Gurudwara

Zen Zihni Başlangıç Zihnidir

Zen’in kökleri Hint Budizmine kadar geri götürülür. Adını Sanskrit dilinde meditasyon anlamına gelen “Dhyana” teriminden alır.

Zen okulunun en önemli tezi, Sakyamuni Buddha’nın öğretisinin sözle anlatılamayacağıdır. Efsaneye göre Buddha, bir gün elinde bir çiçekle onun vaazını bekleyen öğrencilerinin önünde konuşmadan oturur. Öğrencileri arasından sadece Kasyapa Buddha’nın mesajını anlar ve gülümser.

Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa’ya aktarılmıştır.

Geleneksel kaynaklara göre Çin Zen’i milattan sonra yaklaşık 500 yıllarında Bodhidharma adlı Hint Budist keşiş tarafından kurulmuştur. 6. yüzyılda Kasyapa’nın 28. kuşaktan öğrencisi yaklaşık 440-528 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Bodhidharma Sanskrit: बोधिधर्म, Çince Damo, Japonca:Daruma, Zen Budizmin ilk piri olarak kabul edilir; bu nedenle geleneksel olarak Zen’in tarihi Bodhidharma’nın Çin’e geldiği 520 yılından başlatılır.

Hindistan’dan Çin’e geçen okul, burada Dhyana’nın Çince okunuşu olan Ch’an olarak ismini duyurmuş, Çin’den Kore, Vietnam ve Japonya’ya ulaşmıştır.

Çince adı ile Ch’an olan kavram Japonya’da Ch’an ‘ın Japonca okunuşu olan Zen adıyla kabul görmüş ve yayılmıştır. 1191 yılında Zen Ustası Eisai tarafından Japonya’da kurulan Rinzai okulu ile Japonya yolculuğuna çıkan ve sonrasında Eisai’nin öğrencisi Dogen tarafından Japonya’ya 13. yüzyılda tanıtılan Soto okulu ile yaygınlaşmıştır…

20. yüzyılda Batı’da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir. Meditasyon anlamına gelen Çince zuochan ve Japonca zazen kelimeleri Ch’an/Zen kelimesinden türetilmiştir. Bu nedenle Batı’da yalnızca bir meditasyon pratiğinden ibaret olarak algılanan Zen, aslında Budizm’in bir koludur. 20. yüzyılın ortalarından itibaren Batı’da bir felsefe, bir yaşam tarzı, bir sanat akımı vs. olarak yaygınlaşmıştır. Ancak bu batılı bakış açısı, Uzakdoğu’daki Zen Budistlerin çoğunluğu tarafından paylaşılmamaktadır.

Zen zihni, Zen ustaları tarafından sizi kendinize geri getirmek ve sözcüklerin ötesine ulaştırmak için kullanılan bilmecemsi terimlerden bir tanesidir.

“Kendi zihnimin ne olduğunu biliyorum” dersiniz, fakat Zen zihni nedir?

Ardından kendinize sormaya başlarsınız:

“İyi ama gerçekten kendi zihnimin ne olduğunu biliyor muyum?”

Ve eğer, zihninizin ne olduğunu anlamak ya da onun bulunduğu yeri bulup bulamayacağınızı görmek için hareketsizce bir yere oturmayı denerseniz, o zaman Zen çalışmaya, sınırlanmamış zihninizi keşfetmeye başlarsınız.

Bu ilk soruşturmanın saflığı, yalnızca ne olduğunuzu sormak, BAŞLANGIÇ ZİHNİ’dir.

Zen çalışmasının her aşamasında başlangıç zihni gereklidir. Bu açık bir zihin, hem şüpheyi, hem olasılıkları içeren bir tutum ve olayları daima taze ve yeni olarak görme yeteneğidir.

Zen’in en önemli öğretilerinden biri de, hayatın değişkenliği ve her şeyin geçici oluşudur.

Ve sıra geldi hikayemize;

ABD’de, özellikle de San Francisco çevresinde Zen Budizmi’nin popülerleşmesine büyük katkıda bulunmuş bir ustadan, Shunyu Suzuki’den aldık. Dharma adı: Shōgaku Shunryū olan ve 1971 yılında aramızdan ayrılan Suhunyu Suzuki Soto Zen Budist geleneğinden bir rōshi dir…

Suzuki Roshi’ye soru soran öğrencilerinden biri yakınır;

“Birkaç yıldır derslerinizi dinliyorum, ancak bir türlü anlayamıyorum. Lütfen Budizm’i özetleyip, bir cümleye kısaltabilir misiniz?”

Suzuki Roshi de dahil olmak üzere sınıftaki herkes güler.

“Her şey değişir.” der Suzuki Roshi.
Hemen ardından da başka bir öğrencinin sorusuna geçer.

(1) https://tr.wikipedia.org
(2) Zen Mind, Beginner’s Mind / Shunryu Suzuki / First Master of Zen Center, San Francisco and Carmel Valley / Published by Weatherhill, Inc.,
(3) Zen Zihni Başlangıç Zihnidir / Shunryu Suzuki / Klan Yayınları

Araç çubuğuna atla