğe âşık olursun ve hemen evlenmeyi düşünmeye başlarsın. Bunu yasal bir sözleşme haline getirmeye çalışırsın. Neden? Aşkın içine nasıl yasa karışıyor? Aşkın içine yasa giriyor çünkü orada aşk yok. O sadece bir hayal, ve sen bu hayalin yok olacağını biliyorsun. Kaybolmadan önce onu yerleştirmeye, kaybolmadan önce bir şeyler yapıp ayrılmanın imkânsız hale gelmesine çalışırsın.

 

Daha iyi bir dünyada, daha çok meditasyon yapan insanlarla, dünya üzerine yayılmış daha fazla aydınlanmayla insanlar sevecektir, çok derinden sevecektir ama aşkları bir ilişki değil, bir ilişki kurma olarak kalacaktır. Ama ben onların aşklarının sadece kısa süreli olacağını söylemiyorum. Onların aşkının seninkinden daha derine gitmesi, daha fazla yakınlık özelliğine sahip olması, içinde şiirden ve Tanrıdan bir şeylerin daha fazla bulunması ihtimali çok yüksektir. Ve onların aşkının, senin sözde ilişkinden daha uzun sürme olasılığı da daha fazladır. Ama bu, yasa, mahkeme ya da polis tarafından garanti altına alınmamıştır.

 

Garanti içsel olacaktır. Yürekten gelen bir adanma, sessiz bir duygu ortaklığı olacaktır. Eğer biriyle birlikte olmaktan hoşlanıyorsan, gitgide bunun daha fazla tadını çıkarmak istersin. Eğer yakınlıktan hoşlanıyorsan, gitgide bu yakınlığı daha fazla keşfetmek istersin. Ve aşkın bazı ender çiçekleri sadece uzun yakınlıklardan sonra tomurcuklanır. Mevsimsel çiçekler de vardır; altı hafta içinde güneşin altında açarlar ama yine altı hafta içinde sonsuza kadar yok olurlar. Açması birkaç yıl süren çiçekler de vardır,  yıllarca süren çiçekler de vardır. Ne kadar uzun sürerse, o kadar derine gider. Ama bu, bir yürekten diğerine bir adanma olmalıdır. Söze bile dökülmesi gerekmez çünkü söze dökmek, onu kirletmektir. Gözden göze, yürekten yüreğe, varlıktan varlığa sessiz bir adanmadır. Söylenmesi değil, anlaşılması gerekir.

 

İnsanların kiliseye ya da resmi makamlara evlenmeye gittiğini görmek çok çirkindir. Çok çirkin, çok insanlık dışıdır. Bu, sadece onların kendilerine güvenemediklerini göstermektedir; polislere, kendi içsel seslerinden daha fazla güvenmektedirler. Kendi aşklarına değil, yaysa güvenmektedirler. Gandha, ilişkileri unut ve ilişki kurmayı öğren. İlişki olduğunuzda, birbirinizi kendinizin farz etmeye başlarsınız. Bütün aşk ilişkilerini mahveden budur. Kadın erkeği tanıdığını düşünür; erkek, kadını tanıdığını düşünür. Hiç kimse diğerini tanımamaktadır. Diğerini tanımak imkânsızdır, diğeri bir sır olarak kalır. Ve diğerini kendininmiş gibi görmek kırıcıdır, saygısızlıktır.

 

Karını tanıdığını düşünmek hiç hoş olmayan bir durumdur. Kadını nasıl tanıyabilirsin? Erkeği nasıl tanıyabilirsin? Onlar nesne değil, süreçtirler. Dün tanıdığın kadın, bugün artık yoktur. Ganj’dan çok fazla su akmıştır; o başka biridir, tamamen farklıdır. Tekrar ilişki kur, tekrar başla, oldu bitti diye düşünme.

 

Ve gece birlikte yattığın adamın yüzüne sabah yeniden bak. Artık aynı insan değildir, çok şey değişmiştir. Çok fazla, hesap edilemeyecek kadar fazla şey değişmiştir. Bir nesne ile bir insan arasındaki fark budur. Odadaki mobilya aynıdır ama kadın ve adam artık aynı değildir. Tekrar keşfet, yeniden başla. Benimle ilişki kurmakla kastettiğim budur.

 

İlişki kurmak, her zaman başlıyorsun, sürekli olarak tanışmaya çalışıyorsun demektir. Tekrar tekrar kendinizi birbirinize tanıtıyorsunuzdur. Diğerinin kişiliğinin pek çok farklı yüzünü görmeye çalışıyorsundur. Onun içsel duygularının, varlığının gizli köşelerinin gitgide daha derinine girmeye çalışıyorsundur. Aydınlatılamayan bir gizemi aydınlatmak için uğraşıyorsundur.

 

Aşkın neşesi budur: bilincin keşfedilmesi. Ve eğer ilişki kurarsan, bunun ilişkiye indirgenmesine izin verme, o zaman diğeri senin için bir ayna haline gelir. Onu keşfederken, farkında olmadan kendini de keşfedeceksindir. Diğerinin içinde daha derine girdikçe, onun duygularını, düşüncelerini, daha derin heyecanlarını tanıdıkça kendi daha derin heyecanlarını da tanırsın. Aşıklar birbirlerinin aynası olurlar ve o zaman aşk bir meditasyon haline gelir. İlişki çirkindir, ilişki kurmak ise güzel.

 

İlişkide iki kişi de birbirine karşı kör hale gelir. Bir düşün, en son ne zaman karınla göz göze geldin? Kocana en son ne zaman baktın? Belki yıllar oldu. Kim karısına bakar ki? Zaten onu tanıdığını farz etmektesindir. Daha fazla bakılacak ne vardır? Bildiğin insanlardan çok yabancılarla ilgilisindir―onların bedeninin bütün topografyasını bilmektesindir, nasıl tepki verdiklerini bilmektesindir, olan her şeyin tekrar tekrar olacağını bilmektesindir. Bu kendini tekrarlayan bir döngüdür.

Ama böyle değildir, gerçekten böyle değildir. hiçbir şey tekrarlanmaz, her gün her şey yenidir. Sadece gözlerin ve varsayımların eski kalır, aynada toz birikir ve diğerini yansıtamazsın.

 

Bu yüzden ilişki kur diyorum. İlişki kur derken devamlı bir balayında kalmanı söylüyorum. Diğerini araştırmaya, onu sevmek için yeni yollar bulmaya, onunla olmak için yeni yollar bulmaya devam et. Her insan öyle büyük bir gizemdir, öyle bitmez tükenmezdir, öyle sırrına erişilmezdir ki, birini tanıdım demek mümkün değildir. en fazla, “Elimden geleni yaptım ama gizem, gizem olarak kalıyor,” diyebilirsin.

 

Aslında diğerini ne kadar çok tanırsan, o, o kadar gizemli hale gelir. O zaman aşk, sürüp giden bir maceradır.

 

Osho

Araç çubuğuna atla