Osho

Her şey kutsaldır

Tantra, cinsellik eylemine, kutsal bir mabede giriyormuşçasına yaklaşın, der. Bu yüzden kutsal mabetlerinde cinsellik eylemi resimlenmiştir. Cinselliğe, kutsal bir mabede girer gibi yaklaşın demektedirler. Bu yüzden kutsal bir mabede girdiğinde, cinsellik orada olmalıdır ki zihninde birleşsinler, bağdaşsınlar. Böylece dünya ile ilahi varlığın, birbiriyle mücadele eden iki element olmadıklarını, bir olduklarını duyumsayabilen. Bunlar birbirine yardımcı olan zıt kutuplardır.

Ancak bu kutupluluk sayesinde var olabilirler.

Bu kutupluluk yok olursa, bütün dünya yok olur. Bu yüzden derin birliği fark edin. Yalnız kutup noktalarını görmeyin, onları bir kılan içten ilerleyen akımı görün.

Tantra’ya göre her şey kutsaldır. Bunu unutmayın: Tantra’ya göre her şey kutsaldır; kutsal olmayan bir şey yoktur. Bunu şöyle değerlendirin; Dindar olmayan bir kişi için hiçbir şey kutsal değildir. Sözde inançlı kişiler için bazı şeyler kutsaldır, bazıları değildir. Tanra’ya göre her şey kutsaldır.

Bir kaç gün önce bir Hıristiyan misyonerle birlikteydim.”Tanrı dünyayı yarattı ” dedi. Bunun üzerine “günahı kim yarattı?” diye sordum. ” Şeytan ” dedi. Ardından “şeytanı kim yarattı?” diye sordum. Şaşırmıştı. ” Elbette, şeytanı tanrı yarattı ” dedi. şeytan günahı yarattı, Tanrı da şeytanı. O zaman gerçek günahkar kim -Şeytan mı, yoksa Tanrı mı? Ancak düalist anlayış her zaman bu tür anlamsızlıklara yol açar.

Tantra’ya göre, tanrı şeytan iki ayrı şey değildir. Gerçekten de Tantra’ya göre, ‘şeytan ‘ diye adlandırılacak bir şey yoktur. Her şey ilahidir, her şey kutsaldır! Doğru ve en derin bakış açısı budur
gibi görünür. Eğer bu dünyada kutsal olmayan bir şey varsa, bu neden kaynaklanmaktadır ve nasıl var olabilmektedir.

Demek ki yalnızca iki alternatif vardır: Birincisi hiçbir şeyin kutsal olmadığını söyleyen ateist alternatiftir, o zaman sorun yoktur. Bunu söyleyen kişi aynı zamanda düalist de değildir. Dünya’da
hiçbir kutsallık görmez. Ya da Tantra alternatifi: Her şey kutsaldır. Bunu söyleyende yine düalist değildir. Fakat bu ikisi arasında kalan, sözde dindar kişiler, aslında dindar değildirler -ne dindar ne de dinsizdirler-çünkü o zaman sürekli bir çatışma içindedirler. Bütün teolojileri idare etmeye yöneliktir ama idare edemezler.

Bu dünyada tek bir hücre, tek bir atom bile kutsal değilse o zaman bütün dünya kutsal olmaktan çıkar -çünkü o tek atom kutsal bir dünyada nasıl var olabilir? Bu nasıl olabilir? Her şey onu destekliyor.

Var olması için, her şeyin onu desteklemesi gerekir. Eğer kutsal olmayan öğeyi bütün kutsal öğeler destekliyorsa, o zaman aralarındaki fark nedir? O halde dünya ya kayıtsız şartsız, bütünüyle kutsaldır ya da kutsal değildir. Orta yol yoktur.

Tantra her şey kutsaldır der -bu yüzden onu anlayamıyoruz. Bu ikili olmayan bir bakış açısıdır, buna bakış açısı diyebilirsek. Ancak bu bir bakış açısı değildir, çünkü bakış açıları ikili olmaya mahkumdur. Bu, her hangi bir şeye karşı değildir, dolayısıyla da bir bakış açısı değildir.

Hissedilen bir birlik, yaşanan bir birliktir.

