Gurudwara

Hayatın Kaynağı

Duyular, aralarında üstünlük tartışması yaparak tanrı Brahma’ya gittiler ve ona dediler ki: “İçimizde en üstün kimdir?”

O yanıt verdi: “Bu bedeni terk ettiğinde onu en kötü duruma düşüren hanginizse en üstün odur.”

Söz terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?”
Onlar yanıt verdiler: “Hiç konuşamayan bir dilsiz gibi, solukla soluyarak, gözle görerek, kulakla işiterek, akılla bilerek, meniyle üreterek yaşadık.” Söz içeri girdi.

Göz terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?”
Onlar yanıt verdiler: “Gözleriyle görmeyen bir kör gibi, solukla soluyarak, dille konuşarak, kulakla işiterek, akılla bilerek, meniyle üreterek yaşadık.” Göz içeri girdi.

Kulak terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?”
Onlar yanıt verdiler: “Hiç işitmeyen bir sağır gibi, solukla soluyarak, dille konuşarak, gözle görerek, akılla bilerek, meniyle üreterek yaşadık.” Kulak içeri girdi.

Akıl terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?”
Onlar yanıt verdiler: “Aklını kullanmayan bir aptal gibi, solukla soluyarak, dille konuşarak, gözle görerek, kulakla duyarak, meniyle üreterek yaşadık.” Akıl içeri girdi.

Meni terk etti. Bir yıl bekledi ve sonra geri gelip sordu: “Bensiz yaşayabildiniz mi?”
Onlar yanıt verdiler: “Bir hadım gibi hiç meni kullanmadan, solukla soluyarak, dille konuşarak, gözle görerek, kulakla işiterek, akılla bilerek yaşadık.” Meni içeri girdi.

Nihayet soluk terk etti. O terk edince, İndus bölgesinin, büyük ve besili bir at nasıl ayağını bağlayan bağları çekip kopartırsa, onun gibi, bütün duyu organlarının soluğu kesildi.
Hepsi birden “efendim, ne olur gitmeyin, biz siz olmadan nasıl yaşarız” dediler.
O da “madem öyle, bana bir adak sunun” dedi. Onlar da “pekâlâ” dediler.

(Brihadāranyaka Upanishad VI, 7-13)
Çeviren: Prof. Dr. Korhan Kaya

Araç çubuğuna atla