Tantra şöyle der:

Asla bir şeyi küçümseme -küçümseme tavrı aptalca bir tavırdır. Bir şeyi küçümseyerek, eğer daha aşağı olanı tekamül ettirirsen size açık olabilecek olandan feragat ediyorsundur. Çamuru küçümseme, çünkü nilüfer çiceği çamurda gizlidir; Nilüfer çiceğini oluşturmak için çamuru kullan. Elbette çamur henüz nilüfer çiceği değil, fakat olabilir. Ve yaratıcı insan, dindar insan nilüfer çiceğinin çamurdan kurtulabilmesi için çamurun nilüfer çiceğini serbset bırakmasına yardım eder.

……..

Tek tanrıları para olan insanlar vardır. Şu yada bu gün bu tanrı başarısız olur -başarısız olmak zorundadır. Para tanrı olamaz. Bu senin yansıttığın bir yanılsamadır. Bir gün parada tanrı falan
olmadığını, onda hiç bir şey olmadığını, yaşantını harcadığını görecek bir noktaya gelirsin; paraya karşı olursun. O zaman parayı terkedersin, paraya dokunmazsın. Artık sürekli takıntılısındır; şimdi paraya karşısındır, fakat takıntı kalır. Soldan sağa hareket etmişsindir, fakat bilinç merkezin hala paradır.

Bir arzudan diğerine geçebilirsin. Fazlasıyla dünyeviydin… Bir gün öteki dünyaya daldın, hastalık sürüyor. Buda der ki: Dünyevi olmak dünyevi olmaktır. Dünyevi olamamakta dünyevi olmamaktır; para canlısı olmak paraya deli olmaktır, paraya karşı olmak da para delisi olamamaktır; güç aramak aptalcadır güçten kaçmak da aptalcadır. Bilgelik sadece ortada olmaktır .

……..

Karma tümüyle eylemin içinde olmadığın için yaratıldı. Eğer tümüyle onun içinde olursan hiç bir iz bırakmaz . Birşeyi tümüyle yapın, biter ve bunun pisikolojik hatırasını taşımazsın. Birşeyi eksik yapın bu sana asılı kalır, sürer gider -bu geçmişten kalan bir bakiyedir. Ve zihin devam etmek onu yapmak ve tamamlamak ister. Zihnin birşeyleri tamamlamaya büyük bir eğilimi vardır. Birşeyi tamamlayın, zihin gider. Eğer şeyleri tam olarak yapmayı sürdürürsen bir gün aniden zihin olmadığını bulursun.

Zihin geçmişte tamamlanmamış edimlerin birikimidir.

Bir kadını sevmek istedin ve sevmedin; şimdi kadın öldü. Babana gitmek istedin ve yaptığın her şey için, onu inciterek yaptığın her şey için affedilmek istedin –Şimdi geçmişten gelen bu bakiye bu hayalet sürer gider… Şimdi çaresizsin -ne yapacaksın? Kime gideceksin? Kimden bağışlanmayı isteyeceksin?

Bir arkadaşına karşı nazik olmak istedin, fakat olamadın, çünkü tıkandın. Artık arkadaşın yok ve bu seni incitiyor. Suçluluk duymaya başladın, pişman oldun. Herşey böyle sürer gider.

Bir eylemi tam olarak yapın ve ondan kurtulun ve geriye bırakmayın. Ve gerçek insan asla geriye bakmaz -Çünkü görecek bir şey yoktur. Geçmişten gelen bakiyeleri yoktur. O sadece ilerler. Gözleri
geçmişten temizlenmiştir. Görüşü kararmamıştır. Bu netlik içinde kişi gerçekliğin ne olduğunu anlamaya başlar.

Bütün bu tamamlanmamış edimlerinden o kadar kaygılısın ki –bir hurdahane gibisin; orada tamamlanmamış bir şey, burada tamamlanmamış bir şey var , hiçbir şey tamamlanmamış. Bunu gözlemlediniz mi? Hiç bir şeyi tamamladınız mı? Yoksa sadece herşey tamamlanmamış mı ?

Ve bir şeyi yana itip başka bir şeye başlamayı sürdürüyorsun ve daha o tamamlanmadan başka bir şeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok yük alıyorsun.

Karma budur; Karma tamamlanmamış edim demektir .
Osho
Araç çubuğuna atla